usta ile cümle
usta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Cam ustaları, burada gördüğünüz cam şişeler gibi birbirine benzer şişeler yapmak için kalıpları kullandılar.Склодуви використовують спеціальні форми, щоб створювати однакові посудини, як-от ці дві скляні фляги.
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.카네기 홀까지, 인간은 고도의 기술이 담긴 예술에 대해
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.les êtres humains ont un goût inné permanent pour la virtuosité qui s'affiche dans l'art.
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.lidské bytosti mají neustálou přirozenou chuť na kvalitní ukázku umělecké práce.
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.los humanos tenemos un gusto innato permanente por representaciones virtuosas en las artes.
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.ludzie gustują niezmiennie w przedstawieniach, które wymagają umiejętności.
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.והקרנגי הול, לבני האדם יש העדפה קבועה ומולדת
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.إلى قاعة كارنيجي، البشر لديهم ذوق فطري دائم
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.人類は 芸術における名人芸に対して 変わらない深い愛情を持ち続けてきました
Classics usta olsa da.Classics mästare, dock.
Classics usta olsa da.Classics master, meskipun.
Classics usta olsa da.Classics mestari, tosin.
Classics usta olsa da.고전 마스터,하지만.
Classics usta olsa da.le maître Classics, cependant.
Classics usta olsa da.Master Classics, ačkoli.
Classics usta olsa da.Master Classics, hoci.
Classics usta olsa da.Master Classics, однако.
Classics usta olsa da.Master Classics, однако.
Classics usta olsa da.האב קלאסיקות, למרות.
Classics usta olsa da.سيد للموسيقى الكلاسيكية ، وإن كان.
Classics usta olsa da.彼は古いカニだった、と彼はいた。'私は彼に行ったことがない、"とにせウミガメは言った
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.A když dorostli ti děti, byl Ezau lovec umělý, chodě po polích; Jákob pak byl muž prostý a v staních bydlil.
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.In dečka sta odrasla, in Ezav je bil dober lovec, mož poljski, Jakob pa krotak mož, bival je v šatorih.
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.그 아이들이 장성하매 에서는 익숙한 사냥군인고로 들사람이 되고 야곱은 종용한 사람인고로 장막에 거하니
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.И като порастнаха децата, Исав стана изкусен ловец, полски човек; а Яков беше тих човек и живееше в шатрите.
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.ויגדלו הנערים ויהי עשו איש ידע ציד איש שדה ויעקב איש תם ישב אהלים׃
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.فكبر الغلامان. وكان عيسو انسانا يعرف الصيد انسان البرية ويعقوب انسانا كاملا يسكن الخيام.
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.兩 個 孩 子 漸 漸 長 大 、 以 掃 善 於 打 獵 、 常 在 田 野 . 雅 各 為 人 安 靜 、 常 住 在 帳 棚 裡
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.兩個 孩子 漸漸長 大 、 以 掃 善於 打獵 、 常 在 田野 . 雅各為人 安靜 、 常住 在 帳棚裡
Çocuk, "Size nasıl çalıştığını göstereyim" dedi ve ustalıkla Logo'nun açıklamasını yaptı.그 양반이 "어디 한번 어떻게 하는지 알려줘 볼래?" 그 양반들은 로고에 대해서 엄청날 정도로 놀라운 수준의 묘사를 듣게 됩니다.
Çocuk, "Size nasıl çalıştığını göstereyim" dedi ve ustalıkla Logo'nun açıklamasını yaptı."Ora vi faccio vedere qualcosa". E descrisse Logo con grande precisione.
Çocuk, "Size nasıl çalıştığını göstereyim" dedi ve ustalıkla Logo'nun açıklamasını yaptı.Powiedział "Pokażę wam, jak to działa". Świetnie, niezmiernie pomysłowo wytłumaczył im Logo.
Çocuk, "Size nasıl çalıştığını göstereyim" dedi ve ustalıkla Logo'nun açıklamasını yaptı."Давайте я покажу вам, как это работает", а затем они услышали простодушное и поразительное описание Лого.
Çocuk, "Size nasıl çalıştığını göstereyim" dedi ve ustalıkla Logo'nun açıklamasını yaptı.הוא היה, והוא אמר, "תנו לי להראות לכם איך זה עובד" והם קיבלו תאור גאוני, נפלא של לוגו.
Çocuk, "Size nasıl çalıştığını göstereyim" dedi ve ustalıkla Logo'nun açıklamasını yaptı.قال لهم "دعوني اوريكم برمجية لوغو: وكان لهم معرفة رائعة ومبتكرة عن البرمجية
Çocuk, "Size nasıl çalıştığını göstereyim" dedi ve ustalıkla Logo'nun açıklamasını yaptı.実に分かりやすく見事に Logoについて解説したのです すごい勢いで全部説明しました
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.El a făcut ceva foarte complicat.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Ele fez uma coisa muito habilidosa.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Et il a fait quelque chose de très difficile.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Hij deed iets dat heel lastig is.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Il Ghiberti fece una cosa davvero ingegnosa.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.그는 아주 까다로운 일을 했습니다.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Nagyon ravasz dolgot csinált.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Ông đã tạo ra một thứ rất tinh tế.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.On zrobił coś, co było bardzo trudne.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Und er machte etwas sehr schwieriges.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Y él hizo algo muy difícil.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Він зробив дещо хитре.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Его работа была очень искусной.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.Той е направил нещо много съобразително.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.הוא עשה שם דבר מה מחוכם מאוד.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.قام بعمل صعب للغاية.
Cok ustalik gerektiren bir sey yapmisti.異なる時代からの 2つのメディアを一緒にしたんです
Çok uzun zamandır birlikteydik, Usta.Ça fait un bail qu'on est ensemble, Patron.
Çok uzun zamandır birlikteydik, Usta.Мы были вместе долго, господин.
Çok uzun zaman oldu, Usta.Ça fait longtemps qu'on ne vous a vu, patron !
Çok uzun zaman oldu, Usta. Kısa bir süre burada kalacağım.Zamierzam tu zostaæ na trochê.
Çok uzun zaman oldu, Usta.Прошло много времени, господин.
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:Bởi vì đây là chuyện kể thật:
Çünkü bizim gerçek üstanlatımız şu:Denn das ist unsere wirkliche Meistererzählung: