ustaca ile cümle

ustaca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O, babası kadar ustaca kayar.He can ski as skillfully as his father.
O babası kadar ustaca kayak yapabilir.He can ski as skilfully as his father.
Bu ustaca.That's ingenious.
Bütün bu şeyler çok ustaca yapılır!All those things are so artfully made!
Bir papaz bir paravanın üstüne bir rahibin resmini ustaca çizdi.A priest skillfully drew a picture of a priest on a folding screen.
Bu çok ustaca yapılmış.That's very ingenious.
Bu çok ustaca.This is very ingenious.
Bu son derece ustaca.This is extremely ingenious.
Bu son derece ustaca yapılmış.This is utterly ingenious.
Onlar ustaca yapılmış çözümler geliştirdiler.They devised ingenious solutions.
Onunla çok ustaca başa çıktın.You handled that very skillfully.
Homer diğer bütün şairlere ustaca yalan söyleme sanatını öğretti.Homer has taught all other poets the art of telling lies skillfully.
Ayrıca ustaca kontrol edebildiği güzel bir müzikal sesi vardı.He also possessed a fine musical voice, which he could skillfully command.
Bebek figürüne de bakalım, bebeği saran kumaş ustaca ve itinayla boyanmış.Dr. Zucker: And look at the way that the representation of Mary's soul--the infant
El çabukluğu ise, sadece maharetin ustaca bir gösterimi.And sleight of hand is just an artful demonstration of dexterity.
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;to devise skillful works, to work in gold, and in silver, and in brass,
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.He made the robe of the ephod of woven work, all of blue.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.He stirs up the sea with his power, and by his understanding he strikes through Rahab.
(Böyle sanıp) dağlardan ustaca evler yontuyorsunuz (oyup yapıyorsunuz).And dwellings hewed out of mountains ingeniously?
Şiirinde günlük konuşma dili içine ustaca serpiştirilmiş eski sözcükler de kullandı.In his poetry, he also used old words skillfully interspersed in colloquial speech.
Ubade son derece ustaca stratejiler uyguladı.'Ubadah employ extremely ingenious strategies.
Times, "ITV2 'ın yeni komedisi No Heroics, hızlı komik ve biraz ustaca.The Times said of the show, "ITV2's new comedy No Heroics is fast, funny and a little ingenious.
Ayrıca hodografın son derece ustaca icadı da var.There is also the extremely ingenious invention of the hodograph.
Manzaraları ve sahil sahneleri ustaca bir teknik sergilemektedir. [1]His landscapes and coast scenes show skilful technique.[1]
Mevcut tasarım, mührün ustaca değiştirildiği 30 Aralık 1977'den kalmadır.The current design dates from December 30, 1977, when the seal was subtly modified.
Ancak Lloyd George Konferansı ustaca istediği gibi yönlendirmekteydi.Doch King wollte die Demonstration wie geplant verlaufen lassen.
Fakat Harry onu ustaca bir oyunla serbest bırakmıştır.Maler stellt ihn mit einer Laute spielend dar.
Cümleleri o kadar uyumlu ve öyle ustaca kurulmuştur ki, hiçbir zaman daha mükemmel örnekleri yazılamamıştır.Den Rest besorgt eine Synchronisation, die so schlimm ist, dass es wirklich schlimmer nimmer geht.
Cümleleri o kadar uyumlu ve öyle ustaca kurulmuştur ki, hiçbir zaman daha mükemmel örnekleri yazılamamıştır.Esto es tan perfecto y tan maravilloso que la gente nunca ha oído hablar de un talento como este.
Orbit şarkıları "ustaca" buldu.La cantante ha detto che le voci erano "stupide".
Ertuğrul adlı tablosunun ise daha olgun döneminde ve biraz daha ustaca yapıldığı görülmektedir.Está naquela fase em que se considera mais adulta e madura do que realmente é.
Bu daha çok ustaca izotropiktir.Ze lijkt meer werkelijk, raadselachtiger ook.
Tehlike alanından ustaca kaçar.Farligt nära skandal.
Strateji video oyunu, ustaca düşünmeye ve zafere ulaşmak için planlamaya odaklanan bir video oyunu türüdür.Стратегічна гра — жанр відеоігор, в якому запорукою досягнення перемоги є планування і стратегічне мислення.
Taş blokları öyle ustaca, düzgün kesilmiştir ki aralarına ince bir kâğıt bile sokmak mümkün değildir.Kamenné bloky jsou na sebe tak přesně naskládané, že mezi ně není možné vložit nůž.
Strateji video oyunu, ustaca düşünmeye ve zafere ulaşmak için planlamaya odaklanan bir video oyunu türüdür.Strategické počítačové hry jsou žánr, který jsou zaměřeny na myšlení a plánování k dosažení vítězství.
Taş blokları öyle ustaca, düzgün kesilmiştir ki aralarına ince bir kâğıt bile sokmak mümkün değildir.Toate pietrele din interior se potrivesc așa de bine, încât nu poți strecura nici un card între ele.
Cümleleri o kadar uyumlu ve öyle ustaca kurulmuştur ki, hiçbir zaman daha mükemmel örnekleri yazılamamıştır.Billeder, som er så genialt dygtigt lavet, at de ikke mere kræver fantasiens medbearbejdelse.
Şiirlerinde aruzu ustaca kullandı.Derudover brugte han også rim i sine digte.
Makalesi vuruş ve yankılar hakkında ustaca bir tartışma ile sona erer.Krigen begynte over en krangel mellom Kérkyra og Epidamnos.
Strateji video oyunu, ustaca düşünmeye ve zafere ulaşmak için planlamaya odaklanan bir video oyunu türüdür.ストラテジーゲーム(Strategy video game)は、コンピュータゲームのジャンルの一つで、勝利のために熟考し計画を練ることに焦点を置いたもの。
Harita öylesine ustaca yapılmıştı ki, bütün yollar Almanları İngilizlerin olduğu yöne doğru sevk ediyordu.博識な語学力を生かし、ドイツ人から見た英国人などのようにとてもユーモアにあふれたジョークを連発していた。
Bu daha çok ustaca izotropiktir.И е още по-малко розговорлив.
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Ma era solo una trappola ingegnosa!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Men det var en effektiv fælde!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Men det var en skicklig fälla!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!No entanto, foi uma engenhosa armadilha!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!¡Pero se trataba de una trampa muy ingeniosa!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Se oli kuitenkin ovela ansa!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!To była genialna pułapka.
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Ήταν μια ιδιοφυής παγίδα!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Но это было хитрой ловушкой!
Bebek figürüne de bakalım, bebeği saran kumaş ustaca ve itinayla boyanmış.A spójrz jaki świetlisty materiał spowija Marię-dziecko
Bebek figürüne de bakalım, bebeği saran kumaş ustaca ve itinayla boyanmış.É só um belo acabamento dado pelo artista bem à direita de Cristo pode-se ver uma figura levemente inclinada
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.De efod moet worden gemaakt van goud, blauwpurper, roodpurper, scharlaken en fijn getweernd linnen.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.e farão o éfode de ouro, azul, púrpura, carmesim e linho fino torcido, obra de desenhista.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.Efoden skola de göra av guld och av mörkblått purpurrött, rosenrött och tvinnat vitt garn, i konstvävnad.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.És csinálják az efódot aranyból, kék és bíborpiros, karmazsinszínû és sodrott lenbõl, mestermunkával.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.Faranno l'efod con oro, porpora viola e porpora rossa, scarlatto e bisso ritorto, artisticamente lavorati
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.Họ sẽ chế ê - phót bằng kim_tuyến , chỉ màu tím , đỏ điều , đỏ sặm , và vải gai đậu mịn thêu cực xảo .

İlgili Sayfalar