un ile cümle
un kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un Mary'nin ona yapmasını söylediğini yapmaktan başka şansı yoktu.Tom had no choice but to do what Mary told him to do.
Tom'un Mary'nin ona yardım etmesini istemekten başka şansı yoktu.Tom had no choice but to ask Mary to help him.
Tom'un ne düşündüğünü Mary'ye söyleme fırsatı yoktu.Tom had no chance to tell Mary what he thought.
Tom'un Mary'ye fikrini söyleyecek fırsatı olmadı.Tom had no chance to tell Mary his opinion.
Mary'nin yeni erkek arkadaşını partiye getireceği Tom'un içine doğdu.Tom had a hunch that Mary would bring her new boyfriend to the party.
Tom'un Mary ile arası açıldı.Tom had a falling-out with Mary.
Tom'un geçen Cuma Mary ile randevusu vardı.Tom had a date with Mary last Friday.
Tom'un Boston'da Mary ile buluşma fırsatı vardı.Tom had a chance to meet Mary in Boston.
Tom, Mary'ye partiden bahsetmeyi unuttu.Tom forgot to tell Mary about the party.
Tom Mary'nin köpeğini beslemeyi unuttu.Tom forgot to feed Mary's dog.
Tom dün akşam Mary'yi aramayı unuttu.Tom forgot to call Mary yesterday evening.
Tom ona ne sormayı planladığını Mary'ye sormayı unuttu.Tom forgot to ask Mary what he had planned to ask her.
Tom Mary'nin telefon numarasını unuttu.Tom forgot Mary's phone number.
Tom Mary'nin adresini unuttu.Tom forgot Mary's address.
Tom'un Mary hakkında endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry about Mary.
Tom'un Mary'nin yardımına ihtiyacı yok.Tom doesn't need Mary's help.
Tom'un şu anda Mary'ye yardım etmek için zamanı yok.Tom doesn't have the time to help Mary right now.
Mary'nin ne yapmaya çalıştığı hakkında Tom'un en küçük bir fikri bile yok.Tom doesn't have the faintest idea what Mary is trying to do.
Tom'un Mary'den video kamerasını ona ödünç vermesi için isteme cesareti yok.Tom doesn't have the courage to ask Mary to lend him her video camera.
Mary'nin onu ne kadar çok sevdiği hakkında Tom'un herhangi bir fikri yok.Tom doesn't have any idea how much Mary loves him.
Tom'un bu gece Mary ile konuşmayı canı istemiyor.Tom doesn't feel like talking to Mary tonight.
Tom'un Mary'nin zamanında geleceğinden şüphesi yok.Tom doesn't doubt that Mary will arrive on time.
Tom'un Mary'nin partiye geleceğinden şüphesi yok.Tom doesn't doubt that Mary will come to the party.
Mary'nin onun hakkında söylediği Tom'un umurunda değil.Tom doesn't care about what Mary says about him.
Tom çocuklar üniversiteden mezun olduktan sonra Mary'yi boşadı.Tom divorced Mary after the children graduated from college.
Tom'un Mary'ye söylemesine gerek yoktu. O zaten biliyordu.Tom didn't need to tell Mary. She already knew.
Tom'un amacı Mary'nin ayağına basmak değildi.Tom didn't mean to step on Mary's foot.
Tom'un niyeti Mary'nin hislerini incitmek değildi.Tom didn't mean to hurt Mary's feelings.
Mary'ye her şeyi açıklamak için Tom'un zamanı yoktu.Tom didn't have time to explain everything to Mary.
Tom'un, Mary'nin neden bahsettiği hakkında en ufak bir fikri yoktu.Tom didn't have the slightest idea what Mary was talking about.
Tom'un Mary'ye doğruyu söyleyecek cesareti yoktu.Tom didn't have the heart to tell Mary the truth.
Tom'un Mary'ye gerçeği söyleyecek cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to tell Mary the truth.
Tom'un Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi reddedecek cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to refuse to do what Mary asked him to do.
Tom'un Mary'ye itaatsizlik edecek cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to disobey Mary.
Tom'un Mary'ye arkadaşlık teklif edecek cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to ask Mary out.
Tom'un yanında Mary'nin adresi yoktu.Tom didn't have Mary's address with him.
Mary'ye kızmamak Tom'un elinde değildi.Tom couldn't help getting angry with Mary.
Mary için üzülmemek Tom'un elinde değildi.Tom couldn't help feeling sorry for Mary.
Tom Mary'nin ona nasıl davrandığını unutamıyor.Tom can't get over how Mary treated him.
Tom, o ve Mary'nin ilk büyük tartışmayı yaptığı zamanı unutamıyor.Tom can't forget the time he and Mary had their first big argument.
Tom Mary ile tanıştığı günü unutamıyor.Tom can't forget the day he met Mary.
Tom Mary'yi unutamıyor.Tom can't forget Mary.
Tom ve Marry hayat sigortası için Tom'un babasını öldürmek amacıyla kumpas kuruyorlardı.Tom and Mary were plotting to kill Tom's father for the life insurance.
Tom ve Mary üniversiteden mezun olduktan sonraki hafta evlendiler.Tom and Mary got married the week after they graduated from college.
Tom'un dışında herkes Mary'yi bir hırsız olmakla suçladı.Tom all but accused Mary of being a thief.
Onlar Tom'un Mary'yi eve kadar izlediğini ve onu öldürdüğünü düşünüyorlar.They think that Tom followed Mary home and killed her.
Tom'un Mary'yi zehirlediğinden şüphe yok.There's no doubt that Tom poisoned Mary.
Tom'un Mary'yi sevdiğinden şüphe yok.There's no doubt that Tom loved Mary.
Tom'un Mary ile evlenmemiş olmayı dilediği zamanlar olmuştur.There were times when Tom wished he hadn't married Mary.
O gün, Tom'un Mary'nin yapmasını istediği çok şey vardı.There were many things that Tom wanted Mary to do that day.
Sorun Tom'un Mary ile karşılaşmayı planladığı mı yoksa tesadüfen karşılaştığı mıdır.The question is whether Tom was planning to meet Mary or just met her by chance.
Polis Tom'un Mary'yi öldüresiye dövdüğünü düşünüyor.The police think that Tom beat Mary to death.
Tom'un yanında duran o uzun kız Mary'dir.That tall girl standing next to Tom is Mary.
Mary Tom'un sorumluluktan korktuğunu düşünüyor.Mary thinks Tom is afraid of commitment.
Mary Tom'un parasını biraz özgürce harcadığını söylüyor.Mary says that Tom spends his money a little too freely.
Mary Tom'un sorumluluktan korktuğunu söylüyor.Mary says that Tom is afraid of commitment.
Mary Tom'un küçük kız kardeşidir.Mary is Tom's younger sister.
Mary Tom'un karısıdır.Mary is Tom's wife.
Mary Tom'un karısı.Mary is Tom's wife.
Mary Tom'un kız kardeşi.Mary is Tom's sister.