Ana içeriğe geç
Sözlük

ur ile cümle

ur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu enzim midede üretilir.This enzyme is produced in the stomach.
Fabrikamızda ticari eşya üretilir.In our factory, goods are produced.
Bu ürünü çocukların erişemeyeceği bir yerde saklayın.Keep this product out of children's reach.
Hayalet kasabalar ürperticidir.Ghost towns are creepy.
Laboratuvarda ilaç üretebilir misin?Can you produce medicines from the laboratory?
Ürünlerin eksikliği o bölgedeki açlığın ana nedeniydi.The failure of the crops was the major cause of starvation in that region.
Ürün kutudan çıkarılmadı.The product was not taken out of the box.
Tom lastik üretimi üzerine çok iyi bir kitap yazdı.Tom has written a very good paper on the production of rubber.
O, pazartesi günü Urumqi'ye gitti ve ertesi gün buraya geri geldi.He went to Urumqi on Monday and came back here the next day.
Bir tek kişi umduğumdan daha çok et üretir.A single person produces more meat than I expected.
O, deniz ürünlerini seviyor.He likes seafood.
Tom deniz ürünlerini sever.Tom likes seafood.
Mary deniz ürünlerini seviyor.Mary likes seafood.
Biz deniz ürünlerini seviyoruz.We like seafood.
Onlar deniz ürünlerini seviyorlar.They like seafood.
Fiyatları düşürülen ürünler, iade edilebilir değildir.Products, whose prices have been reduced, are not returnable.
Bu şirket, yüksek kaliteli üretimi ile ünlüdür.This company is famous for its high-quality production.
Bu ürpertici olurdu.That would be creepy.
Bu çok ürkütücüydü.That was so creepy.
Bu tüyler ürpertici oluyor.This is getting creepy.
Neden bu kadar ürkeksin?Why are you so jumpy?
Sen o ülkenin ürünlerini boykot ettin.You boycotted merchandise from that country.
Bu gerçekten çok ürpertici.It's just so creepy.
Tom sırtından aşağı inen bir ürperti hissetti.Tom felt a chill go down his back.
Tom omurgasına giden bir ürperti hissetti.Tom felt a chill go up his spine.
Tom bir spor ürünleri mağazasına sahip.Tom owns a sporting goods store.
Üretimi artırmak için bir karar aldık.We made a resolution to increase production.
Satıcı onun ürününü satmak için bazı abartılı iddialar ortaya attı.The salesman made some exaggerated claims in order to sell his product.
Çin dünyanın en büyük kömür üretici ve tüketicisidir.China is the largest producer and consumer of coal in the world.
Güneş panelleri elektrik üretir.The solar panels generate electricity.
O beni öptüğünde bir ürpertinin omurgamdan aşağı indiğini hissettim.When he kissed me, I felt a shiver run down my spine.
Eğitim insanlar gibi davranan makineler yapar ve makineler gibi davranan insanlar üretir.Education makes machines which act like men and produces men who act like machines.
Kağıt üretimi uzun bir süre için devlet sırrı olarak kaldı.Paper production remained a state secret for a long time.
Uranüs güneşten yedinci gezegendir.Uranus is the seventh planet from the Sun.
Uranüs Neptün'e benzer.Uranus is similar to Neptune.
Dickens çok üretken bir yazardı.Dickens was a very prolific writer.
Üretim artarsa ​​fiyatların düşeceğini iddia ediyorlar.They claim that prices will go down if production increases.
Kırmızı fiyat etiketi ile ürünler satışa sunulmuştur.Items with a red price tag are on sale.
Walt, Soğuk Savaş'ın bir ürünüdür.Walt is a product of the Cold War.
Toptan konserve ürünler alırım.I buy canned goods in bulk.
Tüylerimi ürpertiyorsun.You're giving me the creeps.
Bu, tüylerimi ürpertiyor.It gives me the creeps.
Bu yer tüylerimi ürpertiyor.This place gives me the creeps.
Tom ürkek değildir.Tom isn't timid.
Gürültü Tom'u ürküttü.The noise startled Tom.
Sen üretken misin?Are you productive?
En azından bir gün daha Urfa'da kalacağım.I will stay in Urfa for at least another day.
Biz geniş bir ürün yelpazesi satarız.We sell a wide range of products.
Tom'un deniz ürünlerine alerjisi vardır.Tom is allergic to seafood.
Tom deniz ürünlerine karşı alerjiktir.Tom is allergic to seafood.
Tom'un kabuklu deniz ürünlerine karşı alerjisi vardır.Tom is allergic to shellfish.
Burada Urduca konuşan birini tanıyor musun?Do you know anyone who speaks Urdu over here?
Burada Urduca konuşan birini biliyor musun?Do you know anyone who speaks Urdu over here?
Biz palmiye şarabı üretiyoruz.We produce palm wine.
O fabrika, bilgisayar üretimi içindir.That factory is for the manufacture of computers.
Bu sincap ürkek değil.This squirrel is not shy.
Tom'un sincabı hiç ürkek değil. Hatta o burnumun dibinden fındık çaldı.Tom's squirrel is not shy at all. He even stole nuts from right under my nose!
O ona ürperti verdi.She gave him the creeps.
Colonia ülkenin güney-batısında yer alan bir Uruguaylı bölgedir.Colonia is a Uruguayan department situated in the south-west of the country.
Seni ürküttüğüm için özür dilerim.I'm sorry I startled you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ur ile cümle - Sayfa 8 - ur kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App