umursama ile cümle

umursama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.Vorbea cu un domn foarte zdravăn, dar nu mi-a păsat.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.Він розмовляв з височенним чолов'ягою, але мене це не налякало.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.Он разговаривал с высоченным мужчиной, но меня это не напугало.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.Той говореше с един много едър човек, но не ме интересуваше.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.הוא שוחח עם גבר מגודל מאד, אבל לא היה לי איכפת.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.وكان يتحدث الى رجل ضخم الجثة .. ولم اكترث لذلك
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.「こうおっしゃいましたか?」 と尋ねると
Joseph Kony 20 yıldır suç işlemesine rağmen,... ...kimse umursamadı.Joseph Kony 20 éve követ el bűncselekményeket és senkit nem érdekelt.
Joseph Kony 20 yıldır suç işlemesine rağmen,... ...kimse umursamadı.Joseph Kony begår forbrydelser i 20 år og plejes ingen
Joseph Kony 20 yıldır suç işlemesine rağmen,... ...kimse umursamadı.Joseph Kony já comete crimes há 20 anos E ninguém nunca se importou
Joseph Kony 20 yıldır suç işlemesine rağmen,... ...kimse umursamadı.Joseph Kony melakukan kejahatan selama 20 tahun dan tak ada yang peduli kami peduli
Joseph Kony 20 yıldır suç işlemesine rağmen,... ...kimse umursamadı.Joseph Kony páchal zločiny více než dvacet let a nikoho to nezajímalo.
Joseph Kony 20 yıldır suç işlemesine rağmen,... ...kimse umursamadı.Joseph Kony popełniał przestępstwa przez 20 lat i nikogo to nie obchodziło.
Joseph Kony 20 yıldır suç işlemesine rağmen,... ...kimse umursamadı.Joseph Kony was het plegen van misdrijven voor 20 jaar en niemand verzorgd
Joseph Kony 20 yıldır suç işlemesine rağmen,... ...kimse umursamadı.יוסף קוני פושע כבר 20 שנה ולאף אחד לא היה איכפת
Joseph Kony 20 yıldır suç işlemesine rağmen,... ...kimse umursamadı.جوزيف كوني قام بالعديد من الجرائم خلال 20 سنة ولم يهتم أحد
Joseph Kony 20 yıldır suç işlemesine rağmen,... ...kimse umursamadı.そして誰も気にしてこなかった。
(Kahkaha) Şimdilik üst tarafı umursamayın.Portanto, este é o vosso instrumento.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.A szerencsétlen megvetni való, gondolja, a ki boldog; ez vár azokra, a kiknek lábok roskadoz.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Au malheur le mépris! c`est la devise des heureux; A celui dont le pied chancelle est réservé le mépris.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Dispreţ în nenorocire! -iată zicerea celor fericiţi: dă brînci cui alunecă cu piciorul!
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.I Ulykke falder de fromme, den sorgløse spotter Faren, hans Fod står fast, mens Fristen varer.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Ja, med förakt ses olyckan av den som står säker; förakt väntar dem vilkas fötter vackla.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Kamu menghina orang celaka, sedang hidupmu aman; orang yang hampir jatuh kamu beri pukulan
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.평안한 자의 마음은 재앙을 멸시하나 재앙이 실족하는 자를 기다리는구나
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Lòng người nào ở an nhiên khinh bỉ sự tai họa. Tai họa thường sẵn giáng trên kẻ nào trợt chơn vấp ngã.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Lòng người nào ở an_nhiên khinh_bỉ sự tai_họa . Tai_họa thường sẵn giáng trên kẻ nào trợt chơn vấp_ngã .
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Nesreči gre po mnenju lahkoživca preziranje; pripravljeno je tistim, ki jim omahuje noga.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Opovrhnutou fakľou, podľa mienky toho, kto žije bezpečne, je ten, kto stojí blízko tých, ktorých noha klesá.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.«Per la sventura, disprezzo», pensa la gente prosperosa, «spinte, a colui che ha il piede tremante»
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Pochodně zavržená jest (podlé smýšlení člověka pokoje užívajícího) ten, kterýž jest blízký pádu.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Ten, co jest upadku bliski, jest pochodnią wzgardzoną człowiekowi, według myśli pokoju zażywającemu.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Turvassa olevan mielestä sopii onnettomuudelle ylenkatse; se on valmiina niille, joiden jalka horjuu.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Ulykken fortjener bare forakt efter de trygges mening; forakt venter dem hvis fot vakler.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.und ist ein verachtet Lichtlein vor den Gedanken der Stolzen, steht aber, daß sie sich daran ärgern.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Zij die in welvaart leven, maken degenen belachelijk die maar net het hoofd boven water kunnen houden.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Ο κινδυνευων να ολισθηση με τους ποδας ειναι εις τον στοχασμον του ευτυχουντος ως λυχνος καταπεφρονημενος.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Так презрен по мыслям сидящего в покое факел, приготовленный для спотыкающихся ногами.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Тоя, чиито нозе са близо до подхлъзване, Е като презрян светилник в мисълта на благополучния.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.לפיד בוז לעשתות שאנן נכון למועדי רגל׃
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.للمبتلي هوان في افكار المطمئن مهيّا لمن زلت قدمه.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.安 逸 的 人 心 裡 藐 視 災 禍 . 這 災 禍 常 常 等 待 滑 腳 的 人
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.安逸 的 人心裡藐視災禍.這災禍 常常 等待 滑腳 的 人
Kimse beni umursamamazlık edemez.Et je ne supporte pas être ignoré.
Kimse beni umursamamazlık edemez.Und man ignoriert mich nicht einfach.
Kimse beni umursamamazlık edemez.Και δε θέλω να με αγνοούνε.
Kimse beni umursamamazlık edemez.А мне это очень не нравится.
Kimse beni umursamamazlık edemez.わかった、わかった
Kongo'da devam eden yıkıcı savaştı ve Dünyanın umursamazlığı.Benne volt a folyamatban lévő pusztító kongói háború és a világ közömbössége.
Kongo'da devam eden yıkıcı savaştı ve Dünyanın umursamazlığı.Bol pretrvávajúcou ničivou vojnou v Kongu a ľahostajnosťou sveta.
Kongo'da devam eden yıkıcı savaştı ve Dünyanın umursamazlığı.Byla to stále trvající ničivá válka v Kongu a lhostejnost světa.
Kongo'da devam eden yıkıcı savaştı ve Dünyanın umursamazlığı.C"était la guerre incessante qui dévastait le Congo et l'indifférence du monde.
Kongo'da devam eden yıkıcı savaştı ve Dünyanın umursamazlığı.Det var det fortsatta ödeläggande kriget i Kongo, och världens likgiltighet.
Kongo'da devam eden yıkıcı savaştı ve Dünyanın umursamazlığı.Era a devastação contínua da guerra do Congo e a indiferença do mundo.
Kongo'da devam eden yıkıcı savaştı ve Dünyanın umursamazlığı.Era il continuare della devastante guerra in Congo e l'indifferenza del mondo.
Kongo'da devam eden yıkıcı savaştı ve Dünyanın umursamazlığı.Era la continuidad de la devastadora guerra en el Congo y la indiferencia del mundo.
Kongo'da devam eden yıkıcı savaştı ve Dünyanın umursamazlığı.Era războiul continuu şi devastator din Congo şi indiferenţa lumii.
Kongo'da devam eden yıkıcı savaştı ve Dünyanın umursamazlığı.Es war der andauernde zerstörerische Krieg im Kongo und die Gleichgültigkeit in der Welt.
Kongo'da devam eden yıkıcı savaştı ve Dünyanın umursamazlığı.Het was de voortdurende verwoestende oorlog in Congo en de onverschilligheid van de wereld.
Kongo'da devam eden yıkıcı savaştı ve Dünyanın umursamazlığı.Itu adalah perang berkelanjutan di Kongo dan ketidakacuhan dunia.
İlgili Sayfalar