un ile cümle

un kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Öyle ya da böyle, Tom'un gitmeye niyeti var.Tom intends to go, rain or shine.
Tom'un Mary'den beri hiç diğer kız arkadaşları olmadı.Tom hasn't had any other girlfriends since Mary.
Tom'un tek bacağı üzerinde durma sorunu var.Tom has trouble standing on one leg.
Tom'un sözlü tacizle başı belada.Tom has trouble dealing with verbal abuse.
Tom'un zamanını ayarlama sorunu var.Tom has trouble budgeting his time.
Tom'un ayıracak zamanı vardı.Tom has time to spare.
Tom'un ince dudaklar vardır.Tom has thin lips.
Tom'un tırnaklarını ısırma alışkanlığı vardır.Tom has the habit of biting his nails.
Tom'un ağzı iyi laf yapar.Tom has the gift of gab.
Tom'un sonuçlara atlamayla ilgili kötü bir alışkanlığı vardır.Tom has the bad habit of jumping to conclusions.
Tom'un size söyleyecek bir şeyi var.Tom has something to say to you.
Tom'un yüzünde bir şeyi var.Tom has something on his face.
Tom'un sağ elinde bir şeyi var.Tom has something in his right hand.
Tom'un arkasında saklı bir şeyi var.Tom has something hidden behind his back.
Tom'un sana göstermek için bekleyemediği bir şeyi var.Tom has something he can't wait to show you.
Tom'un ilgilenecek bazı şeyleri var.Tom has some things to take care of.
Tom'un ilgilenecek bazı sorunları var.Tom has some problems to deal with.
Tom'un güvenli bir yere gizlenmiş biraz parası var.Tom has some money stashed away.
Tom'un yıkanılması gereken bazı elbiseleri var.Tom has some clothes that need to be washed.
Tom'un kafası çabuk atar.Tom has quite a temper.
Tom'un Boston'da sadece bir gecesi daha var.Tom has only one more night in Boston.
Tom'un bir ayağı çukurda.Tom has one foot in the grave.
Tom'un utanacak bir şeyi yok.Tom has nothing to be ashamed of.
Tom'un yardımını isteyecek kimsesi yok.Tom has nobody to turn to for help.
Tom'un tavsiyesini isteyeceği kimsesi yok.Tom has nobody to turn to for advice.
Tom'un yön duyusu yok.Tom has no sense of direction.
Tom'un Mary'ye güvenmemek için bir nedeni yok.Tom has no reason not to trust Mary.
Tom'un gitmemek için bir nedeni yok.Tom has no reason not to go.
Tom'un diğer insanların yiyeceğini çalmakla ilgili vicdan azabı yok.Tom has no qualms about stealing other people's food.
Tom'un biryere gitmek için bir planı yok.Tom has no plans to go anywhere.
Tom'un Mary'nin düğününe gitmeye niyeti yok.Tom has no intention of going to Mary's wedding.
Tom'un Fransızca çalışma isteği yok.Tom has no desire to study French.
Tom'un bu bu meselede bir tercihi yok.Tom has no choice in this matter.
Tom'un cüzdanında neredeyse bir şey yok.Tom has next to nothing in his wallet.
Tom'un Mary'nin sahip olduğundan çok daha fazla deneyimi var.Tom has much more experience than Mary does.
Tom'un üç yüzden daha fazla çalışanı var.Tom has more than three hundred employees.
Tom'un benim sahip olduğumdan daha çok parası var.Tom has more money than I do.
Tom'un harcayabileceğinden daha çok parası var.Tom has more money than he can spend.
Tom'un ayıracak zamanı yok.Tom has money to spare.
Tom'un bağışlayacağı çok şeyi var.Tom has many things to give away.
Tom'un hediye olarak vereceği çok şeyi var.Tom has many things to give away.
Tom'un istediği şeyi yapacak çok zamanı var.Tom has lots of time to do anything he wants.
Tom'un bacağı birkaç haftadır alçıda.Tom has had his leg in a cast for a few weeks now.
Tom'un nüfuzlu yerlerde arkadaşları vardır.Tom has friends in influential places.
Tom'un Mary ile ilgili sevgi dolu anıları var.Tom has fond memories of Mary.
Tom'un Mary'den daha fazla deneyimi var.Tom has far more experience than Mary.
Tom üniversiteden mezun olduğundan beri bir çevirmen olarak çalışmaktadır.Tom has been working as a translator ever since he graduated from college.
Tom'un kötü sofra adabı vardır.Tom has bad table manners.
Tom'un kötü nefesi var.Tom has bad breath.
Tom'un atlet ayağı var.Tom has athlete's foot.
Tom'un Mary'nin olduğu kadar çok burada olma hakkı var.Tom has as much right to be here as Mary does.
Tom'un eve gitmeden önce yapacağı yarım saatlik daha işi var.Tom has another half an hour of work to do before he can go home.
Tom'un listeye yazılmamış bir telefon numarası var.Tom has an unlisted phone number.
Tom'un üst dişleri alt dişlerinden daha ilerde.Tom has an overbite.
Tom'un önümüzdeki Pazartesi gününden önce vereceği önemli bir kararı var.Tom has an important decision to make before next Monday.
Tom'un geniş bir arkadaş çevresi var.Tom has a wide circle of friends.
Tom'un tam bir deste ödenmemiş park biletleri var.Tom has a whole pile of unpaid parking tickets.
Tom'un doğal bir konuşma yeteneği var.Tom has a way with words.
Tom'un etkili bir hayal gücü var.Tom has a vivid imagination.
Tom şehrin civarında çok kötü bir üne sahiptir.Tom has a very bad reputation around town.

İlgili Sayfalar