usta ile cümle

usta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Beyin unutmakta ustadır.الدماغ جيد جدا حين يتعلق الأمر بالنسيان.
Beyin unutmakta ustadır.人嘅大腦好擅長唔記得嘢
Beyin unutmakta ustadır.嫌な体験はすぐに忘れてしまいます
Bilmiyorum. Herneyse, ilk defa kadın bir usta gördüm.Không biết y là lần đầu tiên tôi nhìn thấy một người phụ nữ chủ
Bir bacağın ve bir kolun auto-mail. Usta, nasıl...?Ett ben och en arm är auto-mail.
Bir dakika bekle. Ustan sana güzel bir tekvando üniforması verecek.انتظري لحظة، معلمك سيعطيك بدلة جميلة
Bir dövüş sanatları ustası olarak,<br />onu büyütmek benim için ilginç olacak.Als Kampfkunst Meister, es wird interessant für mich, sie aufzubringen.
Bir dövüş sanatları ustası olarak,<br />onu büyütmek benim için ilginç olacak.En tant que maître d'arts martiaux, sa va être intéréssant de l'éduquer.
Bir dövüş sanatları ustası olarak,<br />onu büyütmek benim için ilginç olacak.Fiind un maestru al artelor martiale, o sa fie interesant sa o cresc.
Bir dövüş sanatları ustası olarak,<br />onu büyütmek benim için ilginç olacak.Jako mistrz sztuk walki, to będzie dla mnie interesujące<br />wychowywać ją.
Bir dövüş sanatları ustası olarak,<br />onu büyütmek benim için ilginç olacak.Mint harcművészeti mester érdekes lesz számomra, hogy felneveljem őt.
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.A spravíš z toho kadivo, voňavú vec, zhotovenú na lekárnický spôsob, osolené, čisté a sväté.
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.A uczynisz z tego kadzenia wonne robotą aptekarską; to zmieszanie czyste i święte będzie.
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.A uděláš z toho kadidlo, složení dílem apatykářským smíšené, čisté a svaté.
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.e disto farás incenso, um perfume segundo a arte do perfumista, temperado com sal, puro e santo;
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.És csinálj belõlök füstölõ szert, a fûszercsináló elegyítése szerint; tiszta és szent legyen az.
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.Haz con ello el incienso aromático, obra de perfumador, salado, puro y santo
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.in naredi iz tega kadilo, dišečino, po mazilarjevi umetnosti, osoljeno, čisto, sveto.
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.그것으로 향을 만들되 향 만드는 법대로 만들고 그것에 소금을 쳐서 성결하게 하고
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.och gör därav rökelse, en konstmässigt beredd blandning, saltad, ren, helig.
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.og tilbered deraf en krydret Røgelse, som Salveblanderne laver den, saltet, ren, til hellig Brug.
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.theo phép hòa hương , chế ra một thứ hương , mặn , trong và thánh .
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.theo phép hòa hương, chế ra một thứ hương, mặn, trong và thánh.
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.Tu feras avec cela un parfum composé selon l`art du parfumeur; il sera salé, pur et saint.
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.und mache Räuchwerk daraus, nach der Kunst des Salbenbereiters gemengt, daß es rein und heilig sei.
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.zoals een zalfmenger dat ook doet, gezouten, zuiver en heilig.
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.Και θελεις καμει τουτο θυμιαμα, συνθεσιν κατα την τεχνην του μυρεψου μεμιγμενον, καθαρον, αγιον
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.И от тях да направиш, темян, смесен според изкуството на мироварец, подправен със сол, чист, свет.
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.и сделай из них искусством составляющего мастикурительный состав, стертый, чистый, святый,
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.ועשית אתה קטרת רקח מעשה רוקח ממלח טהור קדש׃
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.فتصنعها بخورا عطرا صنعة العطّار مملحا نقيا مقدّسا.
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.你 要 用 這 些 加 上 鹽 、 按 作 香 之 法 作 成 清 淨 聖 潔 的 香
Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.你 要 用 這些 加上 鹽 、 按 作 香 之 法 作成 清 淨聖潔 的 香
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Așa că cine este Dumnezeu, dacă nu marele păpușar sau protectorul tribal?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Čili kdo je Bůh, když ne velký loutkář, nebo ochránce kmene?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Dus wie is God, als hij niet de touwtjes in handen heeft, of zijn stam beschermt?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Entonces ¿quién es Dios, si no es el gran titiritero o protector de su tribu?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Kim więc jest Bóg, jeśli nie wielkim lalkarzem i nie obrońcą plemienia?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?만약 가장 훌륭한 꼭두각시 조종의 달인이나 부족의 보호자가 아니라면 하나님은 어떤 존재인가요?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Ma allora, chi é Dio, se non il grande burattinaio o il protettore tribale dei Cristiani?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Qui est Dieu, donc, si ce n'est pas le grand marionnettiste ou le protecteur tribal?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Vậy Chúa là ai, nếu không phải người giật dây hay người che chở con chiên của mình ?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Wer also ist Gott, falls nicht der große Strippenzieher oder Stammesbewahrer?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Ποιος είναι λοιπόν ο Θεός, αν όχι αυτός που κινεί τα νήματα ή ο φυλετικός προστάτης;
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?И така, кой е Бог, ако не е Господарят на марионетките, племенният вожд?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Кто же такой Бог, если не хозяин, дёргающий за нити марионеток, или феодальный покровитель?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?אז מיהו אלוהים, אם לא מפעיל בובות עצום, או המגן השבטי?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?إذا, من هو الرب إن لم يكن محرك عرائس عظيم أو حامي حمى القبيلة البشرية؟
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?神は悲劇を許容しているのかもしれません
Bir mekanik ustasıydı, bana alet kullanmayı o öğretti.초등학교 5학년까지 배우셨다네. 기계숙련공이어서 내게 공구들을 다루는 법을 가르쳐주셨어.
Bir mekanik ustasıydı, bana alet kullanmayı o öğretti.Dia adalah montir yang hebat, dan dia mengajarkan saya cara memakai perkakas.
Bir mekanik ustasıydı, bana alet kullanmayı o öğretti.Era mecanic şef şi m-a învăţat cum să folosesc uneltele.
Bir mekanik ustasıydı, bana alet kullanmayı o öğretti.Era un capomeccanico, e mi insegnò ad usare gli attrezzi.
Bir mekanik ustasıydı, bana alet kullanmayı o öğretti.Er war ein Meister in Mechanik und er lehrte mich, mit Werkzeug umzugehen.
Bir mekanik ustasıydı, bana alet kullanmayı o öğretti.Han var en mästerlig mekaniker och han lärde mig använda verktyg.
Bir mekanik ustasıydı, bana alet kullanmayı o öğretti.Hij was meester-monteur en leerde me werktuigen te gebruiken.
Bir mekanik ustasıydı, bana alet kullanmayı o öğretti.Il était mécanicien principal, et il m'a appris à utiliser les outils.
Bir mekanik ustasıydı, bana alet kullanmayı o öğretti.Műszerész mester volt, s megtanította nekem a szerszámok használatát.
Bir mekanik ustasıydı, bana alet kullanmayı o öğretti.Ήταν ένας εξαίρετος μηχανικός, και μου' μαθε πώς να χρησιμοποιώ εργαλεία.
Bir mekanik ustasıydı, bana alet kullanmayı o öğretti.Беше механик, и ме научи как да използвам инструменти.

İlgili Sayfalar