un ile cümle

un kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Tom'un köpeğinin dışarı çıkması gerekiyordu.Tom's dog needed to go outside.
Tom'un köpeği oldukça iyi bir yüzücü.Tom's dog is a pretty good swimmer.
Tom'un köpeği onu eve kadar izledi.Tom's dog followed him into the house.
Tom'un arabası çamura battı.Tom's car was stuck in the mud.
Tom'un arabası tamponunda büyük bir göçük olduğu için kolaylıkla tanınabilir.Tom's car is easily recognizable since there is a big dent in the front bumper.
Tom'un yatak odası kapısı kapalıydı.Tom's bedroom door was closed.
Mary Tom'un ona verdiği yavru köpeği beğenmediğinde, Tom çok fazla şaşırmazdı.Tom wouldn't be too surprised if Mary didn't like the puppy he gave her.
Tom üniversiteye giderken çalıştı.Tom worked his way through college.
Tom'un gelecek haftaya kadar senin için bir cevabı olacak.Tom will have an answer for you by next week.
Tom'un sonunda bir ameliyata ihtiyacı olacak.Tom will eventually need an operation.
Tom'un bu öğleden sonra bana yardım etmesi gerekiyordu.Tom was supposed to help me this afternoon.
Tom'un şimdiye kadar burada olması gerekiyordu.Tom was supposed to be here by now.
Tom'un 2.30'a kadar burada olması bekleniyordu.Tom was supposed to be here by 2:30.
Tom'un 2.30'a kadar burada olması gerekiyordu.Tom was supposed to be here by 2:30.
Tom'un acı içinde olduğu belliydi.Tom was obviously in pain.
Tom'un zengin bir adam olduğu belliydi.Tom was obviously a rich man.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden ikinci fincan kahvesini içmeden bıraktı.Tom was in a hurry so he left his second cup of coffee undrunk.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden kahvaltısını sadece yarısı yenmiş olarak bıraktı.Tom was in a hurry so he left his breakfast only half eaten.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden yatağını yapılmamış olarak bıraktı.Tom was in a hurry so he left his bed unmade.
Tom, Mary ve John'un çok iyi geçindiklerini gördüğüne memnun oldu.Tom was glad to see Mary and John getting along so well.
Polis John'un öldürüldüğünü düşündüğü zamanda, Tom bir barda Mary ile içiyordu.Tom was drinking at a bar with Mary at the time the police think that John was murdered.
Polis John'un öldürüldüğünü düşündüğü zaman Tom Mary ile bir barda içiyordu.Tom was drinking at a bar with Mary at the time the police think that John was murdered.
Tom, John'un ondan ödünç para almaya çalışacağı konusunda Mary'yi uyardı.Tom warned Mary that John would try to borrow money from her.
Tom Mary'ye John'un gerçekten gerilim altında olduğunu söyledi.Tom told Mary that he thought John was really stressed out.
Tom Mary'ye John'un yapabileceği bütün şeyleri yapmadığını söyledi.Tom told Mary all the things John didn't do that he could have done.
Tom belkide Mary ve John'un silah kaçakçısı olduklarını düşünüyordu.Tom thought that maybe Mary and John were gunrunners.
Tom Mary'nin John'un evine gitmesi ve ona yardım etmesi gerektiğini düşünüyordu.Tom thought Mary should go over to John's house and help him.
Tom'un mezun olmadan önce gideceği bir ayı daha var.Tom still has one more month to go before he graduates.
Tom'un hâlâ öğrenecek çok şeyi var.Tom still has a lot to learn.
Tom bütün akşamı ünlü kişlerin fotoğrafları için Web'i araştırmakla geçirdi.Tom spent the whole evening searching the Web for photos of famous people.
Tom'un çok zamanı olmalı.Tom should have plenty of time.
Tom'un sonuçta Mary'ye elmas bir yüzük alması için yeterli parası olmalıydı.Tom should eventually have enough money to buy Mary a diamond ring.
Tom'un benim için torpili var gibi görünüyor.Tom seems to have it in for me.
Tom Mary'nin John'un parasını çaldığını gördü.Tom saw Mary steal John's money.
Tom, John'un niçin bir polis olmak istediğini Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought Mary knew why John had become a policeman.
Tom, John'un seçimi kimin kazanacağını umduğunu Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought Mary knew who John hoped would win the election.
Tom dedi ki ona göre Mary, kaybettiği anahtarı John'un nerede bulduğunu biliyormuş.Tom said that he thought Mary knew where John had found the key she'd lost.
Tom, John'un Harvard'dan ne zaman mezun olduğunu Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought Mary knew when John had graduated from Harvard.
Tom bir şey unuttuğunu sandığını söyledi.Tom said he thought he had forgotten something.
Tom Mary'ye tuvalette sifonu çekmeyi unutmamasını hatırlattı.Tom reminded Mary not to forget to flush the toilet.
Tom gelecek yıl üniversiteye gitmeyi planlıyor.Tom plans to go to college next year.
Tom'un sadece bir çift çorabı vardı ve onların delikleri vardı.Tom only had one pair of socks and they had holes in them.
Tom çoğunlukla dönüş sinyalini kullanmayı unutur.Tom often forgets to use his turn signal.
Tom'un Mary ve John'un birbirleriyle flört ettikleri konusunda hiçbir kuşkusu yok.Tom never had an inkling that Mary and John were dating each other.
Tom'un bunu hatırlaması gerekiyor.Tom needs to remember this.
Tom'un onu düşünmek için zamana ihtiyacı var.Tom needs time to think it over.
Tom'un biraz daha pratiğe ihtiyacı var.Tom needs a little more practice.
Tom'un iyi bir avukata ihtiyacı var.Tom needs a good lawyer.
Tom'un biraz nakite ihtiyacı vardı.Tom needed some cash.
Tom'un yardıma ihtiyacı vardı.Tom needed assistance.
Tom odalarından birini bir üniversite öğrencisine kiralayarak ekstra para kazandı.Tom made some extra money by renting one of his rooms to a college student.
Tom odasının anahtarını içeride unuttu.Tom locked himself out of his room.
Tom Boston'un diğer tarafında yaşıyor.Tom lives on the other side of Boston.
Tom, Mary ve John'un artık birlikte olmadıklarını biliyor.Tom knows Mary and John are no longer together.
Tom'un diğer çocuklara taş atmayacak kadar aklı var.Tom knows better than to throw rocks at the other children.
Tom'un kibritlerle oynamayacak kadar aklı var.Tom knows better than to play with matches.
Tom'un sohbet odalarında gerçek ismini vermeyecek kadar aklı var.Tom knows better than to give his real name in chat rooms.
Tom'un onu yapmayacak kadar aklı var.Tom knows better than to do that.
Tom'un ağzı hâlâ süt kokuyor.Tom is still wet behind the ears.
Tom üniversite için para tasarrufu yapıyor.Tom is saving money for college.

İlgili Sayfalar