usta ile cümle

usta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.А сейчас позвольте мне закончить первую часть моего шоу кое-чем похитрее.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Междувременно, позволете ми да завърша първата част на моето шоу с нещо малко по-трудно.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Тим часом дозвольте мені закінчити першу частину мого шоу чимось цікавішим.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.בינתיים תנו לי לסיים את החלק הראשון של ההופעה שלי בכך שאעשה משהו קצת טריקי
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.في غضون ذلك، دعوني أختم لكم الجزء الأول من عرضي بفعل شيء ما بشكل أكثر حيلة.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.もう少しトリッキーなもので締めくくらせて下さい ボードにある一番大きな数字を取ります、8649
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.Cieszy mnie też to, czego nauczył mnie mój mistrz.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.Jag är glad för vad mästaren har lärt mig.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.Jeg er glad for det, som mesteren har lært mig.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.Olen iloinen mestarin opetuksista.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.Sono anche felice per ciò che il Maestro mi ha insegnato.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.Também estou feliz por aquilo que o Mestre me ensinou.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.También estoy contento por lo que me ha enseñado el maestro.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.Με χαροποιούν και αυτά που μου έμαθε ο δάσκαλος.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.И я рад тому, чему меня научил Мастер.
Bağışla beni, Usta.Excusez-moi, Patron !
Bağışla beni, Usta. Özür diledi, neden vuruyorsun? Sen de suçlusun.Nie przykro ci, ¿e uderzy³eœ ojca?
Bağışla beni, Usta.Простите, хозяин.
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Đừng có nói là quan hệ kiểu sư phụ và đệ tử gì đó nhé!
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Kalau ku memberitahuku itu hanya hubungan antara guru dengan muridnya, aku tidak bodoh!
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Ne me faites pas croire que c'est une simple relation enseignant-élève, je ne vous croirai pas.
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Ne próbálja elhitetni, hogy ez csak tanár-diák kapcsolat, mert nem veszem be.
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Non provare a convincermi che si tratta di un rapporto insegnante-allieva, non mi freghi.
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!!لو قلتِ لي بأنها مجرد علاقة بين المدرب و الطالبة , أنا لن أنخدع
Basma Ustalarının efsanevi becerilerinin harmanlanmasıyla oluşur.légendaires de ses maîtres monnayeurs.
Basma Ustalarının efsanevi becerilerinin harmanlanmasıyla oluşur.وتقنية النقش المتطورة، فضلاً عن المهارات الساحرة لمحترفي صك العملات.
Bebek figürüne de bakalım, bebeği saran kumaş ustaca ve itinayla boyanmış.A spójrz jaki świetlisty materiał spowija Marię-dziecko
Bebek figürüne de bakalım, bebeği saran kumaş ustaca ve itinayla boyanmış.É só um belo acabamento dado pelo artista bem à direita de Cristo pode-se ver uma figura levemente inclinada
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.A naplnil ho duchem Božím, moudrostí, rozumností i uměním všelijakého řemesla,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.a naplnil ho duchom Božím, múdrosťou a rozumnosťou a umením a to v každej práci,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.e o encheu do espírito de Deus, no tocante � sabedoria, ao entendimento, � ciência e a todo ofício,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.És betöltötte õt Istennek lelkével, bölcseséggel, értelemmel és tudománynyal minden mesterségben:
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.han har fylt ham med Guds Ånd, med visdom, med forstand og med kunnskap og med dyktighet til alle slags arbeid
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.Il l`a rempli de l`Esprit de Dieu, de sagesse, d`intelligence, et de savoir pour toutes sortes d`ouvrages.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.I napełnił go Duchem Bożym, mądrością, i umiejętnością wszelkiego rzemiosła;
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.in ga je napolnil z duhom Božjim, ki se kaže v modrosti, razumnosti in znanosti in v vsakršni spretnosti,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.하나님의 신을 그에게 충만케 하여 지혜와 총명과 지식으로 여러가지 일을 하게 하시되
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.L -a umplut cu Duhul lui Dumnezeu, duh de înţelepciune, pricepere, şi ştiinţă, pentru tot felul de lucrări.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.og fyldt ham med Guds Ånd, med Kunstsnilde, Kløgt og Indsigt i alskens Arbejde
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.und hat ihn erfüllt mit dem Geist Gottes, daß er weise, verständig, geschickt sei zu allerlei Werk,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.y lo ha llenado del Espíritu de Dios, con sabiduría, entendimiento, conocimiento y toda habilidad de artesano
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.και ενεπλησεν αυτον πνευματος θειου, σοφιας συνεσεως και επιστημης και πασης καλλιτεχνιας
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.и го изпълни с Божия дух в мъдрост разум, знание и всякакво изкусно работене,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.и исполнил его Духом Божиим, мудростью, разумением, ведением и всяким искусством,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.וימלא אתו רוח אלהים בחכמה בתבונה ובדעת ובכל מלאכה׃
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.وملأه من روح الله بالحكمة والفهم والمعرفة وكل صنعة
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.又 以 神 的 靈 充 滿 了 他 、 使 他 有 智 慧 、 聰 明 、 知 識 、 能 作 各 樣 的 工
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.又 以 神 的 靈充滿 了 他 、 使 他 有 智慧 、 聰明 、 知識 、 能 作 各 樣 的 工
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.A naplnil jsem ho duchem Božím, moudrostí a rozumností, i uměním všelijakého řemesla,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.A naplnil som ho duchom Božím, múdrosťou, rozumnosťou a umením, a to vo všelijakom diele,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.e o enchi do espírito de Deus, no tocante � sabedoria, ao entendimento, � ciência e a todo ofício,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.És betöltöttem õt Istennek lelkével, bölcsességgel, értelemmel és tudománynyal minden mesterséghez.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.I napełniłem go Duchem Bożym, mądrością, i rozumem, i umiejętnością we wszelakiem rzemiośle.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.in sem ga napolnil z duhom Božjim, ki se kaže v modrosti in razumnosti in znanosti in v vsakršni spretnosti,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.Je l`ai rempli de l`Esprit de Dieu, de sagesse, d`intelligence, et de savoir pour toutes sortes d`ouvrages,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.하나님의 신을 그에게 충만하게 하여 지혜와 총명과 지식과 여러가지 재주로
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.L'ho riempito dello spirito di Dio, perché abbia saggezza, intelligenza e scienza in ogni genere di lavoro
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.og fyldt ham med Guds Ånd, med Kunstsnilde, Kløgt og Indsigt i alskens Arbejde
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.y lo he llenado del Espíritu de Dios, con sabiduría, entendimiento, conocimiento y toda habilidad de artesano
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.και ενεπλησα αυτον πνευματος θειου, σοφιας και συνεσεως και επιστημης και πασης καλλιτεχνιας,

İlgili Sayfalar