Ana içeriğe geç
Sözlük

ur ile cümle

ur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Gerekli tüm ürünleri çabucak al.Quickly buy all required items.
Ülkede her gün tonlarca çöp üretilir.Tons of waste are produced every day in the country.
Tom tüyler ürpertici.Tom is creepy.
Sen tüyler ürperticisin.You're creepy.
Veganlar günlük yaşamlarında, hayvansal ürünler, ya da yan ürünler kullanmazlar.Vegans do not use animal products, or by-products, in their everyday lives.
Onunla konuşmaktan ürkme.Don't be afraid to talk to him.
Tüyler ürpertici şekilde davranıyorsun.You're acting creepy.
Çok ürkeksin.You're very timid.
Şu anda hangi ürünler satışta?What products are currently on sale?
Tom'un özel ürünü nedir?What's Tom's specialty?
Tom ürpertici değil.Tom isn't creepy.
Deniz ürünlerini seviyorum.I like seafood.
Tüyler ürperticiydi.It was creepy.
Bu çok ürkütücü.It's too creepy.
Bu soğuk hava benim tüylerimi ürpertiyor.This cold weather gives me goosebumps.
Yerel ürünlerin reklamı yerel kelimelerin kullanılmasını gerektirebilir.Advertising local products might require the use of local words.
İngiltere, İspanyol ürünü ithal ediyor.England imports Spanish produce.
İş kar üretmedi.The business didn't produce a profit.
Bunun ürpertici olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think it's creepy?
Tom adeta tüyler ürpertici.Tom is kind of creepy.
Bu ürün yerel tüketim için kullanılmalıdır.This product shall be used for local consumption only.
O biraz ürpertici.That's kind of creepy.
Onlar otomobil üretmek için büyük bir tesis inşa ettiler.They built a large plant to manufacture automobiles.
Neden hepinizin bu kadar ürkek olduğunu bilmiyorum.I don't know why you're all so jumpy.
Babası bir bira üreticisi.Her father is a brewer.
Bu şirket güvensiz ürünleri sattı.This company sold unsafe products.
Amonyak çoğunlukla temizlik ürünlerinde bulunur.Ammonia is often found in cleaning products.
Nükleer enerji santralleri, ısı üretmek için uranyum fizyonuna dayanır.Nuclear power plants rely upon the fission of uranium to generate heat.
Urumçi, Kaşgar'dan bile daha soğuk.Urumqi is even colder than Kashgar.
Umarım üretken bir gün geçirdiniz.I hope you had a productive day.
Bu, bigisayar tarafından üretilmiş.It's computer-generated.
İman olmayan bir kişi ürkütücüdür.A person without faith is frightening.
Şirket, kusurlu ürünleri geri çağırdı.The company recalled the defective products.
Metrik sisteme dönmeye üreticileri tarafından karşı çıkıldı.Conversion to the metric system was opposed by tool manufacturers.
Kahve, bu ülkenin en önemli ürünlerinden biridir.Coffee is one of this country's most important products.
Bu ülkenin en önemli ürünlerinden biri kahvedir.One of this country's most important products is coffee.
Bu ürünlerin çoğu yerli.Most of these products are domestic.
Bal, arılar tarafından üretilir.Honey is produced by bees.
Almanya dünyadaki en büyük peynir üreticilerinden biridir.Germany is one of the largest cheese producers in the world.
Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en büyük peynir üreticisidir.The United States is the largest producer of cheese in the world.
Odun, kağıt üretimi için bir hammaddedir.Wood is the raw material for making paper.
Süper iletken mıknatıslar, yoğun manyetik alanlar üretebilir.Superconducting magnets can produce intense magnetic fields.
İnsan, çevresinin bir ürünüdür.Man is a product of his environment.
FIFA Dünya Kupasının ilk kazananı Uruguay'dı.The first winner of the FIFA World Cup was Uruguay.
Sonra İsa, Yahya tarafından vaftiz edilmek için Celile'den Ürdün'e geldi.Then Jesus came from Galilee to the Jordan to be baptized by John.
Mağazamız bu üründe tekel olmuş durumda.Our store has a monopoly on this item.
Onlar ürpertici olduğunu söyledi.They said it was creepy.
Tom beni ürkütüyor.Tom creeps me out.
Eğilim her zaman daha az işçi kullanarak daha fazla ürün üretmektir.The trend is always to produce more products using fewer employees.
Deniz ürünleri yemeyi severim.I like eating seafood.
Ben gerçekten deniz ürünlerini severim.I really like seafood.
Tom'un kolunda bir uru var.Tom has a growth on his arm.
Sen gerçekten tüyler ürperticisin, biliyorsun.You really are creepy, you know.
Kral Arthur'un kılıcı Excalibur, Avalon adasında üretildi.King Arthur's sword Excalibur was forged on the island Avalon.
Urumqi'den gelen uçak var.There's the plane from Urumqi.
Ürün yanlış etiketlendirildi.The product was mislabelled.
Üretim, kullanım için değil, kâr için sürdürülür.Production is carried on for profit, not for use.
Gördüğüm son şey, onun ürkütücü yüzüydü.The last thing I saw was his spooky face.
Minas Gerais'teki ananas üretimi çok arttı.Pineapple production in Minas Gerais grew a lot.
Tom'un süt ürünlerine karşı alerjisi var.Tom is allergic to dairy products.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ur ile cümle - Sayfa 7 - ur kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App