unvan ile cümle
unvan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sinodun kayıtlarında, Tatikios'a protoproedros saray unvanı verildiği yazmaktadır.I nedtegnelsene fra denne synoden fikk Tatikios tittelen protoproedros.
Ölümünden sonra Dengyō Daishi (伝教大師) unvanını aldı.Etter sin død ble han posthumt tildelt tittelen Dengyō Daishi (伝教大師).
Ayrıca 1979 ile 1997 yılları arasında Jamaika'nın kadın sporcu unvanını 15 yıl taşımıştır.Hun har fått utmerkelsen Årets kvinnelige idrettsutøver på Jamaica 15 ganger mellom 1979 og 1997.
Bu unvanı 1972 yılında Reykjavik'te yenildiği Bobby Fischer'e devretti.Han beholdt tittelen til 1972, da han ble beseiret av amerikaneren Bobby Fischer i Reykjavík.
Şehzade, padişah oğullarına ve onların erkek çocuklarına verilen unvandır.Den avdødes sønner skulle motta kun de rikdommer og eiendommer som deres far hadde avsatt til dem.
Babasının unvanının kendisinin ardıllığını belirtmek amaçlı olduğu düşünülmektedir.Morens råd viser seg å være akkurat det han trengte.
WrestleMania XXVI'de Show ve Miz, unvanını bir daha korumak için John Morrison ve R-Truth'u yendi.På WrestleMania XXVI, beseiret Show og Miz, John Morrison og R-Truth å beholde tittelen igjen.
Kilise 1874'ten 1876'ya kadar Dünya'nın en yüksek yapısı unvanına sahip olmuştur.Kirken var mellom 1647 og 1874 verdens høyeste byggverk.
Bu zaferleri kutlamak için Aurelian, Germanicus Maximus unvanına kefil oldu.For å feire disse seirene ble Aurelianus gitt tittelen Germanicus Maximus.
Haziran 1938'de tezini verip Princeton’dan Felsefe Doktoru unvanını kazandı.I juni 1938 fikk han sin PhD fra Princeton.
1988'de II. Elizabeth tarafından şövalye unvanı verildi.Han ble slått til ridder av dronning Elizabeth II i 1988.
York dükü Birleşik Krallık'ta kullanılan asalet unvanlarından biridir.Hertug av York er en tittel i Det forente kongerikes høyadel.
Kahire'de kurulmuş ilk camidir ve şehre "bin minareli şehir" unvanının verilmesine sebep olmuştur.Dette var den fremste moskéen i det nye Kairo, en by som senere er blitt kalt «byen med tusen minareter.»
Reichsführer unvanı öncelikle Joseph Berchtold tarafından 1926 yılında oluşturuldu.Tittelen ble først innført i 1926 av Joseph Berchtold.
Kazananlar 2009 Rusya Şampiyonu unvanını almıştır..Med Zvezda vant hun også den russiske cupen i 2009.
1998: Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanı.1998: Ernæringsprisen, delt ut av Statens ernæringsråd.
Ancak kral unvanıyla bahsedilmez.Navnet til storkongen nevnes ikke.
Ertesi gün İrlanda'ya iniş yaptığında bunu başaran ilk kadın pilot unvanını almış oldu.Det er usikkert når den første misjonæren kom til Irland.
1933 yılında yardımcı doçent, 1939 yılında ise profesör unvanını elde etti.Først i 1939 fikk han en vitenskapelig assistent.
Grace Kelly Monako Prensi III. Rainier ile evlenerek Monaco Prensesi unvanını almıştır.Grace Kelly var forlovet med fyrst Rainier III av Monaco, og planla å legge opp som skuespillerinne.
Bu başarı ona İtalya'da Yılın antrenörü unvanını kazandırdı.Med denne prestasjonen ble han kåret til årets trener i Danmark.
1705'te şövalyelik unvanı aldı.Han ble utnevnt til kanselliråd i 1705.
Büyük olasılıkla bu isim, bu anlayışın sonucu bir unvan olarak verilmiştir.Antagelig er det isteden en forveksling av navn som har ført til denne fortellingen.
O Doktor unvanını aldı.Han fikk sin Ph.
Bulgar hükümdarı "çar" unvanını almış ve Bulgar Kilisesi'nin başına da patriklik statüsü verilmiştir.Det samme ble den bulgarske herskerens keisertittel og den bulgarske kirkens overhodets tittel som patriark.
1773’te kont unvanı almıştır.I 1773 fikk de bystatus.
Kendisine Britannicus unvanı verildi ancak bu unvanı oğlu adına kabul etti ve kendisi hiçbir zaman kullanmadı.Han tok imidlertid i mot denne hedersbetegnelsen på vegne av sine sønner, da han aldri selv benyttet navnet.
Sabiha Gökçen, dünyanın ilk kadın savaş pilotu unvanının almıştır.Flyplassen er oppkalt etter Sabiha Gökçen, verdens første kvinnelige jagerpilot.
Praetorian Prefect, Roma İmparatorluk muhafızlarının liderine verilen bir unvandır.Pretorianergarden (latin: praetoriani) var en spesialstyrke av livvakter brukt av romerske keisere.
Bu unvanı halen korumaktadır.Denne er fortsatt bevart.
1887'de ordinaryüs profesör unvanı aldı.I 1887 publiserte dr.
1992'de Satranç Büyükustası unvanını aldı.Han ble stormester i sjakk i 1992.
1922'de Moskova Konservatuvarında profesör unvanını aldı.I 1952 ble han professor ved Konservatoriet i Moskva.
Fischer'ı reddeden FIDE, unvan maçı yapılmadığı halde Karpov’u yeni Dünya Şampiyonu ilan etmiştir.Karpov ble dermed utropt til ny verdensmester uten kamp.
Bu unvanın kime ait olduğu tartışmalıdır.Et av stridspunktene gjelder hvem som skal stå for tildeling.
Bazı krallar sadece vekillik alarak kral unvanıyla yönetirken bazıları kendi isimleriyle yönetti.Noen dronninger påtok seg også fullt kongelig tittelatur og regjerte i sitt eget navn.
Avrupa terminolojisinde Baron ile Kont arasında yer alan bir asalet unvanıdır.Den rangerer mellom greve og baron.
1998 yılında Almanya'da en yakışıklı kişi unvanını aldı.I 1998 prøvde den storvokste målvakten lykken i Europa igjen.
Haseki sultan unvanı ancak padişahtan çocuk doğuran cariyelere verilirdi.Mohn så likevel med bekymring på deler av praksisen med barnearbeid.
2013'te profesör unvanı aldı.I 2013 fikk han tittelen professor.
Bu unvan her iki cinsiyet için de kullanılabilir.Det er dekning for at det har vært brukt om begge kjønn.
Imparator Gojong Kore'nin bagimsizligini göstermek için bu unvanı üstlendi.Gojong tok tittelen keiser for å understreke Koreas uavhengighet.
Kendisine Hristiyanlar tarafından aziz unvanı verilmiştir.At vi må bli verdige til Kristi løfter.
Bu unvan onu Engizisyon baskısından kurtararak rahat rahat çalışmasını sağladı.Boksingen bidrog til at han raskere kom ut av fengselstilværelsen.
Short şöyle konuşmaktadır: "Aptal unvanlardan vazgeçin."Short berkata: "Hapuskan saja gelar yang bodoh itu."
Fransa kraliçesi unvanı ile İkinci Haçlı Seferi'ne katılmıştı.Sebagai Ratu Prancis, ia ikut serta di dalam Perang Salib Kedua.
9 Ocak 400 tarihinde Eudoksia'ya "Augusta" unvanı verilmiştir.Pada tanggal 9 Januari 400, Eudoxia secara resmi diberi gelar Augusta.
Sophia da unvanını korudu ve sarayın bir bölümünü kendisi için tutmaya devam etti.Sofia juga mempertahankan pangkatnya dan terus memegang bagian dari istana untuk dirinya sendiri.
Volusianus, Sezar unvanını aldı ve Princeps Juventutis olarak adlandırıldı.Volusianus diangkat sebagai Caesar dan Princeps Juventutis.
Ayrıca Meksika'nın Bayrağını Tasarlayan ilk kişi olma unvanına sahiptir.Dia dicatat sebagai perancang bendera Meksiko yang pertama.
Ejderhaların kanı ile bu unvan elde edilebilmektedir.Kemampuan ini juga bisa diperoleh dengan mencicipi darah naga.
Bu unvanı Nikia (İznik) konsülü ile İsa'ya verilmiştir.Dalam hal ini, Kristus menyatakan diri-Nya dalam segala keagungan dan kekuasaan-Nya.
Müzakereler başarısız oldu çünkü Fletcher Fyodor'a iki unvanını atlayarak hitap etmişti.Negosiasi tersebut gagal karena Fletcher menyapa Feodor tanpa menyebut dua gelarnya.
Kendisinden önce bu unvanın sahibi 66 yaşında oscar kazanan Charles Coburn'dü.Pemenang tertua sebelumnya adalah Charles Coburn, yang berusia 66 tahun pada saat kemenangannya.
Ino, halka açık bir törenle İmparatoriçe ilan edildi ve Augusta unvanı aldı.Ino diproklamasikan sebagai Permaisuri dalam upacara publik dan menerima pangkat Augusta.
Roma'da Herennius tahtın varisi olarak ilan edildi ve princeps iuventutis (gençliğin prensi) unvanını aldı.Di Roma, Herennius dinyatakan sebagai pewaris tahkta dan mendapat gelar princeps iuventutis (pangeran muda).
Hacası Nasih (Nasühi) Efendi tarafından kendisine "Yektâ" unvanı verildi.Maka TUHAN membangkitkan hakim-hakim, yang menyelamatkan mereka dari tangan perampok itu.
Hindistan'lı Viswanathan Anand turnuvayı kazandı ve Dünya Satranç şampiyonluğu unvanını elde etti.30 - Viswanathan Anand dari India memenangi Kejuaraan Dunia Catur tanpa kalah sekalipun.
Çareviç (Russian: Царе́вич, Çareviç) Çar'ın oğullarını belirtmek için kullanılan bir Slavyan unvanıdır.Tsarevich (bahasa Rusia: Царе́вич, IPA: ) adalah gelar Slavia yang diberikan kepada anak Tsar.
Septimius Severus küçük oğlunu yatıştırmak için 209'da Geta'ya Augustus unvanı verdi.Untuk menenangkan anaknya yang lebih muda, Septimius Severus memberi Geta gelar Augustus di 209.