usul usul ile cümle

usul usul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Arnavut muhalefet lideri Sali Berişa usül anlaşmasını 27 Nisan Çarşamba günü imzaladı.Albanian opposition leader Sali Berisha signs the code of conduct Wednesday (27 April).
Koalisyon temsilcisi İsmet Kryeziu, "Manipülasyon ve usulsüzlükler, seçim sürecine gölge düşürdü."Manipulation and irregularities have damaged the election process.
Seçimlerde usulsüzlük bildirilmedi.No irregularities were reported.
Luşta, tekrar seçimleri sırasında usulsüzlük fark etmediğini söyledi.Lushta said she was not aware of irregularities during the re-vote.
Gjukaj, "KEK bunu açık ihale usulü rekabet eden ticari şirketler kanalıyla yapıyor." dedi."KEK does it through commercial companies which compete in an open tender," Gjukaj said.
Balkan usulü NoelChristmas, Balkan-style
Asi din adamı mali usulsüzlükleri önlememekten soruşturma altına alındı.The rebellious cleric is under investigation for failing to prevent financial wrongdoing.
Ancak bizim için, seçim sürecinde yaşanan ciddi usulsüzlükler olumsuz bir sürpriz oldu." dedi.But for us, the serious irregularities during the election process were a negative surprise."
Temmuz 2008’de yapılan parlamento seçimleri, şiddet ve oy verme usulsüzlükleri nedeniyle bozulmuştu.The previous parliamentary elections, in July 2008, were marred by violence and voter fraud.
Geçen yıl açılan bir önceki ihale usulsüzlükler nedeniyle iptal edilmişti.An earlier tender procedure last year was cancelled due to irregularities.
El kaldırma usulüyle, belli bir okulu "işgal" edip etmeme konusunda karar alınıyordu.By show-of-hands a decision would be made on whether to "occupy" the specific school.
Keza bazı analistler de yetkililerin usul hataları yaptığı görüşünde.Some analysts say the authorities have failed to respect due process.
Anayasa Mahkemesi hakimleri kararı açıklarken muhakeme usulsüzlüklerine işaret ettiler.In announcing its decision, the Supreme Court judges cited procedural irregularities.
Bu üç seçim bölgesinde, 3 Temmuz seçimleri ya hiç yapılmadı ya da usulsüzlüklerle gölgelendi.At these three locations, the 3 July vote either did not take place or was marred by irregularities.
Hükümet 350 kuruluşu açık artırma, geri kalan 40 tanesini de ihale usulüyle satacak.The government will use auctions to sell off 350 firms and tenders for the remaining 40.
Oylama genelde sakin geçti ve büyük çaplı usulsüzlükler bildirilmedi.The voting was generally calm and no major irregularities were reported.
Seçimlerde yaşanan usulsüzlükler nedeniyle bazı belediyelerde oy verme işlemi yeniden yapıldı.Revotes had to be held in several municipalities due to various irregularities at the polls.
Bu belgede ülke, ulusal muhasebe prosedürlerinde "ağır usulsüzlükler" bulunmakla eleştirildi.That document accused the country of "severe irregularities" in its national accounting procedures.
DDD, mali usulsüzlüklerde suç duyurusunda bulunma hakkına da sahip olacak.The SAO would also be able to file charges in cases of financial irregularities.
Albpetrol'deki usulsüzlükler ise daha eskiye dayanıyor.The wrongdoing at Albpetrol goes back further.
Elçi yardımcısı, sorunun usulden kaynaklanmadığını, daha çok siyasi irade meselesi olduğunu söyledi.The issue is not procedural, but rather a matter of political will, he said.
Batılı seçim denetmenlerinin bildirdiğine göre, seçimlerde ciddi bir usulsüzlük yaşanmadı.Western election monitors said there were no serious ballot irregularities.
Roman Lobi Grubu ve sivil toplum örgütü MOST da herhangi önemli bir usulsüzlük bildirmedi.The Roma Lobby Group and the NGO MOST also noted no substantial irregularities.
Oylama süreci, bazı "usulsel düzensizliklere" rağmen "genelde iyi yönetildi".The voting process, despite some "procedural irregularities", was "generally well managed".
Devam eden usulsüzlükler nedeniyle dört sandıkta 29 Haziran'da bir tekrar seçimi daha yapılacak.Four polling stations will see yet another revote on June 29th because of continuing irregularities.
Makedon nüfus sayımı usulsüzlükler yüzünden durdurulduMacedonian census stopped due to irregularities
Herhangi bir usulsüzlük tespit ettiği takdirde ise, meclis soruşturma başlatabiliyor.If it reports any irregularities, parliament can launch an investigation.
Şu anda vergi müfettişinin küçük usulsüzlükler için ağır cezalar yazmaya yetkisi var.Currently, the tax inspector has the power to set heavy fines for minor irregularities.
Ev sahibi ve deplasmanlı olmak üzere çift devreli lig usulü uygulandı.The teams played home and away matches against the other teams in their group.
2003 yılında Schyman vergi usulsüzlüklerini takiben istifa etti.In 2003, Schyman resigned following tax irregularities.
1981 yılında İslami İlimler Fakültesi (Usuluddin) kuruldu.A Faculty of Islamic Studies (Usuluddin) was founded in 1981.
Fıkıh UsulüUsul
Genellikle franchise usulüyle çalışır.Kotipizza is part of Kotipizza Group, and it operates a pizza franchise in Finland.
Ürünleri Yunan usulü yoğurt, kefir ve lebni gibi süt ürünleridir.Their products include Greek-style yogurt, kefir and lebni.
1988'de yüksek lisansını, 1996'da Fıkıh Usul'ünde doktorasını tamamladı. [1]He completed his master's degree in 1988 and his PhD in Usul al-Fiqh in 1996.[1]
Federal Usul Kuralları (resmî olarak kısaltılmış haliyle Fed.The Federal Rules of Civil Procedure (officially abbreviated Fed.
İş birlikçilik Ofiste suistimal Devlet dairesinde usulsüzlük Siyasi yolsuzluk SabotajConnivance Malfeasance in office Misfeasance in public office Political corruption Sabotage
Stir frying usülüyle pişirilmiş bir yemek. Yemeğin içinde körpe mısırlar bulunuyor.A stir fry of a mixture of vegetables including baby corn
Körpe mısır, stir frying usülüyle pişirilen yemeklerde yaygın olarak kullanılır.Baby corn is common in stir fry dishes.
Mali üsulsuzlük suçlaması"Fiscal pedaling"
Jeanette MacDonald, görücü usulüyle yapılan bir evlilikten kaçan bir prensesi canlandırıyor.Jeanette MacDonald stars as a princess who flees an arranged marriage.
Young-seo görücü usulü ile olan bir evlilik istemez ve kaderindeki aşkını beklemektedir.Young-seo doesn’t want an arranged marriage and has been waiting for her fateful love.
Malzemelerin üzerine koyulmuş "racing stripe" soslu Detroit usulü pizzaDetroit-style pizza with "racing stripe" sauce placed on top of the toppings
Üstte tipik dantel peynirli tabakalı kenar ve soslu Detroit usulü pizzaDetroit-style pizza showing typical lacy cheese crust edge and sauce on top
Detroit usulü pizza, çıtır ve sakızımsı kalın bir hamuru olan dikdörtgen bir pizzadır.Detroit-style pizza is a rectangular pizza with a thick crust that is crispy and chewy.
Chicago usulü parti kesimli ince hamurlu pizzaChicago-style party-cut thin-crust pizza
Chicago usulü pizza, kalın hamurlu ve içi doldurulmuş pizza olarak hazırlanabilir.[1][2]Chicago-style pizza may be prepared in deep-dish style and as a stuffed pizza.[1][2]
Yeşillik, yumurta, domuz pastırması ve bahçe sebzeleri ile Kaliforniya usulü pizzaCalifornia-style pizza with greens, egg, bacon, and garden vegetables
New Haven usulü pizza hakkında belgesel (22 Şubat 2022)Documentary about New Haven-style pizza (February 22, 2022)
Turnuvaya davet edilen dört takım maçlarını lig usulü oynadı.The four invited teams played a round-robin tournament.
Müzakereci meclis, parlamenter usulü kullanan üyelerden oluşan bir toplantıdır.A deliberative assembly is a meeting of members who use parliamentary procedure.
Devranın usul usul değiştiğinin farkına vardım.Sie sollten miterleben, wie sich die Machtverhältnisse umgedreht hatten.
Arıcılık son yıllarda modern usullerle yapılmaya başlanmıştır.Denn heute bezahlen wir für die Arroganz der letzten Jahre.
Simpson ayrıca usul ve makam arasındaki ayrımın altını çizdi.Fontane bringt den Vers hinsichtlich Versmaß und Kadenz in eine Balance.
Gruplar lig usulüne göre oynatıldı.Parteien waren rechtlich gesehen Vereine.
Gemiye usulca bindi.An Bord brach Panik aus.
Bu usul ile mantarları pek çok yıl saklamak olanaklıdır.So können Zigarren unbeaufsichtigt über Jahre gelagert werden.
Verginin tarhı Vergi Usul Kanunun 20. maddesinde tanımlanmıştır.Die erforderliche Befähigung ist im Sprengstoffgesetz § 20 geregelt.
Bakır baskı usûlü ile çoğaltıp neşrettiği haritalarla meşhûr olmuştur.Mit Erfolg vermehrte er den ererbten und erworbenen Besitz.
Kazananlar çeyrek finale, sırasıyla yarı final ve finale kadar eleme usulü karşılaştılar.Die Gewinner kamen ins Achtelfinale, Viertelfinale und Halbfinale.

İlgili Sayfalar