Ama aynı zamanda, ev piyasasının umut verici olduğunu duyduğumuzda,Tegelijkertijd denken we, wanneer we horen dat de huizenmarkt gaat stijgen,
Ama aynı zamanda, ev piyasasının umut verici olduğunu duyduğumuzda,Но в същото време, когато чуем, че пазара на имоти е надежден, си мислим:
Ama aynı zamanda, ev piyasasının umut verici olduğunu duyduğumuzda,Но, в то же время, услышав, что рынок недвижимости подаёт надежды, мы думаем:
Ama aynı zamanda, ev piyasasının umut verici olduğunu duyduğumuzda,Та, в той самий час, коли ми чуємо, що ринок житла є перспективним, ми думаємо:
Ama aynı zamanda, ev piyasasının umut verici olduğunu duyduğumuzda,אולם בו בזמן, מה קורה כשאנחנו שומעים שמחירי הדיור מעוררים תקווה
Ama aynı zamanda, ev piyasasının umut verici olduğunu duyduğumuzda,لكن في نفس الوقت، عندما نسمع بأنّ التوقعات بخصوص سوق العقارجيدة،
Ama aynı zamanda, ev piyasasının umut verici olduğunu duyduğumuzda,住宅市場が上向きだと聞くと 「やった 私の家の価値は間違いなく2倍になるぞ」 と考えてしまいます
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.A ja budem vyzerať Hospodina, budem očakávať na Boha svojho spasenia; môj Bôh ma vyslyší.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.A jaz bom gledal na GOSPODA, čakal bom Boga rešenja svojega; usliši me Bog moj.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.De én az Úrra nézek, várom az én szabadításom Istenét; meghallgat engem az én Istenem!
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Eu însă voi privi spre Domnul, îmi voi pune nădejdea în Dumnezeul mîntuirii mele, Dumnezeul meu mă va asculta.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Eu, porém, confiarei no Senhor; esperarei no Deus da minha salvação. O meu Deus me ouvirá.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Ich aber will auf den HERRN schauen und des Gottes meines Heils warten; mein Gott wird mich hören.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.오직 나는 여호와를 우러러보며 나를 구원하시는 하나님을 바라 보나니 하나님이 나를 들으시리로다
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Maar ik zal uitzien naar de HERE. Van God zal ik mijn heil verwachten. Bij mijn God zal ik gehoor vinden.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Ma io volgo lo sguardo al Signore, spero nel Dio della mia salvezza, il mio Dio m'esaudirà
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Men jag vill skåda efter HERREN, jag vill hoppas på min frälsnings Gud; min Gud skall höra mig.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Men jeg vil skue ut efter Herren, bie på min frelses Gud; min Gud vil høre mig.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Men jeg vil spejde efter HERREN, jeg bier på min Frelses Gud; min Gud vil høre mig.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Mutta minä panen toivoni Herraan, odotan pelastukseni Jumalaa: minun Jumalani on minua kuuleva.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Nhưng ta, ta sẽ nhìn xem Ðức Giê-hô-va, chờ đợi Ðức Chúa Trời của sự cứu rỗi ta; Ðức Chúa Trời ta sẽ nghe ta.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Pero yo miraré a Jehovah; esperaré en el Dios de mi salvación. ¡Mi Dios me escuchará
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Protož já na Hospodina vyhlédati budu, očekávati budu na Boha spasení svého, vyslyšíť mne Bůh můj.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Przetoż ja na Pana patrzyć będę, oczekiwać będę Boga zbawienia mego; Bóg mój wysłucha mię.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Εγω δε θελω επιβλεψει επι Κυριον θελω προσμεινει τον Θεον της σωτηριας μου ο Θεος μου θελει μου εισακουσει.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.А я буду взирать на Господа, уповать на Бога спасения моего: Бог мой услышит меня.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Но аз ще погледна към Господа, Ще чакам Бога на спасението си; Бог мой ще ме послуша.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.ואני ביהוה אצפה אוחילה לאלהי ישעי ישמעני אלהי׃
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.ولكنني اراقب الرب اصبر لاله خلاصي. يسمعني الهي.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.至 於 我 、 我 要 仰 望 耶 和 華 、 要 等 候 那 救 我 的 神 . 我 的 神 必 應 允 我
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.至於 我 、 我 要 仰望 耶和華 、 要 等候 那 救我 的 神 . 我 的 神必應 允我
Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir;(32:18) Вот, око Господне над боящимися Его и уповающими на милость Его,
Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir;Aj, oči Hospodinovy patří na ty, kteříž se ho bojí, a na ty, kteříž očekávají milosrdenství jeho,
Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir;Ámde az Úr szemmel tartja az õt félõket, az õ kegyelmében bízókat,
Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir;Ecco, l'occhio del Signore veglia su chi lo teme, su chi spera nella sua grazia
Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir;Eis que os olhos do Senhor estão sobre os que o temem, sobre os que esperam na sua benignidade,
Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir;El ojo de Jehovah está sobre los que le temen, sobre los que esperan en su misericordia
Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir;Glej, GOSPOD vpira oko svoje na njé, ki se ga bojé, na njé, ki čakajo milosti njegove;
Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir;Hľa, oko Hospodinovo hľadí na tých, ktorí sa ho boja, na tých, ktorí očakávajú na jeho milosť,
Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir;Iată, ochiul Domnului priveşte peste ceice se tem de El, peste ceice nădăjduiesc în bunătatea Lui,
Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir;Katso, Herran silmä valvoo niitä, jotka häntä pelkäävät ja panevat toivonsa hänen laupeuteensa,
Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir;Kìa , mắt của Ðức_Giê - hô-va đoái xem người kính sợ Ngài , Cố đến người trông_cậy sự nhơn từ Ngài ,
Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir;Kìa, mắt của Ðức Giê-hô-va đoái xem người kính sợ Ngài, Cố đến người trông cậy sự nhơn từ Ngài,
Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir;여호와는 그 경외하는 자 곧 그 인자하심을 바라는 자를 살피사
Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir;Men HERRENs Øje ser til gudfrygtige, til dem, der håber på Nåden,
Ama umutsuzsanız, ve bir prens, prenses arıyorsanız, daha fazla kurbağayı öperken bulacaksınız kendinizi.Pero si estás desesperada, buscando un príncipe, vas a terminar besando un montón de ranas. [Risas]
"Ama umut var mı?""Aber Sie haben Hoffnung?"
"Ama umut var mı?""Ale masz nadzieje?"
"Ama umut var mı?""Ale vy jste naděje?"
"Ama umut var mı?""Ale vy ste nádej?"
"Ama umut var mı?""Ampak imate upanje?"
"Ama umut var mı?""Dar ai speranţe?"
"Ama umut var mı?""De van reméli?"
"Ama umut var mı?""하지만 당신이 희망을 가지고?"
"Ama umut var mı?""Maar je hebt hoop?"
"Ama umut var mı?""Ma hai speranze?"
"Ama umut var mı?""Mais vous avez l'espoir?"
"Ama umut var mı?""Men du har förhoppningar?"
"Ama umut var mı?""Men du har håb?"
"Ama umut var mı?""Mutta te olette toiveita?"