usta ile cümle

usta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Piaget daha sonra, değerli saat ustalığının simgesi olan manşet saatini piyasaya sürer.In seguito, Piaget lancia l'orologio polsino, simbolo dell'orologeria preziosa.
Yazar, 1994 yılında Mystery Writers of America tarafından Grand Master (Büyük Usta) olarak isimlendirildi.Nel 2003 viene premiato con il Mystery Writers of America Grand Master.
Yirmi yaşlarında Güney Kafkasya ve çevredeki bölgelerde iyi tanınan bir tar ustası olmuştu.A metà degli anni 1920 era già un noto suonatore di tar nel Caucaso meridionale e nelle regioni limitrofe.
Oysa usta biniciler yalnızca ayağın tarak kemiği hizasından üzengiye basarlar.Sfortunatamente, tutto quello che gli scienziati riuscirono a trovare fu un singolo osso del piede.
Ustaşa sembolüStatu nascenti.
1950'de kendisine Uluslararası Büyük Usta unvanı verildi.Nel 1950 gli fu attribuito il titolo di Maestro Internazionale.
Anne, usta keşişten kızını iyileştirmesini ister.Angelica prega affinché la sorella possa guarire.
Bu atölyeye ait ustalar Roma’ya kadar gitmiş ve burada eserler vermişlerdir."Il disco è stato prodotto a Roma e ho anche deciso di trasferirmi li.
Gece Nöbetçileri'nin yeminli üstadı.Karl è un attendente dei Guardiani della notte.
Aynı zamanda kılıç konusunda da ustaydı.Ha anche una spada.
Bu nedenle yakın dövüş savaşçılarına karşı ustadırlar uzak mesafeden büyü ile saldırı yapabilirler.In generale cerca di evitare gli scontri con altri maghi a causa dell'avanzata età.
Bolobo: Doğa elementinin ustasıdır.Brute: usa le abilità dell'elemento Natura.
Dövüş sanatlarında usta olduğu bilinmektedir.È esperta di arti marziali.
Ayrıca kocasırlıların büyük çoğunluğu inşaat ustasıdır.Malgrado ciò, la stragrande maggioranza dei sostenitori sono credenti.
25 Haziran 1975), Rus satranç büyük ustası.(Mosca, 27 novembre 1955), è uno scacchista russo.
Bu şampiyonu yenen eğitmen Pokémon Ustası (Pokémon Master) ve yeni şampiyon olur.Il sogno del ragazzo è quello di sconfiggere la Lega Pokémon e diventare il miglior allenatore di Pokémon.
Bazı Jedi ustaları bir Padawan'dan fazlasını alırlar.Le famiglie possono avere più di un bodaiji.
Orbit şarkıları "ustaca" buldu.La cantante ha detto che le voci erano "stupide".
Şairliğin yanı sıra ok atmada, kılıç ve tüfek kullanmada ustalaştı.È molto bravo nell'uso delle spade e delle lance.
Mesajında "Ustaşa hareketinin temeli dindir.«Crede fermamente nel valore della sorpresa.
Shao Kahn Kitana'yı usta bir suikastçi ve koruması olarak yetiştirmeye karar verdi.Shao Kahn adotta Kitana come sua figlia addestrandola all'arte dell'assassinio.
Bu sırada Usta Yoda içeri girer ve eski Padawan'ı ile bir düello yapar.Ivan ritrova i suoi amici e ingaggia un lungo duello con Idolo.
Her ırkın kendi eşsiz birlikleri ve usta birlikleri vardır.Ogni razza ha il suo tipo specifico di unità con abilità uniche.
"Çağın Örtüsünü Kaldıran Denemeler", Bülent Usta, Milliyet Kitap, Nisan 2008 .Memory formation: The big sleep, The Economist, aprile 2008.
Jason Statham (Lee Christmas): Bıçak atışlarında ustadır.Jason Statham è Lee Christmas, il secondo al comando, abilissimo tiratore con i coltelli.
Kendisi aynı zamanda usta bir roman yazarıydı. ^Fu anche uno scrittore di novelle dell'epoca.
Bunlar, binanın inşaatında çalışan taş ustaları ve çeşitli zanaatkârlardır.Sono evidenti le varie fasi di costruzione dell'edificio.
Apaçiler çöl ve kanyonlarda mücadelede oldukça başarı göstermiş ve ustalaşmışlardı.Gli Apache invece praticavano l'arte della guerra prevalentemente in zone desertiche e in presenza di canyon.
Türkiye'nin ilk soyut resim ustalarındandır.A Roma risalgono i primi lavori di pittura.
Mekanik ustası dükkânı saat 7'de açıyor.Механик открывает свою мастерскую в семь часов.
Usta iş yerini saat yedide açar.Механик открывает свою мастерскую в семь часов.
İşinin ehli bir usta ekipmanına ihtimam göstermek zorundadır.Хороший специалист должен беречь технику.
Demir ustası ücreti talep etti.Кузнец требовал оплаты.
Ali'nin dedesi çini ustasıydı.Дед Али занимался росписью по плитке.
Evlerinde nakış işlemekte ustadırlar.Их жилища рассыпались в прах.
Ancak ustaşalar ölmeye mahkûmların akraba olması halinde birbirini öldürmeye zorladılar.Как поступили с прахом, родственники умолчали.
İtalyan büyük usta Turati ile maçı sırasında bir sinir krizi geçirir.Во время турнира с итальянским мастером Турати у него происходит нервный срыв.
Hanım, usta'ya sarılırken ona "Sen olmayı seviyorum" demiştir.Когда Мисси обнимает Мастера, она говорит: «Мне нравилось быть тобой».
2009 Dünya Ustalar Oyunları 28,676 katılımcıyla rekor kırdı.Во Всемирных играх ветеранов спорта в 2009, участвовало рекордные 28 676 участников.
Uluslararası satranç büyük ustası.Международный мастер по шахматам.
Ustalığının sırrını kendisiyle birlikte mezara götürdü.Он забрал большинство своих секретов с собой в могилу.
Griffin Turner: Hız elementinin ustasıdır.Гриффин Тёрнер — мастер Скорости.
John Simm'in Usta'sı sonunda affedilemez davrandı ama yedi yıl önceki ahmak değildi.Мастер Джона Симма — безжалостный мерзавец до мозга костей, но не псих, которым он был семь лет назад.
Sadece çok usta aşçılar pişirebilir.Готовить умеет только макароны.
Bu sırada Usta Yoda içeri girer ve eski Padawan'ı ile bir düello yapar.В этот момент прибывает Йода и вступает в поединок с Дуку, своим бывшим падаваном.
Profesör, adının Usta olduğunu söyler.Хозяин знал, как назвать своего коня.
Mezarlıktan çıktıktan sonra Üstat Luwin (Donald Sumpter), Bran'i babasının idamı için bilgilendirir.Когда они выходят из склепа, мейстер Лювин (Дональд Самптер) сообщает Брану о казни его отца.
Derek Jacobi Usta'nın televizyonda görünen beşinci, John Simm altıncı versiyonunu oynamıştır.Дерек Джейкоби играет пятую версию Мастера, с которым Доктор столкнулся на экране, а Джон Симм — шестую.
Ramsey, bir dövüş sanatları ustasıdır.Рэмси занимается боевыми искусствами.
Louvre'u ziyaret etmek için Paris'e geldiğinde, pek çok ressamın eski ustaları taklit ettiğine tanık oldu.В Париже посещал Лувр с целью копирования картин старых мастеров.
Anne, usta keşişten kızını iyileştirmesini ister.Ингу умоляла принца вылечить малыша.
Usta tarafından Doktor'un on ikinci ve son yüzü arasındaki karanlık tarafının karışımı olarak tanıtılmıştır.Он предстал в виде воплощения тёмных черт Доктора между его двенадцатой и последней инкарнациями.
Burada, bazı usta ressamların tablolarını bu ressamların hayranları için tekrar çizdi.Ныне учёные повторно приписали некоторые картины этим ученикам.
Pek çok usta isimlere beste verdi.У нескольких солдат удалось выяснить имена.
Rochedale'de bu taşeron ustalara iş sağlayan ve üretilen kumaşları satan pek çok tüccara bulunmaktaydı.В Рочестере до сих пор живут и работают некоторые проститутки, обслуживавшие Шоукросса.
Ustası Molla İbrahim’dir.Один из них — Малла Ибрагьим.
Jedi Ustası Yoda’nın ise bu konuda hala şüpheleri vardır.Но его коллега Джаст сомневается в этом.
Bu ustaların konserlerinde onlarla beraber çaldı.Был с ней ни раз на концертах рок-групп.
"Sende çok diliyorum, Ustaları hor görüp küçümseme."Дайте мне переждать, пока не увидите достоинства или недостатки его».
Luke ve R2-D2 Üstat Yoda'nın yaşadığı gezegene, Dagobah'a gider.В это время Люк с R2-D2 приземляются на болотах планеты Дагоба, где встречают Йоду (Карл).

İlgili Sayfalar