un ile cümle
un kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bu Tom'un çantası mı?Is this Tom's bag?
Tom'un kız arkadaşı şimdi onun burada olduğunu bilseydi, çok kızardı.If Tom's girlfriend knew he was here now, she'd be very angry.
Keşke Tom'un söylediğini dinleseydim, başım bu tür bir belada olmazdı.If only I'd listened to what Tom said, I wouldn't be in this kind of trouble.
Tom'un sözünden döndüğünü asla bilmedim.I've never known Tom to break a promise.
Tom'un beni affetmesini rica etmek için kararımı verdim.I've made up my mind to ask Tom to forgive me.
Tom'un karısı kadar iyi ya da daha iyi yemek pişirebildiğini duydum.I've heard that Tom can cook as well as, or better than, his wife.
Tom'un niçin her zaman geç kaldığını anladım.I've figured out why Tom is always late.
Tom'un ödevlerimde bana yardım etmeyi düşünüp düşünmeyeceğini merak ediyorum.I'm wondering whether Tom would ever consider helping me with my homework.
Ben Tom'un tanıdığı satranç oynayabilen tek kişiyim.I'm the only person Tom knows who can play chess.
Tom'un bu kasabada tanıdığı tek kişiyim.I'm the only person Tom knows in this town.
Tom'un senin gitmeni isteyeceğinden eminim.I'm sure that Tom would want you to go.
Tom'un akşam yemeğinin hepsini yemediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom didn't eat all his dinner.
Tom'un dün gece niçin gelmediğini merak ediyorum.I wonder why Tom didn't show up last night.
Tom'un Noel ağacını süslemesine kimin yardımcı olacağını merak ediyorum.I wonder who will help Tom decorate the Christmas tree.
Tom'un buraya ne zaman varacağını merak ediyorum.I wonder when Tom will get here.
Tom'un benimle ilgili ne düşündüğünü merak ediyorum.I wonder what Tom thinks of me.
Noel yemeğinde Tom'un ne yediğini merak ediyorum.I wonder what Tom ate for his Christmas dinner.
Tom'un zamanında buraya varıp varmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will get here on time.
Tom'un yaptığından pişmanlık duyup duymayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom regrets what he did.
Tom'un söylediğini gerçekten demek isteyip istemediğini merak ediyorum.I wonder if Tom really meant what he said.
Tom'un günde kaç saat çalıştığımı farkedip farketmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom realizes how many hours a day I work.
Tom'un ne kadar yalnız olduğumu fark edip etmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom realizes how lonely I am.
Öldüğüm zaman Tom'un beni gerçekten özleyip özlemeyeceğini merak ediyorum.I wonder if Tom misses me when I'm gone.
Tom'un bir park bankında hiç uyuyup uyumadığını merak ediyorum.I wonder if Tom has ever slept on a park bench.
Tom'un daha küçük bir araba almayı düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom has ever considered buying a smaller car.
Tom'un pazar günü hiç çalışıp çalışmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom ever works on Sunday.
Tom'un her zaman ağlayıp ağlamadığını merak ediyorum.I wonder if Tom ever cries.
Keşke Tom'un burnuna yumruk atmasaydım.I wish I hadn't punched Tom in the nose.
Keşke Tom'un sahip olduğu kadar çok param olsa.I wish I had as much money as Tom.
Keşke Tom'unki kadar çok enerjim olsa.I wish I had as much energy as Tom.
Ben sadece Tom'un muhtemelen hala okulda olup olmadığını merak ediyordum.I was just wondering if Tom could possibly still be at school.
Tom'un büyükannesinin bir mini etek giyemeyecek kadar yaşlı olduğunu düşünüyorum.I think Tom's grandmother is too old to wear a miniskirt.
Sanırım Tom'un büyükannesi bir mini etek giyemeyecek kadar çok yaşlı.I think Tom's grandmother is too old to be wearing a bikini.
Tom'un asla ünlü olmayacağını düşünüyorum.I think Tom will never become famous.
Tom'un kızımla flört edemeyecek kadar çok yaşlı olduğunu düşünüyorum.I think Tom is too old to be dating my daughter.
Sanırım Tom'un sorunu çözme yeteneği yok.I think Tom doesn't have the ability to solve the problem.
Sanırım Tom'un şu ana kadar taşınması olası değil.I think it's unlikely that Tom would ever move.
Tom'un seçilmesinin olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that Tom will get elected.
Tom'un tutuklanmasının pek ihtimali olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that Tom will be arrested.
Bence Tom'un çocukların velayetini alması çok zor.I think it's highly unlikely that Tom will get custody of the kids.
Tom'un soğukkanlı bir katil olduğundan şüpheleniyorum.I suspect that Tom is a cold-blooded murderer.
Tom'un tavsiyesini dinlemeliydim.I should've listened to Tom's advice.
Tom'un kapı tokmağından parmak izlerini sildiğini gördüm.I saw Tom wiping his fingerprints off the doorknob.
Tom'un çıkışın yanında durduğunu gördüm.I saw Tom standing near the exit.
Tom'un yardımına ihtiyacım olduğunu çok geç fark ettim.I realized too late that I needed Tom's help.
Tom'un annesinin Japon olduğunu asla bilmiyordum.I never knew Tom's mother was Japanese.
Tom'un bestelediği müzik türünden hoşlanıyorum.I like the kind of music Tom composes.
Doğrusu Tom'un ortaya çıkacağını düşünmemiştim.I honestly didn't think Tom would show up.
Tom'un dün gece geç saatlere kadar çalıştığını duydum. Doğru mudur?I heard that Tom was working late last night with you. Is that true?
Ben, yakalanmadan önce Tom'un yıllardır Amerika'ya uyuşturucu ticareti yaptığını duydum.I heard that Tom had been smuggling drugs into America for years before he got caught.
Dün gece, Tom'un odasından gelen garip bir ses duydum.I heard a strange noise coming from Tom's room last night.
Tom'un şu anda Boston'da olmadığını duyuyorum.I hear that Tom isn't in Boston now.
Tom'un açık artırmada ortaya çıkacağından hiç şüphem yok.I have no doubt in my mind that Tom will show up at the auction.
Tom'un gayrimenkulunu bana bırakacağı konusunda bir fikrim yoktu.I had no idea that Tom was going to leave me his estate.
Tom'un zebralarla ilgili çok şey bildiğine dair bir fikrim yoktu.I had no idea that Tom knew so much about zebras.
Dolapta Tom'un eşyalarının bulunduğu bir kutu buldum.I found a box of Tom's things in the closet.
Tom'un beni hatırlayacağından şüpheliydim.I doubt that Tom would remember me.
Tom'un yardımcı olacağından kuşkuluyum, ama yine de ona sormalısınız.I doubt that Tom would help, but you should still ask him.
Tom'un şimdiye kadar antika arabasını satmayı düşündüğünden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider selling his antique car.
Tom'un şu ana kadar karısını terketmeyi düşündüğünden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider leaving his wife.