Ana içeriğe geç
Sözlük

umudu ile cümle

umudu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kişi hiçbir zaman Tanrı'dan umudunu kesmemelidir.Contudo, o homem não pode interferir na vontade de Deus.
Çetenin başına konulan ödülü alma umuduyla, öldürdüğü çete üyelerini Widow's Patch kasabasına getirir.Esperando receber sua recompensa pelos corpos dos integrantes, ele os leva à cidade de Window's Patch.
"Umut umudu kovalıyor"."Travessia com esperança.
Hayatımız, bizim yumuşaklığımız sizindir, ey Meryem! Kederimizde hüznümüzde bizim umudumuz, ey Meryem!Doce Coração de Maria (ou Imaculado Coração de Maria), sede a nossa salvação.
Nisan ayında, Cassius Antonius'un devrileceği umuduyla taşraya çekildi.Em abril, Cássio fugiu de Roma para a zona rural na esperança que Marco Antônio pudesse ser deposto.
Daha dindar bir açıklamaya göre ise; yeşil umudu, beyaz kaderi, kırmızı de hâyırseverliği temsil eder.Na interpretação religiosa, o verde simboliza a Esperança, o branco a Fé e o vermelho, Caridade.
Aşkın her şeye karşı gelebileceği umuduyla da masalı bitirdiler.Durante todo o romance o amor supera todas as dificuldades.
Tina'nın özel güçleri hayatta kalabilmesi için onun tek umudu olmuştur.De uitzonderlijke gave van Tina zijn haar enige hoop op overleven.
Theofano, yeni imparatorun karısı olma umudunu yanlış hesaplamıştı.Toch had Theophano zich ernstig misrekend in haar verwachting de vrouw van de nieuwe heerser te worden.
"Umut umudu kovalıyor".Op zoek naar hoop.
Aşkın her şeye karşı gelebileceği umuduyla da masalı bitirdiler.Naast alle liefde komt ook de tekst It’s over voorbij.
Zafer için en son ve en büyük umudumuz oldu.Voor Waterschei was het de tweede en laatste bekerwinst.
Bir tek umudum var, o da para etmiyor."Ik heb een principiële opvatting en die is voor geld niet te koop."
Çünkü hayattan hiçbir beklentisi, hiç umudu yoktur.Volgens hem is er geen zekerheid, alleen hoop.
Otho'dan lütuf ve ödül alabilme umudu ile Galba'yı öldürmek için yaklaşık 120 kişi gönüllü oldu.120 osób, pragnących zyskać przychylność Otona i mających nadzieję na nagrodę.
"Umut umudu kovalıyor"."Wiara pochodnią nadziei".
Onların tek umudu Vanessa Helsing'tir.Jedyna osobą, która może uratować ludzkość jest Vanessa Helsing.
Umudum, Yahudilere sanki bizler Yahudiliğin bir parçasıymış gibi kardeşçe davranılmasıdır.Wiemy, że pomagacie umęczonym Żydom jak możecie.
Ama o umudunu kesmez.Ale nie należy tracić nadziei.
Bizim korkumuz üzerine güneş doğsun ve umudumuz üzerine de güneş doğsun.Czy słońce nam świeci, czy słońce zagasło, Ojczyźnie dać chcemy i serce i siły!...
Ondan bir şey uman aldanır, umudundan kesilir."Detta är den sanna, i människans natur nedlagda religionens klara och evigt giltiga påbud."
Tina'nın özel güçleri hayatta kalabilmesi için onun tek umudu olmuştur.Tinas enda hopp för att överleva står till hennes övernaturliga krafter.
Ölmeden önce, Karura Sunagakure'yi, Gaara’nın kendisinin ölümünün intikamını alacağı umuduyla, lanetler.Innan hon dog utlyste hon en förbannelse över Sunagakure i hopp om att Gaara skulle hämnas hennes död.
Yıldızın rengi umudu, beş kanadı beş kıtayı temsil eder.Den gröna färgen är hoppets färg och de fem uddarna står för fem världsdelar.
Batman, Gotham halkındaki umudu söndürmemek için Harvey Dent'in cinayetlerini üstüne alır.Batman tar på sig skulden för Harveys mordoffer, allt för att rädda Gotham.
Zafer için en son ve en büyük umudumuz oldu.Segern och glädjen har sista ordet.
"Bütün umudum kendimde".Єдина надія на нього».
Ama o umudunu kesmez.І він не хотів упускати свій шанс.
Öykü'nün baş sözleri: Kiraz Mevsimi - aşkın mevsimidir, umudun mevsimidir.Домінантні покоління: Пророк — епоха пробудження; Герой — епоха кризи.
"Reha Erdem: Jîn benim umudum".Гасло клану: Мої сподівання тільки на тебе.
Aynı zamanda tüm insanların umudu haline geldi.Саме головне, що життя всього народу стало жахливим.
Zafer için en son ve en büyük umudumuz oldu.В цій галузі були перші і найбільші досягнення.
O, umudunu hiç kaybetmez.Він ніколи не втрачає надії.
Çocuklar yarının umudu.Діти — надія завтрашнього дня.
Irkçı bilincin ayırt edici bir özelliği, güç umududur.Відмітною рисою свідомості рашистів є надія на силу.
Otho'dan lütuf ve ödül alabilme umudu ile Galba'yı öldürmek için yaklaşık 120 kişi gönüllü oldu.Kolem sto dvaceti lidí se dožadovalo od Othona odměny za zabití Galby.
Ama o umudunu kesmez.Je třeba se vzdát naděje?
Spielberg'e göre onlar "sadece bir renk parıltısı, umudun titrek ışığı" temsil eder.Pro Spielberga to přestavovalo „spravedlivý třpyt barvy a jiskru naděje“.
Bizim korkumuz üzerine güneş doğsun ve umudumuz üzerine de güneş doğsun.Nechť zazáři tvůj paprsk v noci strasti a před námi se vrah náš bude třásti.
NOL onu yakalama umuduyla kellesine ödül koyar.Na jeho dopadení je vypsaná odměna.
Tam umudu bitecekken altına TNT patlayıcı koyar.Je-li v tekutém stavu, lze TNT plnit do dělostřeleckých granátů.
Artık 6. Ordu'nun kurtarılma umudu kalmamıştır.Odată cu luarea acestei decizii, orice speranță de eliberare a Armatei a 6-a a fost abandonată.
Zafer için en son ve en büyük umudumuz oldu.A fost prima și ultima victorie a țării în concurs.
Selam olsun sana, umudun ülkesi, Misafirperverliğin ülkesi.Pentru Străbuni, pentru Patrie, O Doamne al Vitejilor, o Doamne al Vitejilor!
Bu da size yüceliğe kavuşma umudunu veriyor.Megígérem, hogy hozok neked valami finomságot.
Yıldızın rengi umudu, beş kanadı beş kıtayı temsil eder.A zöld szín a reményt szimbolizálja, az öt ág pedig az öt kontinenst.
Çünkü hayattan hiçbir beklentisi, hiç umudu yoktur.Úgy tűnik, nincs remény a túlélésre.
Ardından kocası Rick'i bulma umuduyla yoluna devam eder.Ekkor még mindig túlárad benne a vágy, hogy megtalálja Mary-t.
Zafer için en son ve en büyük umudumuz oldu.Ez volt a harmadik, egyben utolsó futamgyőzelme.
Selam olsun sana, umudun ülkesi, Misafirperverliğin ülkesi.Terve sinulle, toivon maa, vieraanvaraisuuden maa.
Ölmeden önce, Karura Sunagakure'yi, Gaara’nın kendisinin ölümünün intikamını alacağı umuduyla, lanetler.Ennen kuolemaansa, Karura kirosi Sunagakuren toivoen Gaaran kostavan kuolemansa.
Kişi hiçbir zaman Tanrı'dan umudunu kesmemelidir.Ihminen ei saa estää Jumalan luomistyötä.
Çünkü hayattan hiçbir beklentisi, hiç umudu yoktur.Olen usko vailla toivoa.
Leibniz iş kazanmak umuduyla hukuk üzerine yazılmış bir makalesini seçmen prense adadı.Leibniz omisti tälle lakioppia käsittelevän esseen toivossa saada työpaikka.
Sen bizim tek umudumuzsun.Sinä olet ainoa toivomme.
Selam olsun sana, umudun ülkesi, Misafirperverliğin ülkesi.Χαίρε, γη της ελπίδας, Χώρα της φιλοξενίας.
María ise kaybettiği çocuğunu bulacağına ilişkin umudunu hiç kaybetmez ve sonunda da başarılı olur.Η Μαρία όμως ποτέ δεν χάνει την ελπίδα της, ότι θα βρει το γιο που έχασε.
Nisan ayında, Cassius Antonius'un devrileceği umuduyla taşraya çekildi.Τον Απρίλιο, ο Κάσσιος έφυγε από τη Ρώμη, με προορισμό την εξοχή, ελπίζοντας πως ο Αντώνιος θα ανατρεπόταν.
İmparator'un kayınpederi olursa, İmparator olma umudu da vardı.Από τη θέση του Πατριάρχη υπήρξε σύμβουλος του αυτοκράτορα.
"Umut umudu kovalıyor".«Η επιμονή προκαλεί και την τύχη».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod