usta ile cümle
usta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:Karena ini adalah narasi utama kita : bahwa seberapa banyaknya kita merusak, akan selalu ada lebih --
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:왜냐하면 이것이 우리의 실제적인 화술의 대가이기 때문입니다:
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:Parce que c'est notre véritable histoire principale.
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:Pentru că asta este adevărata poveste principală:
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:Perché questo è la storia principale.
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:Porque é esta a nossa verdadeira narrativa-mestre:
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:Porque este es el principal argumento:
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:Pretože toto je náš skutočný super-príbeh:
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:Protože to je náš hlavní příběh:
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:Want dit is ons werkelijke hoofdverhaal:
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:Γιατί αυτός είναι ο πραγματικός κεντρικός μύθος μας:
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:Защото това е истинският ни майстор-разказ:
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:כי זהו בעצם סיפור המסגרת שלנו:
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:لان المفهوم الرئيسي اليوم .. الذي نعتبر به
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:「どれだけめちゃくちゃにしようとも
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.A fost nevoie de multă muncă să infestezi bacteria.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Bo to nie takie proste, wniknąć do bakterii.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Denn die Infektion dieses Bakteriums war echt aufwendige Arbeit.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Er kwam heel wat geslepenheid bij te pas om deze bacterie te infecteren.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.För det krävdes en hel del finurlighet för att infektera den här bakterien.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Karena menginfeksi bakteri memerlukan kemahiran tinggi.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.왜냐하면 이 박테리아를 감염시키기 위해 많은 작업이 필요했기 때문이에요.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Mivel hogy egy rakás munkába tellett megfertőzni ezt a baktériumot.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Parce qu'il faut être malin et travailleur pour infecter une bactérie.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Perché è servita molta abilità per infettare questo batterio.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Porque deu muito trabalho para infectar esta bactéria.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Porque tomó mucho trabajo infectar a esta bacteria.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Potrebno je bilo veliko iznajdljivosti, da so okužili to bakterijo.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Pretože to vyžadovalo kopec šikovnej práce nainfikovať túto baktériu.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Protože nakazit tuhle bakterii dalo spoustu lstivé práce.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Επειδή χρειάστηκε πολλή επιδέξια δουλειά να μολυνθεί αυτό το βακτήριο.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Адже потрібна була неабияка майстерність, щоб інфікувати цю бактерію.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Защото бе много тънка работа да се инфектира тази бактерия.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.Потому что нужно было проделать очень хитроумную работу, чтобы заразить эту бактерию.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.כי נדרשה המון תחמנות כדי להדביק את החיידק הזה.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.لأن هذا الأمر تطلب الكثير من البراعة من أجل إصابة البكتريا بالعدوى.
Çünkü bu bakteriyi hasta etmek için çok ustalıkla çalışılması gerekiyordu.どうしてこうなったか説明しましょう
Çünkü bu İsrailin işidir. O buzağıyı bir usta yaptı, Tanrı değildir o. Samiriyenin buzağı putu parçalanacak.Kajti iz Izraela je tudi to tele: umetnik ga je naredil, in ni Bog; res v kosce razpade tele samarijsko.
Çünkü bu İsrailin işidir. O buzağıyı bir usta yaptı, Tanrı değildir o. Samiriyenin buzağı putu parçalanacak.이것은 이스라엘에서 나고 공장이 만든 것이라 참 신이 아니니 사마리아의 송아지가 부숴뜨리우리라
Çünkü bu İsrailin işidir. O buzağıyı bir usta yaptı, Tanrı değildir o. Samiriyenin buzağı putu parçalanacak.Lebo z Izraela je aj ono; remeselník ho spravil, a nie je bohom. Istotne bude na trosky teľa Samárie.
Çünkü bu İsrailin işidir. O buzağıyı bir usta yaptı, Tanrı değildir o. Samiriyenin buzağı putu parçalanacak.Mert ez is Izráelbõl való! kézmûves csinálta azt, és nem Isten az. Bizony forgácscsá lesz Samaria borjúja!
Çünkü bu İsrailin işidir. O buzağıyı bir usta yaptı, Tanrı değildir o. Samiriyenin buzağı putu parçalanacak.Pois isso procede de Israel; um artífice o fez, e não é Deus. Será desfeito em pedaços o bezerro de Samária
Çünkü bu İsrailin işidir. O buzağıyı bir usta yaptı, Tanrı değildir o. Samiriyenin buzağı putu parçalanacak.Však i ono jest od Izraele, řemeslník je udělal, a neníť Bohem; nebo drtiny budou z toho telete Samařského.
Çünkü bu İsrailin işidir. O buzağıyı bir usta yaptı, Tanrı değildir o. Samiriyenin buzağı putu parçalanacak.Защото телето наистина е от Израиля; Художник го е направил; то не е Бог; Да! Самарийско теле ще се разтроши.
Çünkü bu İsrailin işidir. O buzağıyı bir usta yaptı, Tanrı değildir o. Samiriyenin buzağı putu parçalanacak.Ибо и он – дело Израиля: художник сделал его, и потому он не бог; в куски обратится телец Самарийский!
Çünkü bu İsrailin işidir. O buzağıyı bir usta yaptı, Tanrı değildir o. Samiriyenin buzağı putu parçalanacak.כי מישראל והוא חרש עשהו ולא אלהים הוא כי שבבים יהיה עגל שמרון׃
Çünkü bu İsrailin işidir. O buzağıyı bir usta yaptı, Tanrı değildir o. Samiriyenin buzağı putu parçalanacak.انه هو ايضا من اسرائيل. صنعه الصانع وليس هو الها. ان عجل السامرة يصير كسرا
Çünkü bu İsrailin işidir. O buzağıyı bir usta yaptı, Tanrı değildir o. Samiriyenin buzağı putu parçalanacak.這 牛 犢 出 於 以 色 列 、 是 匠 人 所 造 的 、 並 不 是 神 . 撒 瑪 利 亞 的 牛 犢 、 必 被 打 碎
Çünkü bu İsrailin işidir. O buzağıyı bir usta yaptı, Tanrı değildir o. Samiriyenin buzağı putu parçalanacak.這牛犢 出 於 以色列 、 是 匠人 所 造 的 、 並不是神.撒瑪利亞 的 牛犢 、 必被 打碎
Dans öğretmenimiz bay Oh. Bu size söz ettiğim, usta Jang.انه مدرب الرقص، السيد. او
Değil mi? Evet. Her neyse, ustamızı görmenin güçlenmemize yardım edeceğini düşünüyoruz.Pensamos que ir a ver a nuestra profesora nos fortalecerá de alguna manera.
Değişik mesleklerden pek çok çalışkan insan tanıyorum, çiftçiler, demirciler, doktor, inşaat ustaları.. .Aveţi mâna de lucru - doctori, jurişti, ingineri, muncitori constructori - orice aţi avea nevoie.
Değişik mesleklerden pek çok çalışkan insan tanıyorum, çiftçiler, demirciler, doktor, inşaat ustaları.. .יש לכם את כל האנשים העובדים קשה-- לא משנה מה הם עושים -- רופאים, עורכי דין, מהנדסים, פועלי בניין --לא משנה.
Değişik mesleklerden pek çok çalışkan insan tanıyorum, çiftçiler, demirciler, doktor, inşaat ustaları.. .لديك كل أولئك العاملين المجدّين مهما كان عملهم..أطباء,محامين,مهندسين,عمال بناء مهما يكن عملهم.
Değişik mesleklerden pek çok çalışkan insan tanıyorum, çiftçiler, demirciler, doktor, inşaat ustaları.. .医師、弁護士、エンジニア、建設作業員など の技能者がいるとします。 彼らはお互いにサービスを提供し、
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper a fost un adevărat maestru în crearea naraţiunii lucrând cu lumina şi întunericul.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper bol skutočný majster vo vytváraní príbehu prácou so svetlom a tmou.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper byl opravdový mistr ve tvorbě příběhu s použitím světla a tmy.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper był prawdziwym mistrzem w tworzeniu narracji poprzez grę światła i cienia.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper era un vero maestro nel creare la narrazione lavorando con luce e buio.