Ana içeriğe geç
Sözlük

umursama ile cümle

umursama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.E pela leviandade da sua prostituição contaminou a terra, porque adulterou com a pedra e com o pau.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.És lõn, hogy az õ paráznaságának hírével megfertõztette a földet; mert kõvel és fával paráználkodott.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.I stalo se, že hanebným smilstvím svým poškvrnila země; nebo cizoložila s kamenem i s dřevem.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.I stało się, że haniebnym nierządem swoim splugawiła ziemię; bo cudzołożyła z kamieniem i z drewnem.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Ja haureutensa huudolla hän saastutti maan, ja hän teki aviorikoksen kiven ja puun kanssa.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.그가 돌과 나무로 더불어 행음함을 가볍게 여기고 행음하여 이 땅을 더럽혔거늘
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.och ohelgade så landet genom sin lättfärdiga otukt, i det hon begick äktenskapsbrott med sten och trä.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.og med sitt frekke hor vanhelliget hun landet, og hun drev hor med sten og med tre.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Par sa criante impudicité Israël a souillé le pays, elle a commis un adultère avec la pierre et le bois.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Şi astfel, prin necurăţia ei strigătoare, Israel a spurcat ţara, a preacurvit cu piatra şi lemnul.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Und von dem Geschrei ihrer Hurerei ist das Land verunreinigt; denn sie treibt Ehebruch mit Stein und Holz.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Ved sin letsindige Bolen vanærede hun Landet og horede med Sten og Træ.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Vì nó khinh sự dâm loạn mình, thì làm ô uế đất nầy, hành dâm với đá và gỗ.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Vì nó khinh sự dâm_loạn mình , thì làm ô_uế đất nầy , hành dâm với đá và gỗ .
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Και με την διαφημισιν της πορνειας αυτης εμιανε τον τοπον και εμοιχευσε μετα των λιθων και μετα των ξυλων.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.И с невъздържания си блуд тя оскверни земята, и прелюбодействува с камъните и дърветата.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.И явным блудодейством она осквернила землю, и прелюбодействовала с камнем и деревом.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.והיה מקל זנותה ותחנף את הארץ ותנאף את האבן ואת העץ׃
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.وكان من هوان زناها انها نجست الارض وزنت مع الحجر ومع الشجر.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.因 以 色 列 輕 忽 了 他 的 淫 亂 、 和 石 頭 木 頭 行 淫 、 地 就 被 玷 污 了
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.因 以色列 輕忽 了 他 的 淫亂 、 和 石頭木頭 行淫 、 地 就 被 玷污 了
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Ako často počujete, že ľuďom je to proste jedno?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Bao nhiêu lần chúng ta nghe thấy rằng mọi người không quan tâm?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Combien de fois entendons-nous que les gens ne s'en soucient pas?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?¿Con qué frecuencia se oye que a la gente no le importa nada?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?De câte ori auzim că oamenilor pur și simplu nu le pasă?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Hoe vaak krijgen we te horen dat het mensen niet kan schelen?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Hur ofta hör vi inte att människor inte orkar bry sig?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Jak často slýcháme, že lidem je to prostě jedno?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Jak często słyszymy, że ludzi po prostu nic nie obchodzi?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Kako pogosto slišimo, da ljudem preprosto ni mar?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?사람들이 여러 일에 신경쓰지 않고 산다는 지적을 얼마나 자주 듣나요?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Milyen gyakran halljuk, hogy az emberek egyszerűen közönyösek?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Quantas vezes ouvimos dizer que as pessoas não querem saber?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Quanto spesso sentiamo che alla gente non importa?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Seberapa sering kita mendengar bahwa orang-orang tidak peduli?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Wie oft hören wir, dass die Leute sich für nichts interessierten?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Πόσο συχνά ακούμε ότι οι άνθρωποι δεν ενδιαφέρονται;
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Как часто мы слышим, что людям просто все равно?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Колко често чуваме, че на хората просто не им пука?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Як часто ми чуємо, що людям просо байдуже?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?כמה פעמים אנחנו שומעים שלאנשים פשוט לא אכפת?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?لماذا كثيراً ما نسمع ان الناس غدت لا مبالية
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?何度耳にしたでしょう 「みんなわがままで
İnsanların umursamaları için, bütün bunları bilmeleri gerekir.Aby na tom lidem mohlo záležet, musí o tom vědět.
İnsanların umursamaları için, bütün bunları bilmeleri gerekir.Agar orang yang mereka sayangi, mereka harus tahu.
İnsanların umursamaları için, bütün bunları bilmeleri gerekir.Ahhoz, hogy az embereket érdekelje, tudniuk kell.
İnsanların umursamaları için, bütün bunları bilmeleri gerekir.Kony arrêté devant le monde entier.
İnsanların umursamaları için, bütün bunları bilmeleri gerekir.Para as pessoas se importarem, precisam saber.
İnsanların umursamaları için, bütün bunları bilmeleri gerekir.Pentru ca oamenii le pasa, ele trebuie să ştii.
İnsanların umursamaları için, bütün bunları bilmeleri gerekir. This is the dreamĐể những người họ quan tâm, họ cần phải biết.
İnsanların umursamaları için, bütün bunları bilmeleri gerekir. This is the dreamכדי שלאנשים יהיה איכפת הם חייבים לדעת. והם רק ידעו אם השם של קוני יהיה בכל מקום
İnsanların umursamaları için, bütün bunları bilmeleri gerekir.За да хората да ги интересува, те трябва да знаят.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.El estaba hablando con un hombre muy grande, pero no me preocupó.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.Er sprach mit einem sehr grossen Mann, aber das kümmerte mich nicht.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.그는 아주 덩치 큰 남자와 이야기를 하고 있었지만, 저는 신경쓰지 않았습니다.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım. Konuşmalarını bölerek, "Bunu mu dediniz?" diye sordum.Hij was in gesprek met een boom van een man, maar dat weerhield me niet.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım. Konuşmalarını bölerek, "Bunu mu dediniz?" diye sordum.Rozmawiał z wielkim facetem, ale się nie przejąłem, przerwałem im i zapytałem, "Powiedziałeś to?"
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.Ông ấy đang nói chuyện với một người đàn ông rất to lớn, nhưng mà tôi cũng chẳng quan tâm.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.Stava parlando a un uomo grande e grosso, ma non vi ho badato.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod