Ana içeriğe geç
Sözlük

umut ile cümle

umut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Acı geçmişi zihnine asla silinmeyecek bir şekilde kazınmıştır ama geleceğinden de umutludur.Man kommer aldrig att vara fri om vrede från det förflutna, fortfarande får vistas inombords.
Ancak bu umut bir yıl sonra tükendi.Han slutade dock efter bara ett år.
(Horatius) Dum spiro,spero Nefes aldığım sürece umut ediyorum.Dum spiro, spero – Поки дихаю, сподіваюсь.
Aşılar geliştirilme aşamasında olup bazıları umut verici sonuçlar göstermiştir.Вакцини знаходяться у розробці та деякі вже показали обнадійливі результати.
Büyük Umutlar.Великі сподівання.
İnsanların mutlulukları ve umutlarıyla beslenirler.Їхньою їжею є людська радість і щастя.
İkinci yılında ayağından yaralanarak bir NBA kariyeri umutlarına son verdi ve oyunculuğa odaklandı.Через два роки внаслідок травми ноги завершив баскетбольну кар'єру та позбувся мрії грати в НБА.
Bu umutlar hayal kırıklığı ile sonuçlandı.Ці надії зазнали краху.
Oysa o son umutlarıdır.Тао — їхня остання надія.
Son bir umutla ekip, uçağı erken kaldırmaya çalıştı.До останнього робив все можливе, щоб посадити літак.
Prenses Peach bu esnada umutsuzca bir dilek diler, Mario için.Принцеса Піч дуже прихильно ставиться до Маріо.
İlk albümü "Bir Umut", 1992 yılında çıktı.Нині виходить лише одна газета — «Воля», що заснована 1992 року.
İlk olarak Yeni Bir Umut filminde görünmüşlerdir.Йдуть зйомки нового фільму.
Lakin son affedilme ve Metro’ya dönüş umutları da suya düşer.Тому єдиним виходом і надією на порятунок було подальший відступ до Кордуени.
Umut Bulut maçın adamı seçilmiştir.Був обраний учасником гри новачків НБА.
Çabuk, nelerle karşılaşacağız yüzbaşım, bilemem".Bu bir yakarıştır, umutsuzluk değildir.Про це незнання говориться: блаженний збагнувший незнання, нерозлучне з молитвою."
Umut Arık (d.Espérance — надія).
Nanoteknoloji akıllı ev yapımı için bir umut konumundadır.Цей пристрій відноситься до інтелектуальної побутової техніки для розумного будинку.
Yavin Savaşı’ndan üç sene sonra, umut geldi.У 363 року після смерті Юілана вийшов на волю.
Bu sayede Virjinya, diğer sömürgeler için bir umut olmuştu.В ціьому він взаємодіяв з іншими вірменськими ішханами.
Mutluluk için tek bir umut var: O da sizin içinizde!Але власного щастя Ліда зречеться сама… Мати все — і все втратити!
Constantinus'un durumu gittikçe daha umutsuz bir hâl alıyordu.З кожним місяцем ситуація в Константинополі дедалі більше загострювалася.
Her zaman umut var.Надія є завжди.
Herkes için umut var.Надія є для всіх.
Ertesi sabah Yıldız Savaşları: Bölüm IV - Yeni Bir Umut filmi sinemada sahneler eksik olarak oynatılmıştır.Наступного ранку"Зоряні війни: Епізод IV" був зіграний із відсутніми сценами в кінотеатрі.
Halil Umut Meler (d.Халіл Умут Мелер (Halil Umut Meler нар.
Bölüm "Küçük Umutlar" 19 Eylül 2022 4,83 2. 3,27 6. 4,69 6.4.83 3.27 4.69 4.
Aşılar geliştirilme aşamasında olup bazıları umut verici sonuçlar göstermiştir.Vakcíny jsou ve fázi vývoje a některé z nich vykazují povzbudivé výsledky.
(Horatius) Dum spiro,spero Nefes aldığım sürece umut ediyorum.Oficiální motto jsou slova Dum spiro spero (Dokud dýchám, doufám).
Aliş'e umutsuzca aşık.VALL-I se beznadějně zamiluje.
Büyük Umutlar.Splněné naděje.
Bu da birçoğunu umutsuzluğa ve hayal kırıklığına sevk ediyordu.Nikdy nezapomenu na její zoufalství a zklamání.
Terry Jones eylemin şiddetle sonuçlanmamasını umut ettiğini söyledi.Smith tvrdí, že špatnému chování jsme se naučili.
Amacı ağrısız acısız ve umutsuz hastaların zahmetsizce intihar etmesine yardımcı olmaktır.Cílem je mimo jiné zbavit zvíře zbytečné bolesti a stresu.
Gelecek adına çok umutluyuz.Ve jménu budoucnosti.
Filmlerinde genellikle kadın, çocuk ve umut temalarını işledi.V mládí ve filmu velmi často hrál milovníky a svůdce žen.
Bu, Umutsuz Ev Kadınları'ndaki karakterlerin bir listesidir.Toto je seznam dílů seriálu Zoufalé manželky.
Tamamen, geri dönüşü olmayacak bir şekilde umutsuzca bölündü.S návratem však nepochopitelně váhal.
Yavin Savaşı’ndan üç sene sonra, umut geldi.Po třech letech na Yale odjel na tehdy válčící Balkán.
Umutsuz Ev Kadınları dizisinin ikinci sezonu.Druhá šance pro bezdomovce v Plzni.
Ağustos 2000'de Umut Gökçek yerine Kurban'a gitarist olarak katıldı.V říjnu 1986 pak nastoupil jako vikář na dočasně uvolněné místo Štěpán Hájek.
Los Angeles Lakers taraftarları da şampiyonluk için en azından biraz daha umutlandı.Na závěrečném Turnaji mistryň konaném v Los Angeles, také obhajovala titul.
Sadako her zaman bir şansın doğacağını umut ederdi.Miko byla přesvědčena, že jednou nastane příležitost.
Bunu görenleri bir umut ve cesaret sarar.Tato svíčka představuje naději a očekávání.
Umut Kurt - Yaşar Çiftçioğlu.O Hromnicích zamračeno – sedlákovi spomoženo.
Soçi'de düzenlenen Nadejdi Evropi ("Avrupa'nın Umutları") kazandı."Solbus chystá dobýt Evropu (Solbus chystá dobýt Evropu)".
Winston Churchill'in iktidara gelmesi umutlarını yeniledi.Căderea de la putere a lui Winston Churchill.
Sonunda yine, daha iyi bir geleceğe ilişkin umutlar yerini çöküşe bırakır.Și totuși nu am pierdut speranța într-o judecată viitoare mai bună...
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.Învingătorii își strâng în jurul lor mai multe femele.
Büyük Umutlar.Mai multe speranțe.
Grup 2012'nin ortalarındaki turnelerinden umutludur.Aceasta este populația aproximativă a localității în jurul anului 2012.
Sezona üst üste 3 mağlubiyetle başlayan Boston'da umutlar daha baştan zedelenmeye başlamıştı.La un an și jumătate de la afacerea Boston au început ostilitățile.
Halbe'de durum, Alman kuvvetleri açısından umutsuzdu.Situația germanilor din regiunea Halbe era disperată.
İnsanların mutlulukları ve umutlarıyla beslenirler.El împarte oamenilor norocul și prosperitatea.
Umut edelim, enerjinizi Alman devletlerinin modası geçmiş zalim tiranlarını alaşağı etmek için kullanabilin.Pentru a scăpa de ei, el exploată vechile uri naționaliste.
Durum açıkça umutsuzdu.El a fost în mod evident dezamăgit.
Ekim ayı başlarında Almanya'nın savaşta kısa süre içinde kesin sonuç alma umutları sönmeye başlamıştı.La începutul anului următor, înfrângerea Germaniei devenise o certitudine.
İnsanlar umutlarını kaybetmeye başladı.Oamenii și-au pierdut această abilitate.
Bu durum bizi umutlandırıyor.”Asta da intorsătură de situație."
Büyük bir umutsuzluk ve yorgunluk içinde uykuya dalar.Luam mâinile de pe lucru și cădeam în disperare și oboseală.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod