Çoğu zaman, olayların istediğimiz gibi olmasını umma eğilimimiz vardır.Думаю, ми схильні надіятись, що все складеться так, як ми того хочемо.
Çoğu zaman, olayların istediğimiz gibi olmasını umma eğilimimiz vardır.Мисля, че нашата тенденция е да се надяваме, че нещата ще се наредят, както ние искаме, през повечето време.
Çoğu zaman, olayların istediğimiz gibi olmasını umma eğilimimiz vardır.Я думаю, мы склонны полагать, что вещи сложатся так, как нам хочется.
Çoğu zaman, olayların istediğimiz gibi olmasını umma eğilimimiz vardır.אני חושב שהנטייה שלנו היא לקוות שדברים יקרו כמו שאנחנו רוצים שהם יקרו,
Çoğu zaman, olayların istediğimiz gibi olmasını umma eğilimimiz vardır.أعتقد أن لدينا ميل تجاه أن تسير الأمور كما نريدها أن تكون،
Çoğu zaman, olayların istediğimiz gibi olmasını umma eğilimimiz vardır.それなのに 本当にやるべきことは
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.Alebo druhý, môžete im dodať pocit bezpečia a dúfať, že si to nevšimnú.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.Anebo druhý: jen jim dodáte pocit ochrany a doufáte, že si toho nevšimnou.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.Atau kedua, anda cukup membuat orang merasa aman dan berharap mereka tidak sadar akan hal itu.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.Hai, bạn có thể làm cho mọi người chỉ cảm thấy an toàn và hy vọng họ không chú ý đến.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.I drugi, możesz sprawić, że ludzie będą czuć się bezpieczni i mieć nadzieję, że nie zauważą.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.두번째 방법은 그냥 안전하다는 느낌만 주고 사람들이 눈치채지 못하길 바라는 거죠.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.Oder zweitens, sie geben den Leuten nur ein Gefühl von Sicherheit und hoffen dass sie es nicht bemerken.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.O dos, pueden hacer que la gente se sienta segura y esperar que no se den cuenta.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.O due, potete solamente farla sentire sicura e sperare che non se ne accorga.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.Of de tweede: je kan mensen zich alleen maar veilig laten voelen en hopen dat het ze niet opvalt.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.Ou a segunda, podem fazer simplesmente as pessoas sentirem-se seguras e esperar que não reparem.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.Sau a doua, poți să-i faci pe oameni să se simtă în siguranță și speri că nu vor observa.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.Vagy kettő: eléred, hogy az emberek csak biztonságban érzzék magukat és reménykedsz, hogy nem veszik észre.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.Или вторият е просто да ги накрате да се чувстват сигурни и да се надявате, че те няма да забележат.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.Или второй — можно создать чувство защищённости и надеяться, что они не обратят внимания.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.או שתיים, אפשר לגרום להם רק לחוש בטוחים ולקוות שהם לא ישימו לב.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.أو الثانية، يسطيعون أن يجعلوا الناس فقط يشعرون بالأمان و التمني بأنهم لن يتنبهوا.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.実態に気付かないことを期待するか です では気付くには何が必要でしょう
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Älköön sellainen ihminen luulko Herralta mitään saavansa,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Bo niechaj nie mniema ten człowiek, aby co miał wziąć od Pana.
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.e non pensi di ricevere qualcosa dal Signor
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.En sådan människa må icke tänka att hon skall få något från Herren --
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.For ikke må det menneske tro at han skal få noget av Herren,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Ikke må nemlig det Menneske mene, at han skal få noget af Her ren,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.이런 사람은 무엇이든지 주께 얻기를 생각하지 말라
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Lebo nech sa nedomnieva taký človek, že dostane voľačo od Pána.
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Mert ne vélje az ilyen ember, hogy kaphat valamit az Úrtól;
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Naj vendar ne misli tisti človek, da kaj dobi od Gospoda,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Não pense tal homem que receberá do Senhor alguma coisa,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Nedomnívej se zajisté člověk ten, by co vzíti měl ode Pána,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Người như thế chớ nên tưởng mình lãnh được vật chi từ nơi Chúa:
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Người như_thế chớ nên tưởng mình lãnh được vật chi từ nơi Chúa :
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.No piense tal hombre que recibirá cosa alguna del Señor
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Qu`un tel homme ne s`imagine pas qu`il recevra quelque chose du Seigneur:
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Solcher Mensch denke nicht, daß er etwas von dem HERRN empfangen werde.
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Un astfel de om să nu se aştepte să primească ceva dela Domnul,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Zo iemand moet niet denken dat de Here hem iets zal geven,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Διοτι ας μη νομιζη ο ανθρωπος εκεινος οτι θελει λαβει τι παρα του Κυριου.
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Да не думает такой человек получить что-нибудь отГоспода.
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Не се заблуждавайте, любезни мои братя;
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Нехай бо не думав такий чоловік, що прийме що від Бога.
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.והאיש ההוא אל ידמה בנפשו כי ישא דבר מאת יהוה׃
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.فلا يظن ذلك الانسان انه ينال شيئا من عند الرب.
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.這 樣 的 人 、 不 要 想 從 主 那 裡 得 甚 麼
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.這樣 的 人 、 不 要 想 從主 那 裡 得 甚麼
Onlar benim ailem. Ummaktan fazlasını yap!Acolo sus e familia mea, aşa că nu vreau să aud, "Sperăm".
Onlar benim ailem. Ummaktan fazlasını yap!Also kommen Sie mir nicht mit "Das hoffe ich"!
Onlar benim ailem. Ummaktan fazlasını yap!Itu keluargaku di atas sana, aku tidak mahu mendengar, "Kami harap begitu"!
Onlar benim ailem. Ummaktan fazlasını yap!Ma famille est là-haut, alors pas de "on espère" !
Onlar benim ailem. Ummaktan fazlasını yap!Mam tam rodzinę, nie chcę słyszeć twoich "oby"!
Onlar benim ailem. Ummaktan fazlasını yap!Min familie er deroppe, så sig ikke, "det håber jeg"!
Onlar benim ailem. Ummaktan fazlasını yap!Min familj är där uppe, så säg inte "hoppas det"!
Onlar benim ailem. Ummaktan fazlasını yap!Perheeni on tuolla ja sinä sanot " Toivotaan niin " !
Onlar benim ailem. Ummaktan fazlasını yap!إنها عائلتى بالأعلى هناك لذا لا أريد أن أسمع نتمنى ذلك