Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.Já pak ustavičně čekati, a vždy víc a víc tě chváliti budu.
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.Jaz pa bom stanovitno čakal in vedno bolj te hvalil.
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.나는 항상 소망을 품고 주를 더욱 찬송하리이다
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.Mas eu esperarei continuamente, e te louvarei cada vez mais.
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.Men jag skall alltid hoppas och än mer föröka allt ditt lov.
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.Men jeg, jeg vil altid håbe, blive ved at istemme din Pris;
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.Mutta minä odotan alati, ja yhäti minä sinua kiitän.
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.Nhưng tôi sẽ trông cậy luôn luôn, Và ngợi khen Chúa càng ngày càng thêm.
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.Nhưng tôi sẽ trông_cậy luôn_luôn , Và ngợi_khen Chúa càng_ngày_càng thêm .
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.Og jeg vil alltid håpe, og til all din pris vil jeg legge ny pris.
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.Pero yo siempre esperaré; te alabaré más y más
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.Şi eu voi nădăjdui pururea, Te voi lăuda tot mai mult.
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.Tapi aku selalu berharap pada-Mu, dan semakin banyak memuji Engkau
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.Εγω δε παντοτε θελω ελπιζει, και θελω προσθετει επι παντας τους επαινους σου.
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.Но аз винаги ще се надявам. И ще Те хваля все повече и повече.
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.ואני תמיד איחל והוספתי על כל תהלתך׃
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.اما انا فارجو دائما وازيد على كل تسبيحك.
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.我 卻 要 常 常 盼 望 、 並 要 越 發 讚 美 你
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.我 卻 要 常常 盼望 、 並要 越 發讚 美 你
'Ben bir Düşesi olduğumda,' dedi, (olmasa da çok umutlu bir tonu), kendi kendine dedi ki, 'Ben'나는 공작 부인 할 때,'그녀는 (아니지만 매우 희망 목소리로) 자신에게 말했다, '나는
'Ben bir Düşesi olduğumda,' dedi, (olmasa da çok umutlu bir tonu), kendi kendine dedi ki, 'Ben"כאשר אני הדוכסית," היא אמרה לעצמה, (לא בנימת תקווה מאוד אם), "אני
'Ben bir Düşesi olduğumda,' dedi, (olmasa da çok umutlu bir tonu), kendi kendine dedi ki, 'Ben"عندما أنا دوقة ،' قالت لنفسها (وليس في لهجة متفائل جدا على الرغم من) ، "أنا
'Ben bir Düşesi olduğumda,' dedi, (olmasa da çok umutlu bir tonu), kendi kendine dedi ki, 'BenすべてのAT私の台所内の任意のコショウを持っていないでしょう。
Ben bu akşam umutluyum çünkü Amerika'daki çalışma ruhunu gördüm.Esta noche estoy lleno de esperanza porque he visto este espíritu de trabajo en los Estados Unidos.
Ben bu akşam umutluyum çünkü Amerika'daki çalışma ruhunu gördüm.Eu estou esperançoso nessa noite porque eu tenho visto esse espírito atuando na América.
Ben bu akşam umutluyum çünkü Amerika'daki çalışma ruhunu gördüm.Ich bin heute Abend zuversichtlich, weil ich diesen Geist bei der Arbeit in Amerika gesehen haben.
Ben bu akşam umutluyum çünkü Amerika'daki çalışma ruhunu gördüm.In aceasta seara sunt plin de speranta pentru ca am vazut ce poate sa faca acest spirit in America.
Ben bu akşam umutluyum çünkü Amerika'daki çalışma ruhunu gördüm.Je suis optimiste ce soir car j'ai vu cet esprit fonctionner en Amérique.
Ben bu akşam umutluyum çünkü Amerika'daki çalışma ruhunu gördüm.Απόψε είμαι αισιόδοξος γιατί έχω δει αυτό το πνεύμα σε ισχύ στην Αμερική.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Anda harus mencari beberapa penglihatan di mana Anda melihat pengharapan, bagaimana hal ini dapat berubah.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Bạn phải tìm ra hướng đi nơi bạn tìm thấy ánh sáng, tìm ra cách thay đổi.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Devi trovare una qualche visione che ti dia speranza, che mostri come le cose possono essere cambiate.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Du måste hitta ett synsätt som gör att du kan se det hoppfulla i allt, hur det kan förändras.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Il faut trouver une vision où vous voyez combien il y a d'espoir, comment ça peut être changé.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Je moet een visie vinden waardoor je ziet hoe hoopvol het is, hoe het kan veranderen.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.상황은 얼마든지 희망적이고 바뀔 수 있다는 사고를 지니셔야 합니다.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Musíte najít nějaké vize, kde uvidíte, jak je nadějné, jak to může být změněno.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Musíte si nájsť nejakú víziu, v ktorej uvidíte nádej na zmenu.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Sie müssen eine Vorstellung finden, bei der Sie sehen, wie hoffnungsvoll es ist, wie es verändert werden kann.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Temos que encontrar alguma visão onde vejamos quão esperançoso é, como pode ser mudado.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Tienes que encontrar alguna visión done veas lo esperanzador que es, cómo puede cambiarse.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Trebuie să găseşti partea plină de speranţă, şi să vezi cum poţi schimba.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Trzeba starać się odnajdywać natchnienie, pamiętając przy tym, że na zmiany nigdy nie jest za późno.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Πρέπει να βρεις ένα όραμα στο οποίο να βλέπεις πόσα ελπιδοφόρα είναι, πώς μπορούνε τα πράγματα να αλλάξουν.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Вам надо открыть какое-то мировозрение, где вы увидите надежду во всем, как все можно изменить.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Ти маєш знайти певне бачення, де ти можеш уявити собі, що це має надію, і як це можна змінити.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.Трябва да намериш някакъв поглед, който да ти покаже цялата надежда, как всичко може да се промени.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.חייבים למצוא חזון שבו רואים את התקווה, ואיך ניתן לשנות.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.ويجب ان تكون لك نظرة كي ترى كم هي مليئة بالامل كيف يمكن ان تتغير.
Bir şeylerin umutlu ve değiştirilebilir göründüğü bir bakış açısı edinmek zorundasınız.見出す必要があります。 チホが私たちに示した美しいものを見てみてください。彼女は溶岩男で私たちを脅かしました。
Bu sebeple ben hep, gelecek için umutlu oldum ve umutluyum.Alors j'ai toujours - j'ai vraiment de l'espoir pour l'avenir.
Bu sebeple ben hep, gelecek için umutlu oldum ve umutluyum.[¿Cree que el sistema político está fracturado? Si sí, ¿cómo lo arreglaría?]
Bu sebeple ben hep, gelecek için umutlu oldum ve umutluyum.Jadi, saya selalu - saya benar-benar optimis tentang masa depan.
Bu sebeple ben hep, gelecek için umutlu oldum ve umutluyum.그래서 나는 항상, 나는 정말 미래에 대해 희망적이다.
Bu yapılabilecek son derece umutlu bir şey.C'est un projet remarquablement porteur d'espoir.
Bu yapılabilecek son derece umutlu bir şey.Đó thực sự là một điều đáng kì vọng
Bu yapılabilecek son derece umutlu bir şey.Es ist eine unglaublich hoffnungsvolle Herangehensweise.
Bu yapılabilecek son derece umutlu bir şey.Es notablemente esperanzador hacer algo así.
Bu yapılabilecek son derece umutlu bir şey.Este un lucru cu adevarat remarcabil de infaptuit.
Bu yapılabilecek son derece umutlu bir şey.È una cosa profondamente promettente.