Ana içeriğe geç
Sözlük

umut ile cümle

umut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu dinlerde inanç ile umut birliktedir ve her zaman ahirete dair umut edilmesi gerekir.To se očituje ukupnim životom vjernika, a na poseban način u bogoštovnim činima (ibadet).
Kafka'nın çalışmalarında yaygın olan umutsuzluk ve saçmalık, varoluşçuluğun simgesi olarak görülür.Beznađe i apsurd, koji su česti u njegovim djelima, smatraju se znakovima egzistencijalizma.
Durumun değişeceğine dair bir umut yok.Ipak, možemo reći da se situacija mijenja.
Pandora, Pandora'nın Kutusunu açtığında tüm kötülükler uçup gitmiştir - bir şey dışında: Umut.Pandora je donijela na Zemlju kutiju ili vrč zla u kojem je ostala samo Nada, najgora od svih.
Şarkı sözleri kişinin iç çatışmaları ve umutsuzluğu ile ilgilidir.Tekstovi pjesama govore o unutrašnjim bitkama i očaju.
(Horatius) Dum spiro,spero Nefes aldığım sürece umut ediyorum.Životni moto: Dum spiro, spero!
Yıldız Savaşları: Bölüm IV - Yeni Bir Umut, 1977 yapımı film.Zvjezdani ratovi IV: Nova nada, (1977.)
1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü.Njegova lijeva orijentacija traje do puta u Sovjetski Savez 1936., odakle se vraća teško razočaran.
Bale "O, büyük ve parlak bir umut ışığı gibi.Petra kao "ukras zemaljske kugle ... uzvišenu i lijepu."
Ayrıca Yeni Bir Umut'un özel yayınlanmış verisyonunda da yer almıştır.Također je prisutna i oko Rta dobre nade.
İnsanlar umutlarını kaybetmeye başladı.Človek, ktorý rozdával nádej.
Durum açıkça umutsuzdu.Situácia vyzerá beznádejne.
Bu umutlar hayal kırıklığı ile sonuçlandı.Nádeje, ktoré do neho vložila, však boli sklamané.
24 Ağustos 1313'te kral öldü, artık Floransa'ya tekrar dönebilme umutları yok olmuştu.Zomrela 14. augusta 1315 a údajne bola zavraždená, aby sa Ľudovít mohol znova oženiť.
Düşlerinin ve umutlarının peşinden gidebilecek kadar cesur.Je to chlapec, ktorý má svoje sny a obavy.
Umuttan Yalnızlığa TİP 1961-1971.Prekročenie hraníc 1964 - 1971.
Ne olursa olsun bir umuttu benim için.Ale ako to vidím ja, je to šanca na život.
Bunu görenleri bir umut ve cesaret sarar.Treba si tu zachovať možnosť a odvahu k pokusom.
Umut Sanat'ın faaliyet gösterdiği belli başlı alanlardır.Rozhodujúca je sila presvedčivosti, ktorú umelecké dielo vyžaruje.
Gelecek adına çok umutluyuz.Imamo tudi dokaz za futur.
Aşılar geliştirilme aşamasında olup bazıları umut verici sonuçlar göstermiştir.V razvoju je več cepiv, ki kažejo obetavne rezultate.
Çabuk, nelerle karşılaşacağız yüzbaşım, bilemem".Bu bir yakarıştır, umutsuzluk değildir.Tudi če mi ga prinesejo na pladnju, se ga ne dotaknem.« Nauk: Lahko je zaničevati, česar ni mogoče dobiti.
Ne olursa olsun bir umuttu benim için.Avtor ugotovi, da kljub vsemu za nas še vedno obstaja upanje.
Son bir umutla ekip, uçağı erken kaldırmaya çalıştı.Po krajšem zavlačevanju je posadka le začela dvigati letalo, da bi se izognila trku.
Seferin büyük coşkusuna karşın bazı Haçlıların ihaneti yüzünden impartorluğun umutları suya düştü.Njegov pohod je kljub veliki gorečnosti zaradi izdaje križarskih zaveznikov propadel.
Genç şairin kesinlikle umut verici bir gelecek vardı önünde.Novi papež je imel za seboj burno preteklost.
Mutluluk için tek bir umut var: O da sizin içinizde!Jos žymiausia citata laikoma: "Gyvenime yra tik viena laimė - mylėti ir būti mylimam".
2001'de büyük umutlarla İtalyan takımı AC Milan'a transfer oldu.2001 m. italas perėjo į kitą Milano ekipą AC Milan.
Kırmızı yıldız - Umut ve iyi aklı simgeler.Baltos žvaigždės – viltį ir laisvę.
1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü.Tačiau 1936 m. nuvykęs į Sovietų Sąjunga smarkiai nusivylė tarybine tvarka.
Bu beklenmedik olay Hitler'de büyük bir umut yarattı.Rusijos revoliucija sukėlė nenumatytų pasekmių Didžiojoje Britanijoje.
Tamamen, geri dönüşü olmayacak bir şekilde umutsuzca bölündü.Ir beveik netrukdomi sugrįžo atgal.
Amerika Birleşik Devletleri savaşın dışında kalmayı umut ediyordu.JAV tikėjo likti už karo ribų.
Umut Vaadeden Bir GelecekԽոստումնալից Ապագա [խմբագրել]
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.Paljudel juhtumitel osutasid tabatud, ka naisisikud, imeteldavat meelekindlust.
Büyük Umutlar, Charles Dickens’ın 1861 tarihinde yazdığı romanı."Suured lootused" – on 1861. aastal ilmunud Charles Dickensi romaan.
Bunu görenleri bir umut ve cesaret sarar.See andis inimestele julgust ja lootust.
Gelecek adına çok umutluyuz.Aga jah, üldiselt oleme tuleviku suhtes põnevil.
Los Angeles Lakers taraftarları da şampiyonluk için en azından biraz daha umutlandı.Aastal 2000 tuli Los Angeles Galaxy CONCACAF-i Meistrite Liiga võitjaks.
Durum açıkça umutsuzdu.Olukord oli masendav.
"G.Saray, F.Bahçe'nin umutlarını 'Balta'ladı"."Baal Shem uskus, et ta tõuseb tormiga taevasse nagu Eelia.
Şimdi bu görkemli umuttan başka ümit edeceğim hiçbir şey yok.”Peale kütkestava ilu ei olnud selles avantüristis teisi voorusi."
Lakin son affedilme ve Metro’ya dönüş umutları da suya düşer.Ei ole aga teada, kas kujutlus tihenemisest ja hõrenemisest ulatub tagasi Thaleseni.
Deniz Evin "Beni Affet" dizisinde canlandırdığı Umut karakteri ile tanınmıştır.Sadama veeala loodeserva on merre paigutatud pronksskulptuur "Ootus".
"Ölümcül son ve umut ışığı"."Lootuse" hiilgav minevik.
İlk albümü "Bir Umut", 1992 yılında çıktı.Esimene plaat "Lootus" ilmus 1993. aastal.
Umutsuzluğa kapılan Homer, Bart'ı yanlarına alarak Moe ve Barney ile geyik avına çıkar.Pärast seda lähevad Homer ja Bart koos Barneyga koerte võiduajamisele.
Büyük Umutlar.Valdavad loodetuuled.
Kök hücre ve transgenik hayvan modellerindeki çalışmalar birçok hastalığın tedavisi için umut vermektedir.Kõhunäärme ja kõhunäärme rakkude siirdamine on võimalik ravi mõningatel haigusjuhtumitel.
12 yaşında fuhuşa zorlanan bir kızın gecelik fiyatı 1 doların altında. Umut kırıcı, üzüntü verici.Những cô bé cỡ 12 tuổi bị đưa đi bán dâm chưa tới 1$ cho 1 đêm điều đó thật nản lòng, thật buồn
2008 senesinde olduğum kadar umutlu değilim.I\ 92 m nicht so optimistisch
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20년 전이었으면, 아마 제 다리를 잘라내고 그저 기도했겠죠. 15%의 생존률이었으니까요.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20 anni fa, i dottori mi avrebbero tagliato la gamba e sperato, e il tasso di sopravvivenza era del 15%.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20 lat tamu obcięto by mi nogę z nadzieją na 15 procent szans na przeżycie.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20 лет назад доктора оттяпали бы мне ногу и молились бы, потому что выживаемость была 15%.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.Hace 20 años los médicos me hubieran amputado la pierna; había un 15% de supervivencia.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.Преди 20 години, лекарите щяха да ми отрежат крака и да се надяват, че ще има 15 процента оцеляване.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.לפני 20 שנה, היו הרופאים קוטעים את רגלי ומקווים לטוב, והיה סיכוי של 15 אחוזים לשרוד.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.منذ 20 عام كان الاطباء سيقطعون رجلي كحل لهذه المشكلة ومع توقع بالاستمرار على قيد الحياة بنسبة 15%
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.祈ったでしょう 生存率は15 %でした それが 1980 年代になって
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod