Güzel gözüktüğü umuduyla üzerinde zıplayıp havaya doğru uçtuğunuz bir rampaydı.וכאן יש רמפה - משחררים את הקפיץ ועפים באוויר, ומקווים שזה ייראה טוב.
Güzel gözüktüğü umuduyla üzerinde zıplayıp havaya doğru uçtuğunuz bir rampaydı.فهذا هو منحدر .. له نوابض .. تدفعك فتطير في الهواء فتجعل المشهد يبدو اكثر اثارة
Güzel gözüktüğü umuduyla üzerinde zıplayıp havaya doğru uçtuğunuz bir rampaydı.うまくいけばそれらしく見えます 今は技術を使います これはエアラムと呼ばれるものです
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."Không, vì bây giờ chúng tôi có hi vọng.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."Nee, want nu hebben we hoop.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."Nem, mert van már reményünk.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."No, perché ora abbiamo speranza.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."No, porque ahora hay esperanza.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."Nu, pentru că acum avem speranță.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."Не, защото сега имам надежда.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."Нет, потому что теперь у нас есть надежда.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."Ні, тому що тепер ми маємо надію.
Hayvanlarin gelecekle ilgili umudu, kendinden ötesini hissedebilen insanlarin kültüründe bulunabilmek.Speranta animalelor de maine se regaseste in Cultura Umana care trebuie sa invete sa priveasca dincolo de ea.
Hayvanlarin gelecekle ilgili umudu, kendinden ötesini hissedebilen insanlarin kültüründe bulunabilmek.התקווה עבור חיות המחר תמצא בתרבות האנושית .שתלמד להרגיש מעבר לעצמה
Hayvanların gelecekle ilgili umudu, kendinden ötesini hissedebilen insanların kültüründe bulunabilmek.Huomisen eläinten toivo olisi elää ihmiskulttuurissa, joka ymmärtää tuntemaan itseään pidemmälle.
Hayvanların gelecekle ilgili umudu, kendinden ötesini hissedebilen insanların kültüründe bulunabilmek.Nadějí zvířat budoucích dnů je narození se do lidské kultury, která by učila vnímavosti ke všem kolem.
Hayvanların gelecekle ilgili umudu, kendinden ötesini hissedebilen insanların kültüründe bulunabilmek.Nadzieja dla zwierząt jutra jest znaleźć się w kulturze człowieka, który uczy się uczuć poza własnym sobą
Hayvanların gelecekle ilgili umudu, kendinden ötesini hissedebilen insanların kültüründe bulunabilmek.Pour les animaux de demain l'espoir rŽside dans une culture humaine qui nous apprenne à sentir au-delà de soi.
Hayvanların gelecekle ilgili umudu, kendinden ötesini hissedebilen insanların kültüründe bulunabilmek.Speranta animalelor de maine se regaseste in Cultura Umana care trebuie sa invete sa priveasca dincolo de ea.
Hayvanların gelecekle ilgili umudu, kendinden ötesini hissedebilen insanların kültüründe bulunabilmek.Надежда на животных завтра быть найденным в Человеческой Культуре который учится чувствовать вне себя.
Hayvanların gelecekle ilgili umudu, kendinden ötesini hissedebilen insanların kültüründe bulunabilmek.התקווה עבור חיות המחר תמצא בתרבות האנושית שתלמד להרגיש מעבר לעצמה.
Henüz icat edilmemiş bazı teknoloji türleri ile bu anlaşmazlığı uzlaştırabileceğimiz umudunu taşıyorum.Ik hoop dat we in staat zullen zijn om dit conflict op te lossen met een nieuwe technologie.
Henüz icat edilmemiş bazı teknoloji türleri ile bu anlaşmazlığı uzlaştırabileceğimiz umudunu taşıyorum.저는 이런 종류의 갈등을 아직 발명되지 않은 기술로 조화시킬 수 있기를 바라며 희망을 가져봅니다.
Henüz icat edilmemiş bazı teknoloji türleri ile bu anlaşmazlığı uzlaştırabileceğimiz umudunu taşıyorum.Mam nadzieję, że uda nam się pogodzić ten konflikt przy pomocy nie wynalezionej jeszcze technologii.
Henüz icat edilmemiş bazı teknoloji türleri ile bu anlaşmazlığı uzlaştırabileceğimiz umudunu taşıyorum.Reménykedem, hogy képesek leszünk kibékíteni ezt a konfliktust valamilyen, még nem létező technológiával.
Henüz icat edilmemiş bazı teknoloji türleri ile bu anlaşmazlığı uzlaştırabileceğimiz umudunu taşıyorum.Sper să putem reconcilia acest conflict cu ajutorul unei tehnologii încă neinventate.
Henüz icat edilmemiş bazı teknoloji türleri ile bu anlaşmazlığı uzlaştırabileceğimiz umudunu taşıyorum.Tengo la esperanza de poder resolver este conflicto con algún tipo de tecnología aún por inventar.
Henüz icat edilmemiş bazı teknoloji türleri ile bu anlaşmazlığı uzlaştırabileceğimiz umudunu taşıyorum.Имам надежда, че мога да реша този конфликт с някаква още не измислена технология.
Henüz icat edilmemiş bazı teknoloji türleri ile bu anlaşmazlığı uzlaştırabileceğimiz umudunu taşıyorum.Я надеюсь, что мы сможем найти примирение в этом конфликте при помощи какой-то ещё не изобретённой технологии.
Henüz icat edilmemiş bazı teknoloji türleri ile bu anlaşmazlığı uzlaştırabileceğimiz umudunu taşıyorum.תקוותי היא שנוכל ליישב את הסתירה הזו בעזרת טכנולוגיה כלשהי, טכנולוגיה שטרם הומצאה.
Henüz icat edilmemiş bazı teknoloji türleri ile bu anlaşmazlığı uzlaştırabileceğimiz umudunu taşıyorum.أتمسك بأملي بأننا سوف نستطيع إصلاح هذا التعارض بطريقة ما أو ببعض التقنيات التي لم يتم إختراعها .
Henüz icat edilmemiş bazı teknoloji türleri ile bu anlaşmazlığı uzlaştırabileceğimiz umudunu taşıyorum.まだ発明されていないテクノロジーが この対立を解消してくれると でも それまでは目が離せません
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.(144:15) Очи всех уповают на Тебя, и Ты даешь им пищу их в свое время;
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Allas ögon vänta efter dig, och du giver dem deras mat i rätt tid.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Alle ogen zijn op U gericht; U voorziet ieder op zijn tijd van voedsel.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Aller Augen warten auf dich, und du gibst ihnen ihre Speise zu seiner Zeit.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Alles øine vokter på dig, og du gir dem deres føde i sin tid.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Alles Øjne bier på dig, du giver dem Føden i rette Tid;
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Con mắt muôn vật đều ngửa trông Chúa , Chúa ban cho chúng đồ_ăn tùy theo thì .
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Con mắt muôn vật đều ngửa trông Chúa, Chúa ban cho chúng đồ ăn tùy theo thì.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Gli occhi di tutti sono rivolti a te in attesa e tu provvedi loro il cibo a suo tempo
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Kaikkien silmät vartioitsevat sinua, ja sinä annat heille heidän ruokansa ajallaan.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.중생의 눈이 주를 앙망하오니 주는 때를 따라 저희에게 식물을 주시며
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Les yeux de tous espèrent en toi, Et tu leur donnes la nourriture en son temps.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Los ojos de todos tienen su esperanza puesta en ti, y tú les das su comida a su debido tiempo
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Mindenki szemei te reád vigyáznak, és te idejében megadod eledelöket.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Ochii tuturor nădăjduiesc în Tine, şi Tu le dai hrana la vreme.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Oči všechněch v tebe doufají, a ty dáváš jim pokrm jejich v čas příhodný.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Oči všetkých hľadia v nádej k tebe, a ty im dávaš ich pokrm na jeho čas.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Oczy wszystkich w tobie nadzieję mają, a ty im dajesz pokarm ich czasu swojego.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Os olhos de todos esperam em ti, e tu lhes dás o seu mantimento a seu tempo;
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Semua makhluk hidup mengharapkan Engkau; Kauberi mereka makan pada waktunya
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Vseh oči zaupno gledajo vate, in ti jim daješ njih jed o pravem času;
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Οι οφθαλμοι παντων αποβλεπουσι προς σε και συ διδεις εις αυτους την τροφην αυτων εν καιρω.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Очите на всички гледат към Тебе; И Ти им даваш храна на време.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.עיני כל אליך ישברו ואתה נותן להם את אכלם בעתו׃
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.اعين الكل اياك تترجى وانت تعطيهم طعامهم في حينه.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.萬 民 都 舉 目 仰 望 你 . 你 隨 時 給 他 們 食 物
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.萬民 都 舉目 仰望 你 . 你 隨時給 他 們食物
Her yandan yıktı beni, tükendim, Umudumu bir ağaç gibi kökünden söktü.brød mig ned overalt, så jeg må bort, oprykked mit Håb som Træet;