Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Pero los insectos ven el verde, el azul y el ultravioleta, varios tonos de ultravioleta.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Serangga melihat warna hijau, biru, dan ultraviolet dan mereka melihat berbagai macam sinar ultraviolet
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Τα έντομα βλέπουν το πράσινο, το μπλε και υπεριώδη χρώματα και διάφορες αποχρώσεις τους.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Комахи розрізняють зелений, блакитний і ультрафіолет, а також різні відтінки ультрафіолету.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.ורואים את הספקטרום הזה. חרקים רואים ירוק, כחול ואולטרה סגול, והם רואים גוונים שונים של אולטרה סגול.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.いろいろな色調の紫外線です 私たちには見えない何かを見ているのです
Bu resimler ultraviyole filtresiyle çekildi, bu filtrenin temel kullanımıDeze foto's werden gemaakt met een ultraviolet filter.
Bu resimler ultraviyole filtresiyle çekildi, bu filtrenin temel kullanımı이 사진들도 자외선 필터를 끼고 찍었는데, 그 필터의 주용도는
Bu resimler ultraviyole filtresiyle çekildi, bu filtrenin temel kullanımıUnd zwar, dass diese Bilder mit UV-Filtern gemacht wurden,
Bu resimler ultraviyole filtresiyle çekildi, bu filtrenin temel kullanımıשהתמונות האלה שנלקחו עם פילטר אולטרה סגול, השימוש העיקרי בפילטר הזה
Bu resimler ultraviyole filtresiyle çekildi, bu filtrenin temel kullanımıان هذه الصورة التقطت بواسطة فلتر اشعة فوق بنفسجية ان الهدف الاساسي كان لصناعة ذلك الفلتر
Bu resimler ultraviyole filtresiyle çekildi, bu filtrenin temel kullanımıこのフィルターは 宇宙飛行士が 金星の写真を撮るために使います
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen자외선 B 복사 부족으로 나타나는
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Bo niedobór witaminy D, spowodowany brakiem promieniowania UVB to duży problem.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Denn Vitamin-D-Mangel durch fehlende UVB-Strahlung ist ein großes Problem.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Devido à deficiência da vitamina D, pela falta de radiação ultravioleta B, torna-se num problema maior.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Dit komt omdat vitamine D-gebrek ontstaan door te weinig UVB-straling een groot probleem is.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Karena kekurangan vitamin D karena kekurangan radiasi sinar UVB adalah masalah yang utama.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.La carenza di vitamina D dovuta a scarsità di radiazione UVB, è un problema enorme.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Parce que les carences en vitamine D dues au manque de rayonnement ultraviolet B, sont un problème majeur.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Pentru că deficiența vitaminei D, din cauza lipsei razelor ultraviolete de tip B este o problemă majoră.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Porque la deficiencia de Vitamina D, debido a la falta de radiación ultravioleta B, es un gran problema.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Ведь недостаток витамина D из-за нехватки ультрафиолетового излучения типа В -- это огромная проблема.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Защото недостигът на витамин D поради недостиг на утравиолетова В радиация, е огромен проблем.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelenMert a D-vitamin hiánya
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelenמכיוון שחוסר בויטאמין D
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelenبسبب نقص فيتامين D ،
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelenビタミンDの欠乏が
Dünya yüzeyindeki yıllık ultraviyole rasyasyon ortalamasını gösteriyor.지표면의 연평균 자외선 복사를 볼 수 있습니다.
Dünya yüzeyindeki yıllık ultraviyole rasyasyon ortalamasını gösteriyor.laten het jaargemiddelde aan ultraviolette straling aan het aardoppervlak zien.
Dünya yüzeyindeki yıllık ultraviyole rasyasyon ortalamasını gösteriyor.מראים את הממוצע השנתי של קרינה אולטרה סגולה על פני כדור הארץ.
Dünya yüzeyindeki yıllık ultraviyole rasyasyon ortalamasını gösteriyor.توضح المتوسط السنوي للأشعة فوق البنفسجية على سطح الأرض.
Dünya yüzeyindeki yıllık ultraviyole rasyasyon ortalamasını gösteriyor.地表に到達する紫外線の量を 見ることが出来ます ピンクと赤の部分が
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.Así que si estamos en el hemisferio Norte, observen lo que pasa con la radiación UV.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.Donc si nous sommes quelque part dans l'Hémisphère Nord, regardez ce qui arrive au rayonnement ultraviolet.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.Então, se estamos algures no hemisfério norte, reparem no que acontece à radiação ultravioleta.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın. Hala bir miktar UVA alıyoruz.Dacă suntem undeva în emisfera nordică, în ceea ce privește radiațiile ultraviolete, tot primim UVA.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.Jadi jika kita berada di Belahan Bumi Utara lihatlah apa yang terjadi pada radiasi sinar ultraviolet
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.우리가 북반구 어딘가에 있다면 자외선 복사가 어떻게 되는지 한번 보세요.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.Nếu chúng ta đang ở nơi nào đó của Bắc bán cầu, hãy xem điều gì đang xảy ra với bức xạ tử ngoại.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.Se siamo da qualche parte nell'emisfero Nord, guardate cosa succede alle radiazioni ultraviolette.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.Szóval amikor valahol az északi féltekén vagyunk, nézzük meg, mi történik az ultraviola sugárzással.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.Takže, pokud jsme někde na Severní polokouli, podívejte co se děje s ultrafialovým zářením.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.Wenn wir also irgendwo auf der Nordhalbkugel sind, sehen wir, was mit der ultravioletten Strahlung passiert.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.Więc jeśli jesteśmy gdzieś na półkuli północnej, spójrzcie, co się dzieje z promieniowaniem UV.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.Zie wat er gebeurt met de UV-straling als we dus ergens op het noordelijk halfrond zijn.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.Έτσι, αν βρισκόμαστε κάπου στο Βόρειο Ημισφαίριο, δείτε τι συμβαίνει με την υπεριώδη ακτινοβολία.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.Ако сме някъде в Северното полукълбо, вижте какво се случва с ултравиолетовата радиация.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.Так что если мы находимся где-то в Северном полушарии, давайте посмотрим, что происходит с УФ-излучением.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.כך שאם אנחנו נמצאים בחצי הכדור הצפוני, תראו מה קורה לעוצמת הקרינה האולטרה סגולה.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.حتى لو كنا في مكان ما في نصف الكرة الشمالي ، أنظروا لما يحدث الى الأشعة فوق البنفسجية.
Eğer kuzey yarıkürede bir yerlerde isek, ultraviyole rasyasyona ne oluyor bakın.紫外線放射はどうなったでしょう まだ多くのUVAを浴びています
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Đầu tiên hãy nhìn vào mối liên hệ giữa bức xạ tử ngoại và bề mặt Trái Đất.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Először nézzük meg az ultraviola sugárzás összefüggését a Föld felszínével.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Examinons tout d'abord ce que produit le rayonnement ultraviolet à la surface de la Terre.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.먼저 지표면과 자외선 복사의 관계를 보겠습니다.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Laten we kijken naar het verband tussen de plaats op het aardoppervlak en UV-straling.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Nejprve se podívejme na vztah ultrafialového záření na povrch Země.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Prima dată să ne uităm la legătura radiațiilor ultraviolete cu suprafața Terrei.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Prima osserviamo la distribuzione della radiazione ultravioletta sulla superficie terrestre.