Ana içeriğe geç
Sözlük

umudu ile cümle

umudu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve ayrıca, daha büyük bir sistemle bağlantılı olacağınız umudu var.И също така, надеждата е, че ще започнете да се свързвате с цялата по-голяма система.
Ve ayrıca, daha büyük bir sistemle bağlantılı olacağınız umudu var.Кроме того, есть надежда, что вы станете более связаны со всей этой системой.
Ve ayrıca, daha büyük bir sistemle bağlantılı olacağınız umudu var.והתקווה היא שאנשים יתחילו להתחבר למערכת בכללה.
Ve ayrıca, daha büyük bir sistemle bağlantılı olacağınız umudu var.وكذلك، الامل أن تكون متواصل مع النظام الأكبر
Ve ayrıca, daha büyük bir sistemle bağlantılı olacağınız umudu var.繋ごうとし始めるのではないかと思います と同時に 通勤に関する情報を得たり
Ve Bay Albom biraz önce umudun ve inancın gücünden bahsetti ve çok doğru söylüyor.Dl. Albom tocmai a vorbit de puterea speranţei şi credinţei, şi are dreptate.
Ve Bay Albom biraz önce umudun ve inancın gücünden bahsetti ve çok doğru söylüyor.El señor Albom acaba de hablar del poder de la esperanza y de la fe, y lleva toda la razón.
Ve Bay Albom biraz önce umudun ve inancın gücünden bahsetti ve çok doğru söylüyor.방금 전에 알봄 씨께서 희망과 믿음이 갖는 힘에 대해서 말씀하셨는데요, 그 분 말씀에 전적으로 동의합니다.
Ve Bay Albom biraz önce umudun ve inancın gücünden bahsetti ve çok doğru söylüyor.M. Albom vient de parler de la puissance de l'espoir et de la foi. Il a totalement raison.
Ve Bay Albom biraz önce umudun ve inancın gücünden bahsetti ve çok doğru söylüyor.Mr. Albom ha appena parlato della forza della speranza e della fede e ha assolutamente ragione.
Ve Bay Albom biraz önce umudun ve inancın gücünden bahsetti ve çok doğru söylüyor.Pan Albom wspomniał o sile nadziei i wiary, i miał rację.
Ve Bay Albom biraz önce umudun ve inancın gücünden bahsetti ve çok doğru söylüyor.Господин Элбом только что говорил о силе надежды и веры. Он прав.
Ve Bay Albom biraz önce umudun ve inancın gücünden bahsetti ve çok doğru söylüyor.ומר. אלבום דיבר כרגע על כוחה של תקווה ואמונה והוא צודק מאוד.
Ve Bay Albom biraz önce umudun ve inancın gücünden bahsetti ve çok doğru söylüyor.وقد تحدث السيد ألبوم عن قوة الأمل والإيمان وهو محق تماما.
Ve benim. Benim bir umudum var.わが希望が宿っている
Ve benim hala umudum var.Cały czas mam nadzieję.
Ve benim hala umudum var.Dan saya tetap percaya.
Ve benim hala umudum var.E continuo a sperare.
Ve benim hala umudum var.E continuo esperançosa.
Ve benim hala umudum var.Én bizakodó maradok.
Ve benim hala umudum var.En ik hou hoop.
Ve benim hala umudum var.Et je garde espoir.
Ve benim hala umudum var.그리고 저는 아직 희망적인 상태입니다.
Ve benim hala umudum var.Şi rămân optimistă.
Ve benim hala umudum var.TEDのように人々を信じています
Ve benim hala umudum var.Und ich bleibe hoffnungsvoll.
Ve benim hala umudum var.Và tôi vẫn còn hy vọng.
Ve benim hala umudum var.Y sigo optimista.
Ve benim hala umudum var.Και συνεχίζω να ελπίζω.
Ve benim hala umudum var.И аз оставам оптимистично настроена.
Ve benim hala umudum var.И я по-прежнему надеюсь.
Ve benim hala umudum var.ואני נשארת עם התקוה.
Ve benim hala umudum var.أريد أن ابقى متفائلة
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Abbiamo bisogno di quella relazione per riflettere, per recuperare speranza.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.A my potrebujeme, aby ten vzťah reflektoval... obnovil nádej.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.En we hebben die relatie nodig om na te denken, om hoop te herwinnen.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.E precisamos que essa relação reflita, para recuperar a esperança.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.I potrzeba, aby ten związek odzwierciedlał, aby przywracał nadzieję.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.우리는 이 관계를 통해 희망을 떠올리고 되찾아야 하는 거죠.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Nous avons besoin de cette relation pour réfléchir, pour reprendre espoir.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Och vi behöver det förhållandet för att reflektera, för att återta hopp.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Si noi vrem ca aceasta relatie sa reflecte, sa recupereze speranta.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Und es ist notwendig, dass diese Beziehung Hoffnung widerspiegelt.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Và chúng ta cần mỗi quan hệ đó để phản ánh, để lấy lại niềm tin.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Y necesitamos esa relación para reflejar, para recuperar la esperanza.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Και χρειαζόμαστε αυτή τη σχέση για να αντικατοπτρίσουμε, να διεκδικήσουμε την ελπίδα.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.И нам необходимо, что бы эта связь вернула нам надежду.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.И се нуждаем тази връзка да отразява, да връща надеждата.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.ואנו זקוקים שאותו קשר ישקף, שיחזיר את התקוה.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.ونحن نحتاج تلك العلاقة لتنعكس علينا، لإستعادة الأمل.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.その関係を反映させなければなりません 希望の話に戻ります
Ve bu bağlantıları yaparkenki umudum, insanların düşüncelerinde bir kısa devre oluşturmaktır.Ce încerc să fac cu aceste conexiuni e să scurt circuitez gândirea oamenilor.
Ve bu bağlantıları yaparkenki umudum, insanların düşüncelerinde bir kısa devre oluşturmaktır.Dzięki tym połączeniom mam nadzieję, że stworzę krótki obwód ludzkiego myślenia.
Ve bu bağlantıları yaparkenki umudum, insanların düşüncelerinde bir kısa devre oluşturmaktır.Et ce que j'espère faire, quand je fais ces connexions, c'est de court-circuiter la pensée des gens.
Ve bu bağlantıları yaparkenki umudum, insanların düşüncelerinde bir kısa devre oluşturmaktır.제가 이러한 연결고리들을 만들때 제가 하고자 하는 것은 사람들의 사고를 빠르게 순회하는 것입니다.
Ve bu bağlantıları yaparkenki umudum, insanların düşüncelerinde bir kısa devre oluşturmaktır.Och vad jag hoppas kunna göra, när jag skapar dessa samband, är att kortsluta människors tänkande.
Ve bu bağlantıları yaparkenki umudum, insanların düşüncelerinde bir kısa devre oluşturmaktır.Og det, som jeg håber at skabe med disse sammenhænge, er en kortslutning af folks tænkning.
Ve bu bağlantıları yaparkenki umudum, insanların düşüncelerinde bir kısa devre oluşturmaktır.O que eu espero fazer, quando faço estas ligações. é curtocircuitar o pensamento das pessoas.
Ve bu bağlantıları yaparkenki umudum, insanların düşüncelerinde bir kısa devre oluşturmaktır.Und ich hoffe, durch diese Zusammenhänge einen Kurzschluß im Verstand der Leute zu bewirken.
Ve bu bağlantıları yaparkenki umudum, insanların düşüncelerinde bir kısa devre oluşturmaktır.Và điều mà tôi hi vọng, khi tôi tạo ra những liên tưởng này, là vòng tròn suy nghĩ của con người.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod