un ile cümle
un kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un eski eşlerinin neredeyse hepsi kendisiyle hâlâ konuşuyor.Almost all of Tom's ex-wives still talk to him.
Üç tabak dondurma yedikten sonra Tom'un karnı ağrıyordu.After eating three dishes of ice cream, Tom had a stomachache.
Mary için Tom'un adresini yaz.Write down Tom's address for Mary.
Tom'un yardımı olmasaydı, Mary başarısız olurdu.Without Tom's help, Mary would have failed.
Tom'un tavsiyesi olmasaydı, Mary başarısız olurdu.Without Tom's advice, Mary would have failed.
Tom'un Mary'yi bir buz kıracağı ile öldürdüğüne inanıyoruz.We believe that Tom killed Mary with an ice pick.
Tom'un Mary'yi zehirlemesinin mümkün olduğuna inanıyoruz.We believe it was possible that Tom poisoned Mary.
Tom'un kız kardeşi Mary şu an Boston'da.Tom's sister Mary is now in Boston.
Tom'un odası Mary'ninkinden sadece biraz daha büyük.Tom's room is only slightly larger than Mary's.
Tom'un sorunları Mary'ninkilerle karşılaştırıldığında hiçbir şey.Tom's problems are nothing compared to Mary's.
Tom'un anne-babası Tom ve Marry'nin evleninceye kadar birlikte yaşamalarını istemiyor.Tom's parents don't want Tom and Mary to live together until after they are married.
Tom'un evi Mary'nin okuluna yakındır.Tom's house is near Mary's school.
Tom'un hayali Mary ile dünya çapında rahat etmek.Tom's dream is to travel around the world with Mary.
Tom'un sürücüsü limuzinin kapısını Mary için açtı.Tom's chauffeur opened the limousine's door for Mary.
Tom Mary'nin nezaketini asla unutmayacak.Tom will never forget Mary's kindness.
Tom Mary'nin onunla geçirdiği tüm zamanı unutmayacak.Tom will never forget all the time Mary spent with him.
Tom'un bildiği her şeyi Mary'ye söylemesine izin verilmedi.Tom was not permitted to tell Mary everything he knew.
Tom hâlâ Mary'yi unutamıyor.Tom still can't get Mary out of his head.
Tom'un Mary ile ilişkisi var gibi görünüyor.Tom seems to be involved with Mary.
Mary'nin neye benzediği hakkında Tom'un sadece loş bir hatırlaması vardı.Tom only had a dim recollection of what Mary looked like.
Tom'un Mary ile konuşmaya ihtiyacı var.Tom needs to talk to Mary.
Tom'un kötü haberleri doğrudan Mary'den duymaya ihtiyacı var.Tom needs to hear the bad news directly from Mary.
Tom'un Mary'nin yardımına ihtiyacı var.Tom needs Mary's help.
Tom'un Mary'ye bir şey almak için biraz paraya ihtiyacı vardı.Tom needed some money to buy something for Mary.
Tom'un gözü karardı ve Mary'ye vurdu.Tom lost his temper and hit Mary.
Tom'un 2.30'da Mary'yi karşılaması bekleniyor.Tom is supposed to meet Mary at 2:30.
Tom'un Mary ile arası iyidir.Tom is on good terms with Mary.
Tom'un Mary ile arası açıktır.Tom is on bad terms with Mary.
Tom Mary'den daha ünlüdür.Tom is more famous than Mary.
Tom'un Mary'ye söyleyecek bir şeyi var.Tom has something to tell Mary.
Tom'un Mary ile hiçbir ortak yanı yoktur.Tom has nothing in common with Mary.
Tom'un Mary'den özür dilemeye niyeti yok.Tom has no intention of apologizing to Mary.
Mary'nin onu niçin yaptığı hakkında Tom'un bir fikri yok.Tom has no idea why Mary did that.
Tom'un Mary'nin nerede yaşadığı hakkında bir fikri yok.Tom has no idea where Mary lives.
Tom'un Mary'ye ne olduğu hakkında fikri yok.Tom has no idea what has become of Mary.
Tom'un Mary ile dansa gitme arzusu yok.Tom has no desire to go dancing with Mary.
Tom'un Mary'ye söyleyecek çok şeyi var.Tom has lots of things to tell Mary.
Tom'un yarışı kazanmak için Mary'nin yeteneğine güveni var.Tom has confidence in Mary's ability to win the race.
Tom'un Mary'nin ona verdiği eski bir bisikleti var.Tom has an old bicycle that Mary gave him.
Tom'un Mary ile 2.30'da bir randevusu var.Tom has an appointment with Mary at 2:30.
Tom'un Mary'ye mutlak güveni var.Tom has absolute trust in Mary.
Tom'un Mary için bir şeyi var.Tom has a thing for Mary.
Tom'un Mary ile bir merhabası var.Tom has a nodding acquaintance with Mary.
Tom'un Mary'den borç para istemeye cesareti var.Tom has a lot of guts asking Mary for a loan.
Tom'un Mary ile bir sürü ortak yanı var.Tom has a lot in common with Mary.
Tom'un Mary ile ilgili yüksek görüşü var.Tom has a high opinion of Mary.
Tom'un içinde Mary'nin beş dakika içinde gelebileceğine dair bir his var.Tom has a feeling that Mary might show up in a few minutes.
Tom'un adı Mary olan bir kızı var.Tom has a daughter whose name is Mary.
Tom'un Mary adında bir kızı var.Tom has a daughter named Mary.
Tom'un bu öğleden sonra Mary ile randevusu var.Tom has a date with Mary this afternoon.
Tom'un tam Mary'nin sahip olduğu gibi bir saati var.Tom has a clock just like the one Mary has.
Tom'un Mary ile konuşması gereken bir şey vardı.Tom had something he needed to talk to Mary about.
Tom'un Mary'nin ahırı temizlemesine yardım etmekten başka seçeneği yoktu.Tom had no other choice than to help Mary clean out the stable.
Tom'un Mary'nin garajı temizlemesine yardım etmekten başka seçeneği yoktu.Tom had no other choice but to help Mary clean out the garage.
Tom'un Mary ile tartışmaya niyeti yoktu.Tom had no intention of quarreling with Mary.
Tom'un Mary ile dansa gitmeye niyeti yoktu.Tom had no intention of going to the dance with Mary.
Tom'un Mary'nin niçin erken gittiğine dair hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea why Mary left early.
Tom'un, Mary'nin neden onunla çıkmak istemediği konusunda hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea why Mary didn't want to go out with him.
Tom'un Mary'nin ne zaman varacağı hakkında fikri yoktu.Tom had no idea when Mary would arrive.
Mary'nin onun ne yapmasını istediği hakkında Tom'un bir fikri yoktu.Tom had no idea what Mary wanted him to do.