Bunlardan birincisi haşlama usulüdür.Первая из них — подкорковая область.
Medeni usûl hukuku, özel hukuk yargılama usulünü konu alan hukuk dalıdır.Обеспечение иска — специальная мера, предусмотренная гражданско-процессуальным законодательством.
Tüm işler imece usulü yapılır.Все они проходят обязательную постмодерацию.
Bu nedenle Batı ülkelerindeki Çin lokantalarının çoğunda servis edilen yemekler Kanton usulüdür.В прошлом большинство китайских ресторанов на Западе подавали в основном блюда кантонской кухни.
Son dönemlerde salon usulü düğünler öne çıkmaya başlasa da özüne uygun düğünlerin de yapıldığı görülmektedir.Означает, что свадебная церемония проводится вечером, что считалось наиболее удачным временем.
Final grubu karşılaşmaları tek devreli lig usulü oynandı.Обратный предел остаточно конечных групп является остаточно конечным.
1961'de Pietro Germi İtalyan Usulü Boşanma (Divorzio all'italiana) filmini çekmişti.В 1960 году здесь проходили съемки фильма «Развод по-итальянски» Пьетро Джерми.
Kızlar genelde görücü usulü ile evlendirilmektedirler.Девушек часто выдавали замуж против их собственной воли.
Meclis'te liste usulü nispi temsil sistemi ile seçilen 140 milletvekili bulunmaktadır.هناك 140 نائبا في الجمعية، والذي يتم انتخاب من خلال القوائم الحزبية نظام التمثيل النسبي.
İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir.إحالة "العليمى" لهيئة مكتب "الشعب" لسبه "المشير" و"حسان".
Liste usulü çoğunluk seçim sisteminin uygulandığı seçimlerde yaklaşık 9 milyon seçmen oy kullanmıştır.شارك في تنظيم الانتخابات حوالي 3 ملايين شخص.
Playoff maçları tek maç üzerinden eleme usulüyle yapılmaktadır.1 لاوس استبعد بسبب مشاركة لاعب فوق السن.
Meşhur bir tabirle, kopyala ve yapıştır usulüyle." dedi ."إنه فيلم بغيض وملتو ويحمل دعاية حربية".
İmparator, usulüne uygun olarak patriğin tavsiyesini izledi ve keşiş oldu.O imperador obedientemente seguiu o conselho do patriarca e se tornou um monge.
Yargılama usulüne ilişkin de mahkemenin ihtisasına göre düzenlemeler getirilmiştir.Por conhecimento público, a data do julgamento do processo ainda está a ser determinado.
DİB her yıl kur'a usulüyle hacı adayları belirlemektedir.Os idiomas de trabalho são aqueles que decida a Corte a cada ano.
Khao tom - Tayland usulü genellikle domuz eti, tavuk ya da karidesle pişirilen bir pirinç çorbası.Khao tom: É uma sopa de arroz feita geralmente com carne de porco, frango, peixe ou camarão.
Rakiplerini eleyen altı takım yeniden aralarında eşleştirilecek ve yine iki maçlı eleme usulü karşılaşacaklar.Cada equipa terá um capitão fixo, ao qual se juntarão mais dois concorrentes.
1932 yılına kadar play-off maçları usulüyle oynandı.A A NFL não realizou jogos de playoffs até 1932.
Bunlarında usulüne göre zamanında yapılması emeğin karşılığının alınması için önemlidir.Om in aanmerking te komen voor schadevergoeding moet de schade op tijd bepaald worden.
Depolama imkanı olmadığından sabah çıkan balık mezat usulü bekletilmeden satılmaktadır.Men dient vissen die na een positieve uitslag overleven niet weg te geven of te verkopen.
İmparator, usulüne uygun olarak patriğin tavsiyesini izledi ve keşiş oldu.Cesarz wysłuchał jego rady i został mnichem.
1843'te kura usulü kabul edildi.Święcenia kapłańskie przyjął w 1843.
Ann Radcliffe açıklanmıs doğaüstü olaylar usulunu geliştirdi.Adam Rotfeld uznał to wystąpienie za niepokojące.
Medeni usûl hukuku, özel hukuk yargılama usulünü konu alan hukuk dalıdır.Użycie herbu jest regulowane przez specjalną ustawę zgromadzenia deputowanych.
1961'de Pietro Germi İtalyan Usulü Boşanma (Divorzio all'italiana) filmini çekmişti.Namnet kommer från Pietro Germis film Divorzio all'italiana (Skilsmässa på italienska) från 1961.
Terim Doğu Asyalılar tarafından Asya usulü yemek pişirme tekniklerinin karşıtı anlamında da kullanılır.Termen används av östasiater för att kontrastera mot asiatiska matvanor.
İltizam usulü kiraya verilen eyaletlerde çalışan devlet görevlilerin maaşını devlet karşılardı.Inkomst från anställning i den stat där den anställde är bosatt.
Birleşik Krallık'ta çok fazla sayıda eleme usulü kupa vardır.I Storbritannien finns det några unika varningsmärken.
Malikane usulünde, gelir kaynaklarını işletme hakkı kişilere kayd-ı hayat şartıyla veriliyordu.Villkoret var att de skulle ha full nyttjanderätt till egendomen så länge de levde.
Eleme usulü ile oynanan kupada şampiyonluğu Türkiye'nin Samsunspor takımı kazanmıştır.Det lag som vann turneringen och därmed vann guld var Indien.
Mahallede evlilikler genellikle görücü usulü ve akraba evliliği şeklinde olur.Svågerlag har i allmänhet utgjort hinder för äktenskap i samma utsträckning som släktskap.
Amerikan usulü 4 yıllık Bachelor of Science unvanı verir.Bachelor Honours Degree kräver fyra års heltidsstudier.
Takımlar altışarlı dört gruba ayrıldılar ve kendi aralarında tek devreli lig usulü karşılaştılar.Man plockade ut fyra utvalda organ och la dem i varsitt kanopkärl.
Race: Normal yarış usulü.Regular: vanliga tävlingar på touren.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir.De flesta frågor som regleras på europeisk nivå faller nämligen inom förvaltningsrättens område.
Race: Normal yarış usulü.Рядки - гонки світового туру.
Altın madalya maçıyla biten ana tablo, tek karşılaşma üzerinden eleme usulüyle düzenlendi.Доля золотої медалі вирішувалася в очній зустрічі між ними.
Final grubu maçları da tek devreli lig usulü yapıldı.Наприклад, всі ігри з серії Ultima включені в одну групу.
Tüm işler imece usulü yapılır.Усі інженерні роботи маскувалися.
Maçlar tek devreli lig usulü oynandı.Лише ножі випробовувалися окремо.
Takımlar iki farklı gruba ayrılarak çift devreli lig usulüne göre mücadele ettiler.У своєму експерименті, вони запропонували чоловікам пройтися по двох дуже різних мостах.
Köy işleri hep imece usulüyle yapılır.Her evde teknoloji araçları bulunmaktadır.В селі діє Народний дім «Просвіта», де функціонують постійно діючі гуртки.
İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir.Вона ґрунтується на тому, що люди адміністративної адміністрації керують долею особисто та фактично.
Soruşturma usulü, siyasi nitelikte değil, cezai niteliktedir.Odepřít výpověď je právo, nikoliv povinnost.
Her grupta takımlar çift devreli lig usulüne göre 6 veya 8 maç yapacaktır.Každý tým musí obsahovat 6 či 8 tanečních párů.
İlk olarak oyun içi para üsülü ile satış yapılmaktadır.K hraní za peníze je nejprve potřeba je na herní účet vložit.
İki turdan oluşan yarışma puanlama usulünde yapılır.Zápasy z obou turnajů se považují za oficiální.
Medeni usûl hukuku, özel hukuk yargılama usulünü konu alan hukuk dalıdır.Insolvenční řízení je druhem občanského soudního řízení.
Meclis'te liste usulü nispi temsil sistemi ile seçilen 140 milletvekili bulunmaktadır.Sunt 140 de deputați în adunare, aleși în sistem proporțional pe liste de partid.
Belediye meclislerinni seçiminde nispi temsil usulü kabul edildi.În momentul alegerilor s-a aplicat Tratatul de la Nisa.
Tüm işler imece usulü yapılır.Lelkiismeretesen végzem minden munkámat.
Bu zaman usulü, yarışta tek kişi kalana kadar devam eder.Ez még addig folytatódik, amíg az egyik csapatban már csak egy fő marad.
42 Bölgesel Amatör Lig takımı bu turda yarıştı ve tek maç eleme usulüne göre karşılaştılar.Ebben a fordulóban 42 amatőr csapat küzdött meg egymás ellen, hogy bekerüljenek a következő fordulóba.
Geleneksel destgâh usulünde meşkleriyle ün yaptı.A hagyomány szerint maga Konfuciusz állította össze.
Sinagogda düğün, Bar Mitsva ve diğer dini törenler Aşkenaz usulüyle düzenlenir.A legtöbb indiai templomot, esküvőt, fesztivált és ünnepséget szvasztikákkal díszítik.
Cumhuriyet Kupası, 1998 yılından beri her yıl eleme usulü maç yapılarak düzenlenen turnuva.A bajnokság az FIA szervezésében zajlik, 1988 óta minden évben megrendezik.
Nihavend makamındaki şarkının usulü ise sofyandır.A Hozzád sóhajt egyházi ének a Túróci Cantionáléból.
Yemeğin yapımında İspanyol ve sömürge öncesi Meksiko usulü malzemeler ve pişirme yöntemleri kullanılır.Meksikolainen keittiö yhdistää asteekkien ja espanjalaisten vivahteikkaita ruoka-aineita ja ruokakulttuureita.
Bu yıllarda tek kitap usulü vardı.Kuitenkin viime vuosina show’lla on ollut vain yksi juontaja.