Ana içeriğe geç
Sözlük

umut ile cümle

umut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Εγω δε θελω επιβλεψει επι Κυριον θελω προσμεινει τον Θεον της σωτηριας μου ο Θεος μου θελει μου εισακουσει.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.А я буду взирать на Господа, уповать на Бога спасения моего: Бог мой услышит меня.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Но аз ще погледна към Господа, Ще чакам Бога на спасението си; Бог мой ще ме послуша.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.ואני ביהוה אצפה אוחילה לאלהי ישעי ישמעני אלהי׃
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.ولكنني اراقب الرب اصبر لاله خلاصي. يسمعني الهي.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.至 於 我 、 我 要 仰 望 耶 和 華 、 要 等 候 那 救 我 的 神 . 我 的 神 必 應 允 我
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.至於 我 、 我 要 仰望 耶和華 、 要 等候 那 救我 的 神 . 我 的 神必應 允我
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.aber sie wurden zu Schanden über ihrer Hoffnung und mußten sich schämen, als sie dahin kamen.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Ale się zawstydzili, iż w nich ufali; a gdy tam przyszli, oszukali się.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Budú sa hanbiť, že v ne dúfaly; prijdú až ta a budú sa stydieť!
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Szérû és sajtó nem tartja el õket; hiányozni fog abból a must.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Tærskeplads og Perse skal ej kendes ved dem, og Mosten slår fejl for dem.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Tapi tak lama lagi kamu akan kekurangan gandum serta minyak zaitun, dan anggur pun akan habis
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Treskeplassen og vinpersen skal ikke kunne fø dem, og mosten skal slå feil for dem.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Το αλωνιον και ο ληνος δεν θελουσι θρεψει αυτους, και ο οινος θελει εκλειψει απ' αυτων.
Ancak çoğu kimseye göre, umutsuzluk, zaten o beklentinin önündeki en büyük engellerden biridir.下記の霊のほとんどはかつて佳耶子によって一度は霊眠(れいみん)させられた。
Hiçbir umut kalmadı, halk dehşet içinde, insanlar ne yapacaklarını bilmiyorlar" dedi.「貞やんを(落語界で)知らぬ者はいない。
Bu dinlerde inanç ile umut birliktedir ve her zaman ahirete dair umut edilmesi gerekir.代わって宗教生活において支配的であるのは祖先崇拝や精霊信仰である。
Tekrar umutsuzluğa kapılarak inzivaya çekilir.番頭は再び絶望のどん底へ 。
Sanırım bu umutsuz olabilirdi," diye yazdı.それはおそらく手ぬぐいじゃないか」と言われたという)。
Asırlar sonra insanoğlu, Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri ile yeni bir umut buluyor.數個世紀後,人類在亞瑟王和圓桌武士身上找到了新希望。
Hurley umutsuz bir şekilde evine döner.哈曼滿懷羞辱地急忙回家。
1984 - Umut Veren Oyuncu (Gılgamış).1984亞視劇集《毋忘我》。
Durum stratejik olarak umutsuz hale geldi, Ancak kuzey nehri halen Hollanda'nın elinde idi.상황이 전략적으로 낙관적이지 않았음에도 강의 북안은 네덜란드군의 수중에 있었다.
Bu da birçoğunu umutsuzluğa ve hayal kırıklığına sevk ediyordu.나는 많은 이들을 실망시키고 충격에 빠지게 했다.
Biz umutluyuz, umarım başarıya ulaşır ve ülkemizi temsil ederiz.우리는 그것을 이해하고 있으며, 우리의 의견은 당신이 당신의 국가를 재건하기 위한 기회가 필요하다는 것입니다.
Prenses Peach bu esnada umutsuzca bir dilek diler, Mario için.별의 축제 날 밤, 피치 공주는 마리오에게 줄 선물이 있다며 초대한다.
Mutluluk için tek bir umut var: O da sizin içinizde!בעלות על הטוב = בעלות על האושר.
Kate umutsuzca Jimmy'ye doğru koşar.קייט בורחת הביתה לאימה.
Bu dinlerde inanç ile umut birliktedir ve her zaman ahirete dair umut edilmesi gerekir.To se očituje ukupnim životom vjernika, a na poseban način u bogoštovnim činima (ibadet).
Bale "O, büyük ve parlak bir umut ışığı gibi.Petra kao "ukras zemaljske kugle ... uzvišenu i lijepu."
Seferin büyük coşkusuna karşın bazı Haçlıların ihaneti yüzünden impartorluğun umutları suya düştü.Njegov pohod je kljub veliki gorečnosti zaradi izdaje križarskih zaveznikov propadel.
2001'de büyük umutlarla İtalyan takımı AC Milan'a transfer oldu.2001 m. italas perėjo į kitą Milano ekipą AC Milan.
Amerika Birleşik Devletleri savaşın dışında kalmayı umut ediyordu.JAV tikėjo likti už karo ribų.
Durum açıkça umutsuzdu.Olukord oli masendav.
"Ölümcül son ve umut ışığı"."Lootuse" hiilgav minevik.
12 yaşında fuhuşa zorlanan bir kızın gecelik fiyatı 1 doların altında. Umut kırıcı, üzüntü verici.Những cô bé cỡ 12 tuổi bị đưa đi bán dâm chưa tới 1$ cho 1 đêm điều đó thật nản lòng, thật buồn
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu. Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Lima tahun kemudian, sebuah kebetulan. karena Chernobyl, kami mendapatkan suaka di A.S.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.Cinci ani mai târziu, o lumină neașteptată la orizont.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.Cinco anos depois, uma luz ao fundo do túnel.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.Cinco años después, un hecho rescatable e inesperado.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.Cinque anni dopo, un risvolto positivo inaspettato.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.Fem år senere, et uforventet glimt af håb.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.Mais comme on dit, à quelque chose malheur est bon.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.Năm năm sau, một cơ hội không ngờ sau tai hoạ
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.Öt évvel később, egy váratlan szerencsés fordulat.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.Pět let poté se stala nečekaná věc.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.Viiden vuoden kuluttua meitä onnisti.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.Vijf jaar later, een onverwacht lichtpuntje.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.Πέντε χρόνια μετά, κάτι απροσδόκητα καλό βγήκε από αυτήν την κακουχία.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.И ето, пет години по-късно - светлина в тунела.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.Но спустя пять лет и на нашей улице случается праздник.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.П'ять років опісля нам несподівано пощастило.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.חמש שנים מאוחר יותר, משהו חיובי בלתי צפוי כתוצאה מכך.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.خمس سنوات تلت، لاح لنا فرج غير متوقع.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu.チェルノブイリのおかげで アメリカに避難することになったんです
Ağzı korkudan ve umutsuzluktan açılmış.Jej usta lekko rozchylone. Ma się rzeczywiście wrażenie mającej miejsce tragedii, desperacji.
Ağzı korkudan ve umutsuzluktan açılmış.Ее рот немного приотрыт, и кажется реальным ее чувство ужаса, ее чувство отчаяния.
Ağzı korkudan ve umutsuzluktan açılmış.Її рот розкритий трохи ширше і справді з'являється відчуття жаху та відчаю.
'Ah, ona konuşurken hiçbir faydası var,' Alice umutsuzca şunları söyledi: 'o mükemmel aptalca!"Och, nie ma zastosowania w rozmowie z nim," powiedziała Alice rozpaczliwie: "on jest idealnie idiotyczna!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod