usta ile cümle

usta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristote était ainsi très intéressé par l'observation du travail des artisans autour de lui.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristóteles estaba muy interesado en ver cómo trabajaban los artesanos a su alrededor.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristóteles mostrava muito interesse em observar como os artesãos à sua volta trabalhavam.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristoteles preto so záujmom pozoroval ako robotníci okolo neho pracovali.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristoteles s obrovským zaujetím pozoroval, jak pracovali řemeslníci kolem něho.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristoteles war also sehr interessiert daran zu beobachten, wie die Handwerker um ihn herum arbeiteten.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristoteles was daarom erg geïnteresseerd in hoe de ambachtslieden werkten.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristotle cảm thấy rất thú vị khi quan sát phương pháp làm việc của các thợ thủ công xung quanh ông ấy.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Arystoteles bardzo lubił obserwować rzemieślników podczas pracy.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Deci Aristotel a fost foarte interesat să urmărească modul în care lucrau meseriaşii din jurul lui.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Dunque, Aristotele era molto interessato a guardare come lavorassero gli artigiani intorno a lui.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Jadi, Aristoteles sangat tertarik untuk memperhatikan bagaimana para pengrajin yang bekerja disekeliling dia.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.아리스토텔레스는 주변의 공예가들이 어떻게 일하는지 지켜보는 것에 관심이 많았습니다.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Så Aristoteles var meget interesseret i at se hvordan fagmændene rundt om ham arbejdede.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Tehát, Arisztotelész nagyon érdeklődve figyelte, hogyan dolgoznak körülötte a mesteremberek.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Ο Αριστοτέλης ενδιαφερόταν για τον τρόπο που εργάζονταν οι τεχνίτες γύρω του.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Аристотелю было интересно смотреть, как работали ремесленники.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.И така Аристотел с интерес е наблюдавал как работят майсторите около него.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.והיכולת המוסרית לגלות מהו הדבר הנכון לעשות.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.لذا كان أرسطوا مهتماً جداً بمشاهدة كيف يقوم الحرفيون بأعمالهم
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.観察することに関心を持ち 彼らが- 予測もしていなかった
Artık "Usta" ya da "öğrenci ilişkisi yok.Det finns inget lärarband längre.
Artık "Usta" ya da "öğrenci ilişkisi yok.Enää ei ole opettajaa tai oppilaita.
Artık "Usta" ya da "öğrenci ilişkisi yok.I er jo ikke elever længere.
Artık "Usta" ya da "öğrenci ilişkisi yok.Il rapporto insegnante-alunno è finito.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.실제로 원숭이는 약 700회의 시도를 통해 이 기술을 숙달하였습니다.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.Con khỉ đạt được kĩ năng đó sau 700 lần thử.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.De aap kreeg de taak onder de knie na ongeveer 700 praktijkoefeningen.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.Der Affe meisterte diese Aufgabe auch in ca. 700 Praxisversuchen.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.El mono en realidad dominó la tarea en aproximadamente 700 intentos de práctica.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.En fait, le singe a maîtrisé la tâche après environ 700 essais.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.La scimmia ha superato il compito in circa 700 tentativi.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.Maimuța a reușit să stăpânească tehnica din aproape 700 de încercări.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.O macaco dominou a tarefa em cerca de 700 tentativas.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.Po ok. 700 próbach małpie udało się opanować tę umiejętność.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.Мавпа опанувала цю навичку після приблизно 700 навчальних спроб.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.Маймунката всъщност е усвоила задачата след около 700 опита.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.Обезьяна действительно научилась этому через примерно 700 практических попыток.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.הקוף הצליח לשלוט במשימה הזו לאחר כ 700 ניסיונות.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.القرد أتقن المهمة بالفعل في خلال حوالي 700 محاولة.
Aslında maymun, yaklaşık 700 uygulama denemesinde görevde ustalaştı.その課題をできるようになりました 最初は全くできませんでした
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.En attendant, laissez-moi conclure la première partie de mon spectacle avec un petit quelque chose d'épineux.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Entretanto, vou concluir a primeira parte do meu espetáculo fazendo uma coisa um pouco mais difícil.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.I mellemtiden, så lad mig afslutte den første del af mit show ved at gøre noget lidt vanskeligere.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Intre timp, as termina prima parte a spectacolului meu prin a face ceva mai greu.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.그 사이에, 좀 더 교묘한 계산으로 이 쇼의 첫 번째 부분을 마무리 하도록 하죠.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Közben hadd zárjam le a show első részét egy trükkösebb mutatvánnyal.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Laat me ondertussen het eerste deel van mijn show afsluiten door iets ingewikkelders te doen.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Lúc này, hãy để tôi kết thúc phần đầu tiên của buổi biểu diễn bằng cách làm một cái gì đó khó hơn một chút.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Medtem pa naj zaključim prvi del predstave z nečim še malo težjim.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Mezitím, zkusme vyzkoušet něco jiného z první části našeho programu, a uděláme to trochu zajímavější.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Mientras tanto, permítanme concluir la primera parte de mi espectáculo con algo un poquito más difícil.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Nel frattempo, fatemi finire la prima parte dello spettacolo con qualcosa di più complicato.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Sementara itu, mari saya akhiri bagian pertama pertunjukkan saya dengan melakukan sesuatu yang lebih cerdik.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Sillä välin, päätetään esitykseni ensimmäinen osa tekemällä jotain hieman haastavampaa.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Tymczasem, chciałbym zakończyć pierwszą część przedstawienia czymś bardziej skomplikowanym.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Under tiden vill jag avsluta den första delen av min föreställning genom att göra något lite krångligare.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Währenddessen, lassen Sie mich den ersten Teil meiner Show mit etwas Schwierigerem abschließen.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Zatiaľ ukončime prvú časť mojej šou tým, že urobím niečo zložité.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Στο μεταξύ, ας κλείσω το πρώτο μέρος της παράστασής μου κάνοντας κάτι πιο περίπλοκο.

İlgili Sayfalar