Birçok halkı kıyıma uğratmakla Kendi soyunuzu utanca boğdunuz, Kendi yıkımınızı hazırladınız.Uradziłeś haóbę domowi swemu, abyś wytracił wiele narodów, a grzeszył przeciwko duszy swojej.
Birçok halkı kıyıma uğratmakla Kendi soyunuzu utanca boğdunuz, Kendi yıkımınızı hazırladınız.Vergonha maquinaste para a tua casa; destruindo tu a muitos povos, pecaste contra a tua alma.
Birçok halkı kıyıma uğratmakla Kendi soyunuzu utanca boğdunuz, Kendi yıkımınızı hazırladınız.Εβουλευθης αισχυνην εις τον οικον σου, εξολοθρευων πολλους λαους, και ημαρτησας κατα της ψυχης σου.
Birçok halkı kıyıma uğratmakla Kendi soyunuzu utanca boğdunuz, Kendi yıkımınızı hazırladınız.Бесславие измыслил ты для твоего дома, истребляя многие народы,и согрешил против души твоей.
Birçok halkı kıyıma uğratmakla Kendi soyunuzu utanca boğdunuz, Kendi yıkımınızı hazırladınız.יעצת בשת לביתך קצות עמים רבים וחוטא נפשך׃
Birçok halkı kıyıma uğratmakla Kendi soyunuzu utanca boğdunuz, Kendi yıkımınızı hazırladınız.تآمرت الخزي لبيتك. ابادة شعوب كثيرة وانت مخطئ لنفسك.
Birçok halkı kıyıma uğratmakla Kendi soyunuzu utanca boğdunuz, Kendi yıkımınızı hazırladınız.你 圖 謀 剪 除 多 國 的 民 、 犯 了 罪 、 使 你 的 家 蒙 羞 、 自 害 己 命
Birçok halkı kıyıma uğratmakla Kendi soyunuzu utanca boğdunuz, Kendi yıkımınızı hazırladınız.你 圖謀 剪除 多 國 的 民 、 犯了罪 、 使 你 的 家 蒙羞 、 自 害己 命
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"Alsof het voor een vrouw een schande is om vrouw te zijn.
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"A nő első titkos szégyene, amiért nő, "egy kis kiruccanás".
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"Das erste Geheimnis der Scham für eine Frau, weil sie eine Frau ist: "eine kleine Auszeit".
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"Điều bí mật nhục nhã đầu tiên của một người phụ nữ vì là một phụ nữ, "một kỳ nghỉ ngắn."
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"El primer secreto del que avergonzarse para una mujer por ser mujer, "unas pequeñas vacaciones".
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"Il più grande segreto di cui vergognarsi per una donna di essere una donna, "una breve vacanza".
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"여성이 여성이기 때문에 바로 이런 "잠깐의 휴가"라는 수치스런 비밀이 생기게 됩니다.
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"Największy, ukryty wstyd kobiety z powodu bycia kobietą to "małe wakacje".
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"Pour une femme, le premier secret de honte d'être une femme, "des petites vacances".
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"Primul secret ruşinos al unei femei, "o scurtă vacanţă".
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"Το πρώτο μυστικό της ντροπής για μια γυναίκα για το ότι ήταν γυναίκα, "σε διακοπές".
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"Первый секрет позора женщины — это небольшой отпуск.
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"Първата срамна тайна за жената затова, че е жена, "кратка почивка".
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"הסוד הראשון של הבושה הנשית, של האישה על כך שהיא אישה: "חופשה קצרה".
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"السر الأول من العار على المرأة هو أن تكون في "استراحة قصيرة"
Bir kadın için ilk utanç sırrı kadın olarak, "kısa bir mola"恥を隠すための嘘が 「ちょっとした休暇」です 養子の手続きには ほんの数ヶ月しか かかりません
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Ami akkor szégyen forrása volt, valójában a megvilágosodás forrása lett!
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Cái tôi đầy mặc cảm thực chất lại dẫn tôi đến với con đường của sự khai sáng.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Ce qui était une source de honte était en fait une source d'illumination.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Ciò che era fonte di vergogna s'era di fatto rivelata fonte di illuminazione.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Datgene wat een bron van schaamte was, bleek een bron van verlichting.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Det som var en källa till skam var faktiskt en källa till upplysning.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Die Sache, die eine Quelle der Scham war, war tatsächlich die Quelle für Erleuchtung.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.수치심의 원천이었던 그것은 실제로는 깨우침의 원천이었지요.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Lo que era una fuente de vergüenza fue en realidad una fuente de iluminación.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Lucrul care reprezenta o sursă de ruşine era, de fapt, o sursă de iluminare.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.O que era uma fonte de vergonha na verdade era uma fonte de iluminação.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Sesuatu yang merupakan sumber rasa malu sebenarnya adalah sumber pencerahan.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Ta věc, která byla zdrojem studu, byla ve skutečnosti zdrojem osvícení.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Źródło poczucia wstydu stało się źródłem oświecenia.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Το πράγμα που υπήρξε πηγή ντροπής έγινε πηγή διαφωτισμού.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Нещото, което беше източник на срама ми всъщност беше източник на просветление.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Те, що було джерелом сорому, стало початком прозріння.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.То, что было источником стыда, стало источником прозрения.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.הגורם שהיה מקור לבושה התגלה בדיעבד כמקור להארה.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.الأمر الذي كان يخجلني غدا في الواقع مصدر إستنارة .
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.在過去缺乏自我令我感到羞愧 反而依家成為我感悟的源泉。
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.実は気づきの素でした そして 自己が投影であり
Böyle bir dünyada yaşamak utanç verici.Bạn đâu thể giết ai đó chỉ vì sở thích của họ.
Böyle bir dünyada yaşamak utanç verici.Nie możesz po prostu kogoś zabić za to, co lubią.
Böyle bir dünyada yaşamak utanç verici.Non si può uccidere qualcuno semplicemente per ciò che gli piace
Böyle bir dünyada yaşamak utanç verici.No puedes, simplemente, matar a alguien por lo que les gusta
Böyle bir dünyada yaşamak utanç verici.Tu ne peux pas tuer de gens pour qui ils aiment.
Böyle bir dünyada yaşamak utanç verici.Você não pode matar uma pessoa pelo o que ela gosta
Böyle bir dünyada yaşamak utanç verici.地球に住んでることが 恥ずかしくなる
Bu biraz utanç verici ama gerginim.Asta e cam jenant si sunt emotionat.
Bu biraz utanç verici ama gerginim.C'est un peu embarrassant et je suis nerveux.
Bu biraz utanç verici ama gerginim.Das ist irgendwie peinlich und ich bin nervös.
Bu biraz utanç verici ama gerginim.DEtta är typ generande och jag är nervös.
Bu biraz utanç verici ama gerginim.Dit is een beetje genant en ik ben nerveus.
Bu biraz utanç verici ama gerginim.E' così imbarazzante e mi sento nervoso.
Bu biraz utanç verici ama gerginim.Jestem troche zdenerwowany...