Sonuçta bölgede yerleşim yerli halkı umursamaksızın devam etti.不過,當地居民一直以來並不為此重視。
Zain kendini beğenmiş hayatı umursamayan yakışıklı bir gençtir.是個會替人著想的溫柔少女。
Kişi henüz konuya duyarsızlaşmamış fakat tavırları umursamazcadır.타인에겐 무관심한 모습을 보이지만 나쁜성격은 아니다.
Fakat Riccardo bu ikaza umursamaz.하지만 쿠루루 자신은 신경쓰지 않는 모양.
Bu olaydan sonra da hiç umursamaksızın araştırmalarına devam edeceğine yemin etti.그 뒤 새로운 마음으로, 사람들을 괴롭히지 않겠다고 맹세한다.
Bir şeyin iyi olmasını umursamazdım.난 좋지도 고맙지도 않았다.
Ama bunu hiçbir zaman umursamadı.הוא מעולם לא התעניין בכך.
Bu olaydan sonra da hiç umursamaksızın araştırmalarına devam edeceğine yemin etti.למרות זאת, היא נשבעה להמשיך בחקירה שלה.
Zain kendini beğenmiş hayatı umursamayan yakışıklı bir gençtir.אישה מצחיקה, לא מספיק מעריכה את עצמה.
11- "Pacify Her": Eve döner, ama hiç kimse onu umursamaz.פרק ד: מנשה חיים חוזר לעיירה, אך איש אינו מזהה אותו.
Sam tam o sırada Alex'in "Bu uçak havaya uçacak" dediğini duyar, fakat umursamaz.אני זוכר שאמרתי לעצמי, 'היי, הוא בדיוק מת בתאונת מטוס - זה קצת מוזר'.
Köylü bu işgali umursamamaktadır.Селяните от околностите нямат страх от него.
Umursamaz bir tiptir.Тя е незастрашен вид.
Ama umursamaz gibi davranmaktadır.Ipak, neovisno se opaža.
Sakin ve umursamaz davranır.Obnašajo se oprezno in nezaupljivo.
Ama umursamaz gibi davranmaktadır.Elgiasi taip, lyg nieko nebijotų.
Sonny umursamaz.Octavio pole Soniast huvitatud.
Fakat bu umursamaz davranışı üç gün içinde kentin %75'inin kül olmasına neden oldu.Järgmiseks päevaks oli tuli hävitanud 75% linnast.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.Chcę dosięgnąć złotego źródła, pobić wszystkich bez zawahania.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.Chci zlatý pramen cítit, jak prší, bez pochyb ze všech být nejsilnější.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.El akarok jutni az arany szökőkúthoz, legyőzve mindenkit, kétkedés nélkül.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.Haluan saavuttaa kultaisen lähteen, voittaa kaikki ilman epäilyksiä.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.Ich will den goldnen Berg erreichen, alle schlagen, ganz ohne Zweifel.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.Ik wil de gouden fontein bereiken, iedereen verslaan zonder alle twijfel.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.I want to reach the golden fountain, beat everyone without all the doubting.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.I want to reach the golden fountain, beat everyone without all the doubting.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.Jag vill nå den gyllene fontänen, vinna över alla utan allt tvivel.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.Je veux atteindre la fontaine dorée, battre tout le monde et ne pas m'en inquiéter.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.난 금으로 된 샘을 찾고 싶어요. 난 모든 것을 꼭 이겨내고 싶어요.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.Tôi muốn tiếp cận các đài phun nước vàng, đánh bại tất cả mọi người mà không có tất cả các nghi ngờ.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.Voglio raggiungere la sorgente dorata, sconfiggere tutti senza tutti quei dubbi.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.Хочу найти золотой фонтан, И никогда ни в чем не сомневаться.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.أريد أن أصل إلى الينبوع الذهبي، أهزم كل شخص بدون أدنى شك.
Altın çeşmeye ulaşmak istiyorum, umursamadan herkesi yenmek istiyorum.誰にも疑われず みんなをだます 知りたいのは
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Aber stelle dir vor, es wird sich keiner interessieren.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Ale hádajte čo? Nikoho to nebude naozaj zaujímať.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Ale wiecie co, nikogo to nie będzie obchodzić.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Dar ghiciţi ce, nimănui nu-i pasă.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.De tudod mit? Senkit nem fog érdekelni.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Jenže, ouha. Nikoho to nezaujme.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.그러나 짐작해보세요, 아무도 상관하지 않습니다.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Maar dat kan niemand wat schelen.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Ma, indovinate un po'? A nessuno importerà nulla.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Mais devinez, personne ne s'y intéresse vraiment.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Mas, calculem, ninguém vai querer saber.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Men tænk engang... stort set ingen lægger mærke til det.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Men vet du vad? Ingen kommer att bry sig.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Nhưng đoán thử đi, làm gì có ai quan tâm.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Pero adivinen qué; a nadie le importará.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Tapi coba tebak, tidak ada yang peduli.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Αλλά μαντέψτε! Δεν θα νοιάζει κανέναν.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Але знаете що? Це нікого не цікавить.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Но знаете что? Никому это не интересно.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.Но познайте какво, на никого няма да му пука.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.אבל אתם יודעים מה? לאף אחד זה לא יהיה אכפת.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.لكن خمنوا ماذا، لا أحد في الواقع يهتم.
Ama bilin bakalım ne olacak: kimse sizi umursamayacak.(笑)
Ama son zamanlarda pek umursamaz.Aber in letzter Zeit ist er gleichgültig.
Ama son zamanlarda pek umursamaz.Dar, in ultimul timp, e destul de nepasator.
Ama son zamanlarda pek umursamaz.Maar hij is de laatste tijd behoorlijk ongevoelig.