un ile cümle

un kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Mary Tom'un baldızı.Mary is Tom's sister-in-law.
Mary Tom'un sekreteridir.Mary is Tom's secretary.
Mary Tom'un ablasıdır.Mary is Tom's older sister.
Mary Tom'un annesidir.Mary is Tom's mother.
Mary Tom'un kaynanasıdır.Mary is Tom's mother-in-law.
Mary Tom'un büyükannesidir.Mary is Tom's grandmother.
Mary Tom'un kıztorunudur.Mary is Tom's granddaughter.
Mary Tom'un kızıdır.Mary is Tom's daughter.
Mary Tom'un kuzeni.Mary is Tom's cousin.
Mary Tom'un teyzesi.Mary is Tom's aunt.
Mary, Tom'un halasıdır.Mary is Tom's aunt.
Mary Tom'un partisi için üç düzine kurabiye pişirdi.Mary baked three dozen cookies for Tom's party.
Eğer doğru hatırlıyorsam, o, Tom'un Mary'nin düğününde söylediği şarkı.If I remember correctly, that's the song Tom sang at Mary's wedding.
Tom'un Mary'i gerçekten sevdiğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom really loved Mary.
Tom'un Mary'ye o gün yaptığımızdan bahsedip bahsetmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom has ever told Mary about what we did on that day.
Tom'un Mary'den ayrıldığına pişman olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom ever regrets leaving Mary.
Tom'un Mary kadar iyi şarkı söyleyip söylemediğini merak ediyorum.I wonder if Tom can sing as well as Mary.
Mary'nin Tom'un gerçekten ne kadar fakir olduğunu farkedip etmediğini merak ediyorum.I wonder if Mary realizes how poor Tom really is.
Sadece, Tom'un Mary'ye âşık olup olmadığını merak ediyordum.I was just wondering if Tom could possibly be in love with Mary.
Tom'un Mary'den bir şey saklandığını düşünüyorum.I think Tom is hiding something from Mary.
Sanırım Tom'un Mary'ye karşı çıkma cesareti yok.I think Tom doesn't have the courage to oppose Mary.
Bence Tom'un Mary ile evlenmesi olası değil.I think it's unlikely that Tom will marry Mary.
Tom'un Mary'yi öptüğünü gördüm.I saw Tom kiss Mary.
Tom'un Mary'ye vurduğunu gördüm.I saw Tom hit Mary.
Tom'un küçük bir kutu içerisinde Mary'ye bir şey verdiğini gördüm.I saw Tom give Mary something in a small box.
Tom'un Mary'yi yanağından aceleyle öptüğünü gördüm.I saw Tom give Mary a peck on the cheek.
Tom'un Mary ile çıkacağından şüpheliyim.I doubt that Tom would ever go out with Mary.
Tom'un onunla evlenmesi için şu ana kadar Mary'ye rica etmeyi düşündüğünden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider asking Mary to marry him.
Tom'un Mary'nin daha önce evli olduğunu bildiğinden şüpheliyim.I doubt that Tom knew that Mary was already married.
Mary bu gece gelmezse, Tom'un memnun olacağına bahse girerim.I bet Tom would be glad if Mary didn't come tonight.
Tom'un Mary'nin yaptığı aynı şeyi yapmasını rica ettim.I asked Tom to do the same thing that Mary was doing.
Tom'un Mary'ye nasıl teklifte bulunacağını düşünüyorsun?How do you think Tom is going to propose to Mary?
Mary, Tom'un sağ yanağına tokat attıktan sonra, sol ayağının üstünde tepindi.After slapping Tom's right cheek, Mary stomped on his left foot.
Tom'un vasiyetine göre, Mary onun tüm gayrimenkulünü miras olarak alacak.According to Tom's will, Mary will inherit his entire estate.
Tom John'un evliliğinden dolayı Mary ile konuşamadı.Tom was unable to talk Mary out of marrying John.
Tom Mary'yi John'un partisine gitmesi için ikna etmeye çalıştı.Tom tried to persuade Mary to go to John's party.
Tom, Mary ve John'un finansal durumlarını tartışmalarını dinlememeye çalıştı.Tom tried not to listen to Mary and John discussing their financial situation.
Tom Mary'ye John'un söylediğine inandığını söyledi.Tom told Mary that he believed what John said.
Tom Mary'ye John'un resmini gösterdi.Tom showed Mary John's picture.
Tom Mary'ye John'un bir resmini gösterdi.Tom showed Mary a picture of John.
Tom, Mary'nin John'un yeni arabasını sürdüğünü gördü.Tom saw Mary driving John's new car.
Tom Mary ve John'un onu öldürmeye çalıştığını hatırladı.Tom remembered that Mary and John had tried to kill him.
Tom, Mary'nin John'un kız arkadaşı olduğunun farkında olmalı.Tom must be aware that Mary is John's girlfriend.
Tom, Mary ve John'un ayrıldığını duydu.Tom heard that Mary and John had split up.
Tom, Mary'ye John'un aradığını söylemeyi unuttu.Tom forgot to tell Mary that John had called.
Tom, John'un Mary'ye bakış tarzını sevmiyor.Tom doesn't like the way John looks at Mary.
Tom, Mary ve John'un niçin döğüştüklerini bilmiyor.Tom doesn't know why Mary and John are fighting.
Tom, John'un masum olduğu konusunda Mary'yi ikna etti.Tom convinced Mary that John was innocent.
Tom Mary'ye John'un nerede olduğunu sordu.Tom asked Mary where John was.
Tom Mary'ye John'un nerede yaşadığını sordu.Tom asked Mary where John lived.
Tom, Mary'ye John'un sanat sergisine gidip gitmeyeceğini sordu.Tom asked Mary if she'd go to John's art exhibit.
Tom, Mary'ye John'un karısını tanıyıp tanımadığını sordu.Tom asked Mary if she knew John's wife.
Tom, Mary'ye John'un yeni telefon numarasını bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew John's new telephone number.
Tom Mary'ye John'un adresini bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew John's address.
Tom, Mary'ye John'un söylediği her şeye inanmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to believe everything John says.
Zülfikar, İslam'ın dördüncü halifesi Hazret-i Ali'nin ünlü kılıcıydı,Zulfiqar was the famous sword of Hazret-i Ali, fourth caliph of Islam.
Tom'un çekici olduğunu düşünüyorum.I think Tom is charming.
Aradığını bulmadan önce internet'te arama yapmak Tom'un on beş dakikasını aldı.It took Tom fifteen minutes of googling before he found what he was looking for.
Tom'un neyi var?What's the matter with Tom?
Tom'un gerçekten yemek istediği çikolatalı pudingti.What Tom really wanted to eat was chocolate pudding.

İlgili Sayfalar