un ile cümle

un kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Ne söylersen söyle, Tom'un iyi bir adam olduğunu sanmıyorum.No matter what you say, I don't think Tom is a nice guy.
Tom'un planlarını değiştirmek için belki bir şey oldu.Maybe something happened to change Tom's plans.
Mary Tom'un üvey annesidir.Mary is Tom's stepmother.
Mary Tom'un üvey kızıdır.Mary is Tom's stepdaughter.
Tom'un tekrar yürüyebilip yürüyemiyeceğini söylemek için çok erken.It's too early to tell if Tom will be able to walk again.
Tom'un Harvard'a girmesi mümkündür.It's possible that Tom will get into Harvard.
Tom'un Mary'yi çamaşırlarını onun için yıkaması konusunda ikna edebilmesi mümkündür.It's possible that Tom was able to convince Mary to do his laundry for him.
Tom'un lavaboyu nasıl açacağını bilmemesi mümkündür.It's possible that Tom doesn't know how to unclog a sink.
Tom'un birini öldürebileceğine inanmak zor.It's hard to believe that Tom could murder someone.
Tom'un biraz zamanını alacak, fakat sonunda Mary'nin üstesinden gelecek.It'll take Tom some time, but eventually he'll get over Mary.
Tom'un sağlık problemlerini sana anlatmak etik olmazdı.It would be unethical for me to tell you about Tom's medical problems.
Tom'un Mary'ye ne duyması gerektiğini söylemesi kolay değildi.It wasn't easy for Tom to tell Mary what she needed to hear.
Tom'un oradan çıkmasının zamanı çoktan gelmişti.It was high time that Tom got out of there.
Tom'un boynunu sıkma dürtüsüne karşı koymak zordu.It was hard to resist the impulse to wring Tom's neck.
Tom'un toplantıya gelmediği hakkında haklıymışım gibi görünüyor.It looks like I was right about Tom not showing up for the meeting.
Tom'un kıt kanaat geçinmesi kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to make ends meet.
Tom'un tekrar nasıl yürüyeceğini öğrenmesi kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to learn how to walk again.
Tom'un büyük ailesini desteklemek için yeterli para kazanması kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to earn enough money to support his large family.
Tom'un Mary'nin sağlık problemleri ile ilgilenmesi kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to deal with Mary's health problems.
Tom'un orada sıcak karşılanmadığını farketmesi uzun zaman almadı.It didn't take Tom long to realize he wasn't welcome there.
Tom'un sarhoşken araba sürmekten tutuklanması beni hiç şaşırtmadı.It didn't surprise me at all that Tom got arrested from drunken driving.
Tom'un Mary'ye yapacağını söylediği şeyi yapmaması beni hiç şaşırtmadı.It didn't surprise me at all that Tom didn't do what he'd told Mary he was going to do.
Tom'un bir avukat tutamaması beni hiç şaşırtmadı.It didn't surprise me at all that Tom couldn't afford a lawyer.
Tom'un eşyaları kara borsadan aldığını işittim.I've heard that Tom buys things on the black market.
Tom'un çılgınca bir şey yapmayacağından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom won't do anything crazy.
Tom'un evinin içini görmek isterim.I'd love to see inside Tom's house.
Tom'un yerinde olmak istemem.I wouldn't like to be in Tom's shoes.
Tom'un yüzemiyeceğini asla tahmin etmezdim.I would never have guessed that Tom couldn't swim.
Tom'un o kadar iyi Fransızca konuşabileceğini asla aklımdan geçirmezdim.I would never have guessed that Tom could speak French so well.
Tom'un niçin Mary ile herhangi bir zamanda evlenmek istediğini merak ediyorum.I wonder why Tom ever wanted to marry Mary.
Tom'un niçin konsere gitmediğini merak ediyorum.I wonder why Tom didn't go to the concert.
Tom'un Mary'yi görmezlikten gelmesine çalıştım.I tried to get Tom to ignore Mary.
Tom'un uyuşturucu kullandığını sanmıyorum.I think that Tom doesn't do drugs.
Sanırım Tom'un partiye yalnız gelmesi mümkün değil.I think it's unlikely that Tom will come to the party alone.
Tom'un planını Mary'nin planından daha çok seviyorum.I like Tom's plan better than Mary's plan.
Tom'un Mary'den ayrıldığını duydum.I heard Tom split up with Mary.
Tom'un eskiden uyuşturucu satıcıları ve katillerle takıldığını duydum.I heard that Tom used to hang out with drug dealers and murderers.
Tom'un polise teslim olacağını duydum.I heard that Tom is going to turn himself in to the police.
Bir erkek sesi duydum ve onun Tom'unkine benzediğini düşündüm.I heard a man's voice and thought it sounded like Tom's.
Tom'un ondan yapmasını istediğimi yapmayacağına inanmak için hiçbir nedenim yok.I have no reason to believe that Tom won't do what I asked him to do.
Tom'un köpeğini bulamayacağını hissediyordum.I had a feeling that Tom wasn't going to be able to find his dog.
Gecenin bu saatinde Tom'un uğramasının olası olduğunu sanmıyorum.I don't think it's likely that Tom will come over this time of night.
Tom'un özellikle yakışıklı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is particularly handsome.
Tom'un şaka yapıp yapmadığını söyleyemem.I can't tell if Tom is joking or not.
Tom'un geç kalmadığından emin olmasını istedim.I asked Tom to make sure that he didn't show up late.
Tom'un söylediklerinin yarısı gerçek değil.Half of what Tom says isn't true.
Tom'un bildiği kadarıyla, Mary John'la birlikte Boston'da olabilirdi.For all Tom knew, Mary might be in Boston with John.
Herkes Tom'un Mary ile parası için evlendiğini düşünüyor.Everyone thinks Tom married Mary for her money.
Ofisteki herkes Tom'un sorunu ele alma şeklinden etkilendi.Everyone in the office was impressed with the way Tom handled the problem.
Tom'un sık sık migreni tutuyor mu?Does Tom get migraines often?
Tom'un bu gece geri geleceğini düşünüyor musun?Do you think Tom will come back tonight?
Tom'un nerede kaldığını biliyor musunuz?Do you know where Tom's staying?
Tom'un nerede yaşadığını biliyor musunuz?Do you know where Tom lives?
Tom'un yeni bilgisayarını nereden aldığını biliyor musunuz?Do you know where Tom bought his new computer?
Tom'un ne zaman evde olacağını biliyor musunuz?Do you know when Tom will be home?
Tom'un nasıl biri olduğunu biliyor musunuz?Do you know what Tom looks like?
Tom'un nerede olabileceği hakkında bir fikrin var mı?Do you have any idea where Tom might be?
Tom'un ne söylemeye çalıştığını anladın mı?Did you understand what Tom was trying to say?
Tom'un bütün istediği Mary'nin ukelede bir çift melodi çalmasıydı.All Tom wanted was for Mary to play a couple of tunes on her ukulele.
Tom'un bütün istediği Mary'nin onu eskisi kadar çok sevmesiydi.All Tom wanted was for Mary to love him as much as he loved her.

İlgili Sayfalar