O, hedeflerine ulaştı mı?Did he accomplish his goals?
21 nisanda, paskalyada, Cabral Brezilya'ya ulaştı.At Easter, on April 21nd, Cabral reached Brazil.
Brezilya'da Asperger Sendromu görülme sıklığı % 0.5'e ulaşabilir.In Brazil the prevalence of Asperger's Syndrome may reach 0.5%.
Beceri ve azimle herhangi hedefe ulaşabilirsiniz.With skill and perseverance you can achieve any goal.
Hiçbir şeye mücadele olmadan ulaşılmaz.Nothing is achieved without struggle.
Tüm ilaçları çocukların ulaşamayacağı ve göremeyeceği yerde tutun.Keep all medicines out of the reach and sight of children.
Onlar çözümsüzlüğe ulaştı.They have reached a deadlock.
Su dizlerime ulaştı.The water reached my knees.
Hangisi daha önemli, irade mi yoksa bir hedefe ulaşmak için yol mu?What is more important, the will or the way to achieve a goal?
Biz nihayet zirveye ulaştık.We've finally reached the summit.
Tüm partiler için kabul edilebilir bir anlaşmaya sonunda ulaşıldı.An agreement acceptable to all parties was finally reached.
Varmak istediğiniz yere ulaştınız.You have reached your destination.
Bilgisayara ulaşabilmek için paneli kaldırmak zorunda kaldım.I had to remove the panel in order to access the computer.
Sonunda sınırıma ulaştım.I have finally reached my limit.
Beyin kapasitesinin yüzde yüzüne ulaşıldı.One hundred percent of the brain's capacity has been reached.
Birçok mülteci Avrupa'ya ulaşmaya çalışıyor.Many refugees are trying to reach Europe.
Onlar Avrupa'ya ulaşmak için umutsuzdu.They were desperate to get to Europe.
2015 yılında şimdiye kadar 2.500'den daha fazla insan Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken öldü.More than 2,500 people have died trying to reach Europe so far in 2015.
Binlerce göçmen Avrupa'ya ulaşmak için her ay Akdeniz'i geçmeye çalışıyorlar.Thousands of migrants try to cross the Mediterranean every month to reach Europe.
Çin'e ulaştım.I arrived in China.
Birçok mülteci, Avrupa'ya ulaşmak için hayatlarını tehlikeye attı.Many refugees have risked their lives to reach Europe.
Biz o hedefe ulaştık.We've accomplished that goal.
Sanırım hayallerin ulaşılabilir.I think your dreams are achievable.
Üç gündür sana ulaşmaya çalışıyorum.I've been trying to reach you for three days.
Bizim ulaşıma ihtiyacımız var.We need transportation.
Batan gemiden yolcuların çoğu asla kıyıya ulaşmadı.Many of the passengers from the sinking ship never reached the shore.
Batan geminin çoğu yolcusu asla kıyıya ulaşmadı.Many of the passengers from the sinking ship never reached shore.
Üç gündür Tom'a ulaşmaya çalışıyoruz.We've been trying to reach Tom for three days.
Onun daha iyi bir yaşama ulaşmak için büyük bir isteği vardı.She had a great desire to get a better life.
O onu aldattığını öğrendiğinde öfkesi bir kırılma noktasına ulaştı.Her anger reached a breaking point when she found out that he was being unfaithful to her.
Onlar hâlâ hedeflerine ulaşabilirler, sanırım.They can still accomplish their goals, I think.
Piknik alanına kara yolu ile kolayca ulaşılabilir.The picnic area is easily accessible by road.
Kamp bölgesi karayoluyla ulaşılabilir değil.The campsite isn't accessible by road.
Biz kesinlikle bu hedeflere ulaşacağız.We'll definitely achieve these goals.
Erkekler amaçlarına ulaştı.The men achieved their objectives.
İlk hedef ulaşılabilir gibi görünüyor.The first goal seems achievable.
Hiçbir hedefe ulaşılmadı.Neither goal has been achieved.
Biri nasıl başarıya ulaşır?How does one achieve success?
O hedefe nasıl ulaşabiliriz.How can we achieve that goal?
Vücut için uygun bir cenaze yap böylece ruh cennete ulaşabilir.Have a proper funeral for the body so that the soul can reach to heaven.
Onun isteği asla bana ulaşmadı.Her request never reached me.
Tom'a dün ulaşılamadı.Tom couldn't be reached yesterday.
Onun ulaşılabilir olduğunu düşünüyor musun?Do you think that's attainable?
Detaylar için Tom'a ulaşın.Contact Tom for details.
Tom hedefine ulaştı.Tom achieved his goal.
Tom amacına ulaştı.Tom achieved his goal.
Sonunda göle ulaştık.Finally we arrived at the lake.
O kızın ne zaman ulaştığını bilmiyorum.I don't know when she will arrive.
Ne zaman ulaşacağımı bilmiyorum.I don't know when I will arrive.
Kablo olmadan internete ulaşmak mümkündür.It is possible to access the Internet without a wire.
Mektubun daha dün elime ulaştı.I only got your letter yesterday.
Önümüzde parlayan bir ışık vardı ve ona ulaşmaya çalıştım.There was a light shining ahead and I tried to reach to it.
O, hedefine ulaşmak için ne gerekiyorsa yapacak.He will do whatever it takes to reach his goal.
Hedefime ulaşmak için çok fazla çalışıyorum.I work too much in order to achieve my goals.
Onlar politik amaçlarına ulaşmak için sömürgeci güçlere yaranmaya çalışmaktadırlar.They are trying to cozy up to imperialist forces in order to achieve their political aims.
Hedefimize ulaşmamız için bize yardım et.Help us reach our goal.
Ulaşımın hangi türünü kullandın?What form of transportation did you use?
Bütün büyük şehirlerin ulaşım sorunları var.All big cities have transportation problems.
Bir ortaklık anlaşmasına ulaştık.We have reached a partnership agreement.
Biz hedefimize ulaşmadık.We haven't reached our goal.