Ve bunu dengeleyen kuvvet de kumsal veya kumun ustunuzde yukari dogru uyguladigi kuvvettir.Κι αυτή η δύναμη που εξισορροπεί το βάρος σας, είναι αυτή που η παραλία, ή η άμμος σας ασκεί προς τα πάνω.
Ve bunu dengeleyen kuvvet de kumsal veya kumun ustunuzde yukari dogru uyguladigi kuvvettir.А силата, която балансира и силата, която плажът или пясъкът упражняват в посока спрямо вас нагоре.
Ve bunu dengeleyen kuvvet de kumsal veya kumun ustunuzde yukari dogru uyguladigi kuvvettir.А сила, яка це зрівноважує - це сила, яку пляж, точніше пісок, прикладає до вас у висхідному напрямку.
Ve bunu dengeleyen kuvvet de kumsal veya kumun ustunuzde yukari dogru uyguladigi kuvvettir.הכוח שמאזן הוא בעצם הכוח של החוף, בעצם החול, מפעיל כנגד כלפי מעלה.
Ve bunu dengeleyen kuvvet de kumsal veya kumun ustunuzde yukari dogru uyguladigi kuvvettir.والقوة التي توازن الجاذبية هي أن الرمل يؤثر عليك بقوة للأعلى
Ve bunu dengeleyen kuvvet de kumsal veya kumun ustunuzde yukari dogru uyguladigi kuvvettir.砂がキミにかけている、上向きの力なんだ。 その力で打消し合うから、キミにかかる力は
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.Además, tiene capacidad de comunicar, que es lo que hacen las emociones.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.A do tego wszystkiego, imbryk komunikuje czyli robi to, co emocje.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.Daarnaast communiceert de theepot, dat is wat emoties doen.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.Darüber hinaus kummuniziert sie. Das ist genau das, was Emotionen tun.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.É estar seguro no mundo.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.En plus, cela communique, c'est exactement ce que l'émotion fait.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.E oltre a tutto questo, comunica, che è ciò che fanno le emozioni.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.És a tetejébe, kommunikál, amit az érzelem tesz.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.이 주전자는 사람간에 의미를 주고 받을 수 있어요 그게 감성이란 것이지요
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.Selain itu, yang penting, ada komunikasi, apa yang dilakukan oleh emosi.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.Si mai mult de atat, acest lucru ne comunica ceva. In asta constau emotiile.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.Tahle konvice komunikuje. A o tom jsou emoce.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.Và trên hết, nó có khả năng giao tiếp, khả năng của cảm xúc.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.Επιπλέον λοιπόν, επικοινωνεί, πράγμα το οποίο κάνει το συναίσθημα.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.До того ж, цей чайник має певний посил, а саме це і роблять емоції.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.И на всичко отгоре комуникира - това прави емоцията.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.И сверх того, чайник передает отношение. И это то действие, которое производят эмоции.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.ומעבר לזה, הוא מתקשר, שזה מה שרגש עושה.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.وعلى رأس ذلك كله، إنه يتصل وهو ما تفعله العاطفة
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.それは情動に関わるものです 情動とは行為に伴うものなのです
Yani belli ki kumun ustunde bir kuvvet uyguluyorsunuz.이로써 당신이 모래에 힘을 가하고 있다는 것은 확실합니다
Yani belli ki kumun ustunde bir kuvvet uyguluyorsunuz.Så klart du øve en kraft på sand.
Yani belli ki kumun ustunde bir kuvvet uyguluyorsunuz.Zatem oddziałujesz siłą na piasek.
Yani belli ki kumun ustunde bir kuvvet uyguluyorsunuz.Zjevně tedy na písek působíte jistou silou.
Yani belli ki kumun ustunde bir kuvvet uyguluyorsunuz.Άρα ασκείτε ξεκάθαρα μια δύναμη στην άμμο.
Yani belli ki kumun ustunde bir kuvvet uyguluyorsunuz.Вие ясно упражнявате сила спрямо пясъка.
Yani belli ki kumun ustunde bir kuvvet uyguluyorsunuz.Тому очевидно, що ви прикладаєте силу на пісок.
Yani belli ki kumun ustunde bir kuvvet uyguluyorsunuz.כלומר, ברור כי אתם מפעילים כוח על החול.
Yani belli ki kumun ustunde bir kuvvet uyguluyorsunuz.فمن الواضح أنك تؤثر بقوة على الرمل
Yani belli ki kumun ustunde bir kuvvet uyguluyorsunuz.でも、砂の方も「同じ大きさで、逆向きの力」を
Yani kutle buna benzer bir buzun ustunde duruyor.Så sidder blokken på, måske ice nogle som.
Yani kutle buna benzer bir buzun ustunde duruyor.Takže kvádr leží na povrchu ledu.
Yani kutle buna benzer bir buzun ustunde duruyor.Το τούβλο λοιπόν βρίσκεται πάνω σε πάγο.
Yani kutle buna benzer bir buzun ustunde duruyor.Тож блок знаходиться на льоду, можливо, такому як цей.
Yani kutle buna benzer bir buzun ustunde duruyor.על משטח קרח כלשהו.
Yani kutle buna benzer bir buzun ustunde duruyor.على سطح جليدي كهذا مثلاً
Yani kutle buna benzer bir buzun ustunde duruyor.そうすると、ニュートンの第3法則は、こういうことになる。
Yani, Lityum cizdigim iki kucuk nokta ustunde iki tane elektronu olacaktir.Allora, il litio ha due elettroni in questo piccolo puntino che ho sovrascritto.
Yani, Lityum cizdigim iki kucuk nokta ustunde iki tane elektronu olacaktir.Bem, então, o lítio vai ter dois elétrons na medida em que pequeno ponto que ele substituiu.
Yani, Lityum cizdigim iki kucuk nokta ustunde iki tane elektronu olacaktir.Eh bien, le lithium va avoir deux électrons dans ce petit point que je l'ai gribouillé.
Yani, Lityum cizdigim iki kucuk nokta ustunde iki tane elektronu olacaktir.글쎄요, 리튬의 두전자들이 저기 작은 점들에 갈 것입니다 내가 그것을 겹쳐 쓰기로 나타냈습니다.
Yani, Lityum cizdigim iki kucuk nokta ustunde iki tane elektronu olacaktir.Lit będzie mieć dwa elektrony, oznaczę je przez małe kropki.
Yani, Lityum cizdigim iki kucuk nokta ustunde iki tane elektronu olacaktir.Lithium heeft twee elektronen in dat klein puntje dat ik overschreven heb.
Yani, Lityum cizdigim iki kucuk nokta ustunde iki tane elektronu olacaktir.Nah, jadi, lithium akan memiliki dua elektron di sedikit titik yang menimpa saya itu.
Yani, Lityum cizdigim iki kucuk nokta ustunde iki tane elektronu olacaktir.Nå, så vil lithium have to elektroner i lille prik, jeg har overskrevet det.
Yani, Lityum cizdigim iki kucuk nokta ustunde iki tane elektronu olacaktir.Nun, Lithium hat zwei Elektronen in diesem kleinen Punkt, den ich überschrieben habe.
Yani, Lityum cizdigim iki kucuk nokta ustunde iki tane elektronu olacaktir.Какво имам предвид под : 2s1? Литият има два елертрона в тази малка точка тук
Yani, Lityum cizdigim iki kucuk nokta ustunde iki tane elektronu olacaktir.Літій має два електрони у цій малій точці.
Yani, Lityum cizdigim iki kucuk nokta ustunde iki tane elektronu olacaktir.Ну, раз литий имеет два электрона здесь, где я нарисовал.
Yani, Lityum cizdigim iki kucuk nokta ustunde iki tane elektronu olacaktir.حسنا، فان الليثيوم سيكون فيه الكترونين في هذه النقطة التي كتبت فوقها