ustalık ile cümle

ustalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.и го изпълни с Божия дух в мъдрост разум, знание и всякакво изкусно работене,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.и исполнил его Духом Божиим, мудростью, разумением, ведением и всяким искусством,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.וימלא אתו רוח אלהים בחכמה בתבונה ובדעת ובכל מלאכה׃
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.وملأه من روح الله بالحكمة والفهم والمعرفة وكل صنعة
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.又 以 神 的 靈 充 滿 了 他 、 使 他 有 智 慧 、 聰 明 、 知 識 、 能 作 各 樣 的 工
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.又 以 神 的 靈充滿 了 他 、 使 他 有 智慧 、 聰明 、 知識 、 能 作 各 樣 的 工
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.A naplnil jsem ho duchem Božím, moudrostí a rozumností, i uměním všelijakého řemesla,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.A naplnil som ho duchom Božím, múdrosťou, rozumnosťou a umením, a to vo všelijakom diele,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.e o enchi do espírito de Deus, no tocante � sabedoria, ao entendimento, � ciência e a todo ofício,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.És betöltöttem õt Istennek lelkével, bölcsességgel, értelemmel és tudománynyal minden mesterséghez.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.I napełniłem go Duchem Bożym, mądrością, i rozumem, i umiejętnością we wszelakiem rzemiośle.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.in sem ga napolnil z duhom Božjim, ki se kaže v modrosti in razumnosti in znanosti in v vsakršni spretnosti,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.Je l`ai rempli de l`Esprit de Dieu, de sagesse, d`intelligence, et de savoir pour toutes sortes d`ouvrages,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.하나님의 신을 그에게 충만하게 하여 지혜와 총명과 지식과 여러가지 재주로
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.L'ho riempito dello spirito di Dio, perché abbia saggezza, intelligenza e scienza in ogni genere di lavoro
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.og fyldt ham med Guds Ånd, med Kunstsnilde, Kløgt og Indsigt i alskens Arbejde
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.y lo he llenado del Espíritu de Dios, con sabiduría, entendimiento, conocimiento y toda habilidad de artesano
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.και ενεπλησα αυτον πνευματος θειου, σοφιας και συνεσεως και επιστημης και πασης καλλιτεχνιας,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.и изпълних го с Божия дух в мъдрост, в разум, в знание, и във всякакво изкуство;
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.и Я исполнил его Духом Божиим, мудростью, разумением, ведением и всяким искусством,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.ואמלא אתו רוח אלהים בחכמה ובתבונה ובדעת ובכל מלאכה׃
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.وملأته من روح الله بالحكمة والفهم والمعرفة وكل صنعة
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.我 也 以 我 的 靈 充 滿 了 他 、 使 他 有 智 慧 、 有 聰 明 、 有 知 識 、 能 作 各 樣 的 工
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.我 也 以 我 的 靈充滿 了 他 、 使 他 有 智慧 、 有 聰明 、 有知 識 、 能 作 各 樣 的 工
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Bagaimana ini bisa terjadi di negara demokrasi? <i> Ditutup sampai tanggal 15 karena Pelatihan Master.
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Cum poate fi asta o tara democrata?<i> Inchis pana pe 15 a lunii. Maestrul merge la antrenament.
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Jak coś takiego może być w demokratycznym kraju? Zamkniete do 15-tego z powodu zawieszenia
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Wie könnte dies ein demokratisches Land sein? <i>Geschlossen bis zum 15., wegen Master-Training.
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Πως μπορεί να συμβαίνει σε μια δημοκρατική χώρα; <i>Κλειστά Ως τις 15 Λόγω Εκπαιδευτικού Σεμιναρίου
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Как такое могло произойти в демократичной стране? <i> Закрыто до 15-го из-за тренировок мастеров
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.كيف يحصل هذا في بلد ديموقراطي؟ {الإشعار: مُغلق حتى الـ١٥ من الشهر الجاري لـانشغال المعلم بدورة تدريب{
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.E lo fa in un modo tale per cui evita di essere morso.
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.Et la technique qu'il utilise l'empêche de se faire mordre.
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.Ezt olyan módon teszi, hogy közben őt nem harapja meg.
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.그리고 그 뱀은 자기 자신이 물리지 않는 방법으로 독을 주입합니다.
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.Și face astfel încât să nu fie mușcată ea însăși.
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.Und sie schafft das, ohne selbst gebissen zu werden.
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.Và nó đã tìm cách để bản thân không bị cắn.
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.Y lo hace de tal forma que no es mordida.
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.Ze doet het zo dat ze niet zelf gebeten wordt.
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.Zrobiła to tak, aby uniknąć ukąszenia.
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.Делает она это таким образом, чтобы ей самой не оказаться укушенной.
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.Прави го по такъв начин, че самата тя не е ухапана.
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.והוא עושה זאת בכזו צורה שהוא עצמו אינו ננשך.
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.وفعلت ذلك بطريقة لم تؤذي نفسها
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.それとキングコブラはヘビしか食べないんです
Çocuk, "Size nasıl çalıştığını göstereyim" dedi ve ustalıkla Logo'nun açıklamasını yaptı.그 양반이 "어디 한번 어떻게 하는지 알려줘 볼래?" 그 양반들은 로고에 대해서 엄청날 정도로 놀라운 수준의 묘사를 듣게 됩니다.
Çocuk, "Size nasıl çalıştığını göstereyim" dedi ve ustalıkla Logo'nun açıklamasını yaptı."Ora vi faccio vedere qualcosa". E descrisse Logo con grande precisione.
Çocuk, "Size nasıl çalıştığını göstereyim" dedi ve ustalıkla Logo'nun açıklamasını yaptı.Powiedział "Pokażę wam, jak to działa". Świetnie, niezmiernie pomysłowo wytłumaczył im Logo.
Çocuk, "Size nasıl çalıştığını göstereyim" dedi ve ustalıkla Logo'nun açıklamasını yaptı."Давайте я покажу вам, как это работает", а затем они услышали простодушное и поразительное описание Лого.
Çocuk, "Size nasıl çalıştığını göstereyim" dedi ve ustalıkla Logo'nun açıklamasını yaptı.הוא היה, והוא אמר, "תנו לי להראות לכם איך זה עובד" והם קיבלו תאור גאוני, נפלא של לוגו.
Çocuk, "Size nasıl çalıştığını göstereyim" dedi ve ustalıkla Logo'nun açıklamasını yaptı.قال لهم "دعوني اوريكم برمجية لوغو: وكان لهم معرفة رائعة ومبتكرة عن البرمجية
Çocuk, "Size nasıl çalıştığını göstereyim" dedi ve ustalıkla Logo'nun açıklamasını yaptı.実に分かりやすく見事に Logoについて解説したのです すごい勢いで全部説明しました
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.El a făcut ceva foarte complicat.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Ele fez uma coisa muito habilidosa.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Et il a fait quelque chose de très difficile.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Hij deed iets dat heel lastig is.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Il Ghiberti fece una cosa davvero ingegnosa.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.그는 아주 까다로운 일을 했습니다.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Nagyon ravasz dolgot csinált.
İlgili Sayfalar