Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'daJe ressens cette profonde honte. C'est pourquoi en 1991, en Tanzanie,
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'da Roots and Shoots adındaki programı başlattım.Czuję głęboki wstyd i dlatego w Tanzani w 1991 roku założyłam program Korzenie i Pędy (Roots and Shoots).
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'da Roots and Shoots adındaki programı başlattım.Tunnen syvää häpeää, ja siksi 1991 Tansaniassa aloitin ohjelman nimeltä Roots and Shoots.
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'da Roots and Shoots adındaki programı başlattım.Чувствам този дълбок срам и затова през 1991 в Танзания започнах една програма наречена "Корени и филизи".
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'daאני מרגישה את הבושה העמוקה הזאת, וזאת הסיבה שב 1991 בטנזניה,
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'daأشعر بهذا الخجل الشديد، وهذا هو السبب في 1991م في تنزانيا،
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'daルーツ&シューツという活動を始めました
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Ale pokolení převrácené a zavilé zpronevěřilo se jemu mrzkostí vlastní svou,jakáž vzdálena jest od synů jeho.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Corromperam-se contra ele; não são seus filhos, e isso é a sua mancha; geração perversa e depravada é.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Die verkehrte und böse Art fällt von ihm ab; sie sind Schandflecken und nicht seine Kinder.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Ei s'au stricat; Netrebnicia copiilor Lui, este ruşinea lor! Neam îndărătnic şi stricat!
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Gonoszak voltak hozzá, nem fiai, a magok gyalázatja; romlott és elvetemült nemzedék.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.I umarł tam Mojżesz, sługa Pański, w ziemi Moabskiej, według słowa Pańskiego.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.그들이 여호와를 향하여 악을 행하니 하나님의 자녀가 아니요 흠이 있는 사곡한 종류로다
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.La corrupción no es suya; de sus hijos es la mancha, generación torcida y perversa
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Peccarono contro di lui i figli degeneri, generazione tortuosa e perversa
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Popačeno so ravnali ž njim, ne kot njegovi otroci, madež je na njih: izprijen rod so in zvit.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Porušilo sa mu - nie jeho synovia, ich škvrna - prevrátené pokolenie a spletilé.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.S`ils se sont corrompus, à lui n`est point la faute; La honte est à ses enfants, Race fausse et perverse.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Skændselsmennesker sveg ham, en forvent og vanartet Slægt.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Skulde han ha ført fordervelse over sitt folk! Nei, hans barn de har skammen - en vanartet og vrang slekt.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Ουτοι διεφθαρησαν η κηλις αυτων δεν ειναι κηλις των υιων αυτου ειναι γενεα σκολια και διεστραμμενη.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.но они развратились пред Ним, они не дети Его по своим порокам, род строптивый и развращенный.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Те се развратиха; Порокът им не подобава на Неговите чада; Те са поколение извратено и криво.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.שחת לו לא בניו מומם דור עקש ופתלתל׃
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.افسد له الذين ليسوا اولاده عيبهم. جيل اعوج ملتو.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.這 乖 僻 彎 曲 的 世 代 、 向 他 行 事 邪 僻 、 有 這 弊 病 、 就 不 是 他 的 兒 女
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.這 乖僻 彎曲 的 世代 、 向 他 行事 邪僻 、 有 這 弊病 、 就 不 是 他 的 兒女
Bu gerçekten çok utanç verici bir soruAsta chiar este o intrebare jenanta.
Bu gerçekten çok utanç verici bir soruDas ist mir sehr unangenehm.
Bu gerçekten çok utanç verici bir soruDat is een heel genante vraag.
Bu gerçekten çok utanç verici bir soruĐó là những câu hỏi thật sự làm tôi bối rối.
Bu gerçekten çok utanç verici bir soruSon preguntas muy embarazosas.
Bu gerçekten çok utanç verici bir soruТова е наистина притеснителен въпрос.
Bu gerçekten çok utanç verici bir soru"Это очень трудный вопрос.
Bu gerçekten utanç verici.Das ist echt peinlich.
Bu gerçekten utanç verici.Dette er virkeligt pinligt.
Bu gerçekten utanç verici.Dit is heel gênant...
Bu gerçekten utanç verici.Esto es verdaderamente embarazoso.
Bu gerçekten utanç verici.Jest mi bardzo głupio.
Bu gerçekten utanç verici.Je suis un peu embêté.
Bu gerçekten utanç verici.상당히 부끄럽네요
Bu gerçekten utanç verici.Ma simt extrem de jenat.
Bu gerçekten utanç verici.Questo è proprio imbarazzante.
Bu gerçekten utanç verici.To me res spravlja v zadrego.
Bu gerçekten utanç verici.Xấu hổ quá.
Bu gerçekten utanç verici.Мне очень стыдно.
Bu gerçekten utanç verici.Това е наистина неудобно.
Bu gerçekten utanç verici.זה ממש מביך.
Bu gerçekten utanç verici.هذا فعلاً محرج.
Bu hayatı boyunca taşıyacağı bir utanç olacaktı.Bola by to hanba, ktorú by musel niesť celý život.
Bu hayatı boyunca taşıyacağı bir utanç olacaktı.Byla by to ostuda, se kterou by se potýkal do konce života.
Bu hayatı boyunca taşıyacağı bir utanç olacaktı.C'était quelque chose de honteux à porter pour le reste de sa vie.
Bu hayatı boyunca taşıyacağı bir utanç olacaktı.Det var något han skulle behöva skämmas över under resten av sitt liv.
Bu hayatı boyunca taşıyacağı bir utanç olacaktı.Đó là một đều quá xấu hổ mà bố tôi phải mang theo suốt phần đời còn lại.
Bu hayatı boyunca taşıyacağı bir utanç olacaktı. Düşündü taşındı ve "Tamam" dedi.Ar fi fost rușinos să trăiască cu povara asta pentru restul vieții, și-a dat seama de asta și a spus:
Bu hayatı boyunca taşıyacağı bir utanç olacaktı.Era uma coisa muito vergonhosa para ele carregar toda a vida.
Bu hayatı boyunca taşıyacağı bir utanç olacaktı.Es wäre eine Schande, die er für den Rest seines Lebens mit sich tragen müsste.
Bu hayatı boyunca taşıyacağı bir utanç olacaktı.Hal itu akan menjadi hinaan seumur hidup baginya.
Bu hayatı boyunca taşıyacağı bir utanç olacaktı.Hij zou voor de rest van zijn leven met die schande moeten leven.