Ama şimdi bir umutları var.والآن، قد أصبح لهم أمل
Ama şimdi bir umutları var.そして、早期警告ラジオネットワークを戦争の前線に設置し、
Ama şimdi bir umutları var.現在他們有了希望
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:A přivodě sobě to ku paměti, (naději mám),
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Das nehme ich zu Herzen, darum hoffe ich noch.
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Det lægger jeg mig på Sinde, derfor vil jeg håbe:
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Dette vil jeg ta mig til hjerte, derfor vil jeg håpe:
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Esto haré volver a mi corazón, por lo cual tendré esperanza
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Ezt veszem szívemre, azért bízom.
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Iată ce mai gîndesc în inima mea, şi iată ce mă face să mai trag nădejde:
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:중심에 회상한즉 오히려 소망이 있사옴은
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Men detta vill jag besinna, och därför skall jag hoppas:
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Meskipun begitu harapanku bangkit kembali, ketika aku mengingat hal ini
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Przywodząc to sobie do serca swego, mam nadzieję.
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Questo intendo richiamare alla mia mente, e per questo voglio riprendere speranza
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Tämän minä painan sydämeeni, sentähden minä toivon.
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Ta nhớ lại sự đó , thì_có sự trông_mong :
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Ta nhớ lại sự đó, thì có sự trông mong:
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Toch is er nog een sprankje hoop en daaraan wil ik mij vastklampen.
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Torno a trazer isso � mente, portanto tenho esperança.
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:To si hočem vtisniti v srce, zato bom upal:
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Toto vše odpoviem svojmu srdcu; preto sa nadejem:
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Voici ce que je veux repasser en mon coeur, Ce qui me donnera de l`espérance.
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Τουτο ανακαλω εις την καρδιαν μου, οθεν εχω ελπιδα
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Вот что я отвечаю сердцу моему и потому уповаю:
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:Обаче това си наумявам, поради което имам и надежда;
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:זאת אשיב אל לבי על כן אוחיל׃
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:اردد هذا في قلبي. من اجل ذلك ارجو.
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:我 想 起 這 事 、 心 裡 就 有 指 望
Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum:我 想起 這事 、 心裡 就 有 指望
Ama umut gitmemişti.Aber die Hoffnung war nicht weg.
Ama umut gitmemişti.Ale nádej neodišla.
Ama umut gitmemişti.Ale to nieprawda, że nadzieja zgasła
Ama umut gitmemişti.Ampak upanje ni izginilo.
Ama umut gitmemişti.De a remény nem halt meg.
Ama umut gitmemişti. Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Tapi harapan belum hilang Kebenaran mulai terdengar... ...bahwa pengunduran diri Hugo Chavez adalah kebohongan
Ama umut gitmemişti. Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Αλλά η ελπίδα δε χάθηκε. "ρχισε να αναδύεται η αλήθεια... ότι η παραίτηση του Ούγκο Τσάβες ήταν ψέμα.
Ama umut gitmemişti.Ma la speranza non era finita.
Ama umut gitmemişti.Mas, a esperança ainda não tinha acabado.
Ama umut gitmemişti.Men hoppet var inte borta.
Ama umut gitmemişti..אך התקווה לא נעלמה
Ama umut gitmemişti.ウゴ·チャベスの辞任が 捏造だと伝わり始めました
"Ama umutları var mı?""Aber Sie haben Hoffnung?"
"Ama umutları var mı?""Ale masz nadzieję?"
"Ama umutları var mı?""Ale vy jste naděje?"
"Ama umutları var mı?""Ale vy ste nádej?"
"Ama umutları var mı?""Ampak imate upanje?"
"Ama umutları var mı?""Dar ai speranţe?"
"Ama umutları var mı?""De van reméli?"
"Ama umutları var mı?""하지만 당신이 희망을 가지고?"
"Ama umutları var mı?""Maar je hebt verwachtingen?"
"Ama umutları var mı?""Mais vous avez l'espoir?"
"Ama umutları var mı?""Mas você tem esperança?"
"Ama umutları var mı?""Ma tu hai speranze?"
"Ama umutları var mı?""Men du har förhoppningar?"
"Ama umutları var mı?""Men du har håb?"
"Ama umutları var mı?""Mutta onhan teillä toiveita?"
"Ama umutları var mı?""Pero hay esperanzas?"
"Ama umutları var mı?""Tapi Anda memiliki harapan?"
"Ama umutları var mı?""Tuy nhiên, bạn có hy vọng?"