"Ben o yok umuyor" Ve neden umuduyla? ""Tôi hy vọng rằng cô ấy". "Và tại sao với hy vọng?"
"Ben o yok umuyor" Ve neden umuduyla? ""Yo soy la esperanza de que ella lo hace." "¿Y por qué la esperanza?"
"Ben o yok umuyor" Ve neden umuduyla? ""Είμαι με την ελπίδα ότι κάνει." "Και γιατί με τις ελπίδες;"
"Ben o yok umuyor" Ve neden umuduyla? ""Аз съм се надява, че тя прави." "И защо с надеждата?"
"Ben o yok umuyor" Ve neden umuduyla? ""Я в надежде, что она делает." "И почему, в надежде?"
"Ben o yok umuyor" Ve neden umuduyla? ""Я в надії, що вона робить." "І чому, в надії?"
"Ben o yok umuyor" Ve neden umuduyla? ""אני מקווה שהיא עושה." "ולמה בתקווה?"
"Ben o yok umuyor" Ve neden umuduyla? ""أنا على أمل أن تفعله." "ولماذا على أمل؟"
"Ben o yok umuyor" Ve neden umuduyla? ""それは陛下将来の不快感のすべての恐怖を割くことになるからです。
Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol. Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz.Así aprópiate de la sabiduría para tu alma. Si la hallas, habrá un porvenir, y tu esperanza no será frustrada
Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol. Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz.begitu pula hikmat baik untuk jiwamu. Jika engkau bijaksana, cerahlah masa depanmu
Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol. Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz.지혜가 네 영혼에게 이와 같은 줄을 알라 이것을 얻으면 정녕히 네 장래가 있겠고 네 소망이 끊어지지 아니하리라
Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol. Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz.Samankaltaiseksi tunne viisaus sielullesi; jos sen löydät, on sinulla tulevaisuus, ja toivosi ei mene turhaan.
Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol. Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz.Sappi che tale è la sapienza per te: se l'acquisti, avrai un avvenire e la tua speranza non sarà stroncata
Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol. Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz.Tak umění moudrosti duši tvé. Jestliže ji najdeš, onať bude mzda, a naděje tvá nebude vyťata.
Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol. Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz.Tak vedz, je múdrosť tvojej duši; ak ju najdeš, bude ti v budúcnosti odmena, a tvoje očakávanie nebude vyťaté.
Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol. Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz.vid, at så er og Visdom for Sjælen! Når du finder den, har du en Fremtid, dit Håb bliver ikke til intet.
Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol. Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz.таково и познание мудрости для души твоей. Если ты нашел ее , то есть будущность, и надежда твоя не потеряна.
Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol. Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz.כן דעה חכמה לנפשך אם מצאת ויש אחרית ותקותך לא תכרת׃
Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol. Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz.كذلك معرفة الحكمة لنفسك. اذا وجدتها فلا بد من ثواب ورجاؤك لا يخيب.
Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol. Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz.你 心 得 了 智 慧 、 也 必 覺 得 如 此 . 你 若 找 著 、 至 終 必 有 善 報 . 你 的 指 望 、 也 不 至 斷 絕
Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol. Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz.你 心得 了 智慧 、 也 必覺 得 如此 . 你 若 找 著 、 至 終必 有 善報 . 你 的 指望 、 也不至 斷絕
Birçok Amerikalı bu başkandan umudu kesti, ama pes etmeyi asla düşünmediler.الكثير من الاميريكيين قد فقدوا الامل في الرئيس ولكنهم بالتأكيد لم يفقدوا الامل في انفسهم ولا في بعضهم البعض
"Bir işin var. Bir umudun var.너는 직업이 있고 희망이 있으니 노숙자가 아니야.
"Bir işin var. Bir umudun var." Έχεις δουλειά, έχεις ελπίδα"
"Bir işin var. Bir umudun var."יש לך עבודה. יש לך תקווה.
"Bir işin var. Bir umudun var."أنت لديك وظيفة. لديك أمل.
"Bir işin var. Bir umudun var.本物のホームレスは希望がないんだ」
Bir umudun var.Имаш надежда.
Bir umudun var.Ти маєш надію.
Bir umudun var.У тебя есть надежда.
Bir umudun var.Ty máš naději.
Bir umudun var.Anda punya harapan.
Bir umudun var.Bà còn hy vọng
Bir umudun var.Du har håb.
Bir umudun var.Du hast Hoffnung.
Bir umudun var.Hai una speranza.
Bir umudun var.Imaš upanje.
Bir umudun var."Jij hebt een baan.
Bir umudun var.Masz nadzieję.
Bir umudun var.Máte nádej.
Bir umudun var.Sinulla on toivoa.
Bir umudun var.Tienes esperanza".
Bir umudun var.Tu ai o speranță.
Bir umudun var.Tu as de l'espoir.
Bir umudun var.Tu tens esperança.
Böylece asteroidlerden umudumuzu kesiyoruz.Así que los asteroides no nos dan muchas esperanzas.
Böylece asteroidlerden umudumuzu kesiyoruz.C'est pourquoi nous avons peu d'espoir en les astéroïdes.
Böylece asteroidlerden umudumuzu kesiyoruz.Also haben wir für die Asteroiden nicht sehr viel Hoffnung.
Böylece asteroidlerden umudumuzu kesiyoruz.Așa că nu avem prea mari speranțe legate de asteroizi.
Böylece asteroidlerden umudumuzu kesiyoruz.Daar hoeven we onze hoop dus niet op te vestigen.
Böylece asteroidlerden umudumuzu kesiyoruz.그래서 소행성에 대해서는 그다지 많은 기대를 하지 않습니다.
Böylece asteroidlerden umudumuzu kesiyoruz.Sugli asteroidi quindi non possiamo fare molto affidamento.
Böylece asteroidlerden umudumuzu kesiyoruz.Takže do asteroidov nevkladáme veľkú nádej.
Böylece asteroidlerden umudumuzu kesiyoruz.Takže do asteroidů nevkládáme moc naděje.
Böylece asteroidlerden umudumuzu kesiyoruz.Tehát a kisbolygókkal kapcsolatban nem lehet sok reményünk.
Böylece asteroidlerden umudumuzu kesiyoruz.Vì thế chúng ta không có nhiều hy vọng lắm cho các tiểu hành tinh.
Böylece asteroidlerden umudumuzu kesiyoruz.Więc nie mamy mrzonek co do asteroid.
Böylece asteroidlerden umudumuzu kesiyoruz.Така че нямаме много надежди за астероидите.
Böylece asteroidlerden umudumuzu kesiyoruz.Так что на астероиды большой надежды нет.