Ana içeriğe geç
Sözlük

umutsuz ile cümle

umutsuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yüzyıldır umutsuzluk.Atjeh Sepandjang Abad.
Yıkıntılar arasındaki mücadele sert ve umutsuzdu.Serang-serangnya dalam pertarungan sangat brutal dan mematikan.
Tek başına bu çocuğun cesareti herkesin umutsuzluğa kapılmasını önlemişti.Niềm can đảm của đứa trẻ này đã ngăn trở được một sự tràn ngập của tuyệt vọng.
Bu da birçoğunu umutsuzluğa ve hayal kırıklığına sevk ediyordu.Câu nói này đã làm nhiều người than phiền, thất vọng.
Constantinus'un durumu gittikçe daha umutsuz bir hâl alıyordu.Constantius nhanh chóng đáp ứng kỳ vọng.
Kafka'nın çalışmalarında yaygın olan umutsuzluk ve saçmalık, varoluşçuluğun simgesi olarak görülür.Sự vô vọng và phi lý phổ biến trong truyện của ông được xem như dấu hiệu của chủ nghĩa hiện sinh.
Ancak çoğu kimseye göre, umutsuzluk, zaten o beklentinin önündeki en büyük engellerden biridir.下記の霊のほとんどはかつて佳耶子によって一度は霊眠(れいみん)させられた。
Des Grieux Manon'u tamamiyle kaybetmek durumda olması umutsuzluğu ile Manon'un yanına gelir.マノンの奪還が絶望的となり落胆するデ・グリュー。
İnsan doğasını tümden reddetmek insanı edimsel olarak umutsuzluğa götüren bir noktada durmaktır.人間時代には人間を奴隷とする魔王を討とうと単身魔王ガイに挑むも敗れる。
Yıkıntılar arasındaki mücadele sert ve umutsuzdu.戦闘は激しく、絶望的なものであった。
Tekrar umutsuzluğa kapılarak inzivaya çekilir.番頭は再び絶望のどん底へ 。
Resim genel olarak, umutsuz bir terk edilmişlik ve gergin bir bekleyiş görüntüsü oluşturur.概略的な絵が一般的で、全く無表情で陰鬱な印象を与える。
Kimileri kaçtı, kimileri teslim oldu, kimileri ise umutsuzca savaşmaya devam etti.数人は脱出したが、大半は降伏し、3名が戦死した。
Sanırım bu umutsuz olabilirdi," diye yazdı.それはおそらく手ぬぐいじゃないか」と言われたという)。
Arkadaşının kız kardeşi Mary'ye umutsuzca aşık oldu.ジャナの姉マーラに好意を抱いていた。
Hurley umutsuz bir şekilde evine döner.故郷に帰ったキャサリンは不幸せな気分で過ごす。
Çabuk, nelerle karşılaşacağız yüzbaşım, bilemem".Bu bir yakarıştır, umutsuzluk değildir.」と聞いたのに対し、馳が「止まる訳ないだろ、つまんないこと聞くなよ!
Ancak o yılın Kasım ayında, Virginia'nın durumu artık umutsuzdu.” 但到了同年11月,弗吉尼亚的身体状况变得毫无希望。
Hepimiz ayrılıklar yaşarız ve hepimiz bunalmış, umutsuz hissederiz."我们都经历过分手,而對此我们都感到十分沮丧與絕望。
Hurley umutsuz bir şekilde evine döner.哈曼滿懷羞辱地急忙回家。
Umutsuzluğa kapılan Homer, Bart'ı yanlarına alarak Moe ve Barney ile geyik avına çıkar.霍默绝望之下坚持要带上巴特,与莫和巴尼一起去獵鹿(英语:Deer hunting)。
Çabuk, nelerle karşılaşacağız yüzbaşım, bilemem".Bu bir yakarıştır, umutsuzluk değildir.為了平息眾人,立刻說「假的!假的!不會原諒!不會原諒!」,真意不明。
Bu, Umutsuz Ev Kadınları'ndaki karakterlerin bir listesidir.我猜想人們會對我的宅女性格而感到驚訝。
Bart umutsuz bir şekilde yürür ve bilinçsizce, kendi kendine Fransızca konuşmaya başlar.德鲁比移动的很慢,昏昏欲睡,并且说着一口很单调无味的英语。
Durum stratejik olarak umutsuz hale geldi, Ancak kuzey nehri halen Hollanda'nın elinde idi.상황이 전략적으로 낙관적이지 않았음에도 강의 북안은 네덜란드군의 수중에 있었다.
Hurley umutsuz bir şekilde evine döner.하진은 크게 놀라 급히 집으로 돌아갔다.
Bu da birçoğunu umutsuzluğa ve hayal kırıklığına sevk ediyordu.나는 많은 이들을 실망시키고 충격에 빠지게 했다.
Eğer bu olursa, insanlar kendilerini umutsuz bir karmaşanın içinde bulurlar.인간이 탈출할 수 없게 되는 경우, 그 동안 쭉 일어날 수 없게 되는 혼수 상태에 빠진다.
Prenses Peach bu esnada umutsuzca bir dilek diler, Mario için.별의 축제 날 밤, 피치 공주는 마리오에게 줄 선물이 있다며 초대한다.
Kate umutsuzca Jimmy'ye doğru koşar.קייט בורחת הביתה לאימה.
Aslında durum tümüyle umutsuzdu.בפועל המצב היה רחוק מהציפיות.
Çabuk, nelerle karşılaşacağız yüzbaşım, bilemem".Bu bir yakarıştır, umutsuzluk değildir.דוגמאות; נאמר במדרש: "ולא קרב זה אל זה" (שמות י"ד) אל תקרי ולא קרב אלא ולא קרא זה אל זה".
Ama kapağa gelecek olursak durduğu yer umutsuz biir yer değil gibi, değil mi?הצטרפותו להידרה מתבררת כמוצא אחרון, לאחר שלא נותר לו מקום ללכת.
Arkadaşının kız kardeşi Mary'ye umutsuzca aşık oldu.Влюбва се в сестрата на приятеля си Марин – Яна.
Aliş'e umutsuzca aşık.Пол отчаяно желае да бъде обичан.
Kafka'nın çalışmalarında yaygın olan umutsuzluk ve saçmalık, varoluşçuluğun simgesi olarak görülür.Beznađe i apsurd, koji su česti u njegovim djelima, smatraju se znakovima egzistencijalizma.
Şarkı sözleri kişinin iç çatışmaları ve umutsuzluğu ile ilgilidir.Tekstovi pjesama govore o unutrašnjim bitkama i očaju.
Durum açıkça umutsuzdu.Situácia vyzerá beznádejne.
Çabuk, nelerle karşılaşacağız yüzbaşım, bilemem".Bu bir yakarıştır, umutsuzluk değildir.Tudi če mi ga prinesejo na pladnju, se ga ne dotaknem.« Nauk: Lahko je zaničevati, česar ni mogoče dobiti.
"UMUTSUZLUKÖLÇEĞİ: GEÇERLİLİK VEGÜVENİRLİĞİ"."Spolno nadlegovanje: Obrambni kordon nenačelnosti".
Tamamen, geri dönüşü olmayacak bir şekilde umutsuzca bölündü.Ir beveik netrukdomi sugrįžo atgal.
Durum açıkça umutsuzdu.Olukord oli masendav.
Umutsuzluğa kapılan Homer, Bart'ı yanlarına alarak Moe ve Barney ile geyik avına çıkar.Pärast seda lähevad Homer ja Bart koos Barneyga koerte võiduajamisele.
Açlık umutsuzluktur.A fome é desespero.
Açlık umutsuzluktur.Az éhezés reménytelenség.
Açlık umutsuzluktur.Đói thật là tuyệt vọng.
Açlık umutsuzluktur.El hambre es desesperanza.
Açlık umutsuzluktur.Głód to beznadzieja.
Açlık umutsuzluktur.Hlad je beznaděj.
Açlık umutsuzluktur.Hlad je beznádej.
Açlık umutsuzluktur.Honger is uitzichtloosheid.
Açlık umutsuzluktur.Hunger ist Hoffnungslosigkeit.
Açlık umutsuzluktur.Kelaparan adalah keputusasaan.
Açlık umutsuzluktur.La faim, c'est le désespoir.
Açlık umutsuzluktur.La fame è disperazione.
Açlık umutsuzluktur.Η πείνα φέρνει απελπισία.
Açlık umutsuzluktur.Гладът е отчаяние.
Açlık umutsuzluktur.Голод - це безнадія.
Açlık umutsuzluktur.Голод — это безнадёжность.
Açlık umutsuzluktur.הרעב הוא השפלה. הרעב הוא ייאוש.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod