Tom hava kararmadan önce eve ulaşmak istiyor.Tom wants to get home before dark.
Böyle ilginç bir sonuca nasıl ulaştın?How did you reach such an interesting conclusion?
Tom'a nereden ulaşabileceğimi biliyor musun?Do you know where I can reach Tom?
Nerede Tom'a ulaşabileceğimizi biliyor musunuz?Do you know where I can reach Tom?
Sonunda İngiltere'ye ulaştık.We finally arrived in England.
Büyükusta satrançta en yüksek ulaşılabilir ünvandır.Grandmaster is the highest achievable title in chess.
Evime nasıl ulaşacaklarını bilmiyorlar.They don't have the directions to my house.
Hedeflerime ulaşmam için bana yardım ettiğiniz için teşekkür ederim.Thank you for helping me reach my goals.
Tom burada üst rafa ulaşmak için yeterince uzun olan tek kişi.Tom is the only one here who's tall enough to reach the top shelf.
Dünya nüfusu ilk olarak 1804'te bir milyara ulaştı.The world population reached one billion for the first time in 1804.
İlk amacımıza ulaşamadık.We couldn't reach the initial goal.
Onlar hedeflerine ulaşmadı.They didn't achieve their goal.
Biz Tom'a telefonla ulaşamıyoruz.We can't get Tom on the phone.
Tom'a ulaşabileceğinden eminim.I'm not sure you'll be able to reach Tom.
Tom'a ulaşacak gibi görünemem.I can't seem to reach Tom.
Bana Tom'a bu numaradan ulaşabileceğim söylendi.I was told I could reach Tom at this number.
Tom son zamanlarda biraz ulaşılamaz.Tom has been a little unapproachable lately.
Tom'a nasıl ulaşılacağını biliyor musunuz?Do you know how to reach Tom?
Benim ulaştığım aynı sonuca ulaşacağını düşündüm.I thought you'd reach the same conclusion as I did.
Tom üst rafa ulaşmak için yeterince uzun değildi.Tom wasn't tall enough to reach the top shelf.
Herhangi bir sonuca ulaşmadık.We didn't reach any conclusions.
Yüksek C'ye ulaşabilir misin?Can you reach high C?
Havaalanına ulaştığımda, güçlü bir rüzgar vardı.When I got to the airport, there was a strong wind.
Benim bagajım henüz ulaşmadı.My luggage hasn't arrived yet.
Varış yerlerine ulaştılar.They reached their destination.
Ona ulaşamayabilir.It may not come to that.
Ona ulaşmayacağını içtenlikle umut ediyorum.I sincerely hope it won't come to that.
Tom üst rafa ulaşamayacağını biliyordu.Tom knew that he couldn't reach the top shelf.
Üzgünüm, ona ulaşamıyorum.Sorry, I can't reach it.
Ne zaman ulaşırsın?When do you arrive?
Ben sana telefonla ulaşmaya çalıştım ama başaramadım.I tried to reach you on the phone, but I was unable to get through
Ona ulaşmak zorundayım.I've got to get to her.
Onlara ulaşmaya çalışıyorum.I've been trying to reach them.
Ona ulaşmaya çalışıyorum.I've been trying to reach him.
Onlara ulaşmaya çalışacağım.I'll try to reach them.
Ona ulaşmaya çalışacağım.I'll try to reach him.
Bize nasıl ulaşacağını biliyor musun?Do you know how to reach us?
Onlara nasıl ulaşacağını biliyor musun?Do you know how to reach them?
Bana nasıl ulaşacağını biliyor musun?Do you know how to reach me?
Ona nasıl ulaşacağımı biliyor musun?Do you know how to reach him?
Ona nasıl ulaşacağını biliyor musun?Do you know how to reach her?
Onlara ulaşamadık.We weren't able to reach them.
Ona ulaşamadık.We weren't able to reach him.
Hâlâ onlara ulaşamıyorum.I still can't reach them.
Hâlâ ona ulaşamıyorum.I still can't reach him.
Onlara ulaşamıyorum.I can't reach them.
Ona ulaşamıyorum.I can't reach him.
Onlara nasıl ulaşabilirim?How can I reach them?
Ona nasıl ulaşabilirim?How can I reach him?
Tom üst rafa ulaşamayacak kadar çok kısa.Tom is too short to reach the top shelf.
Saatlerdir size ulaşmaya çalışıyoruz.We've been trying to reach you for hours.
Futbol yöneticisi ayrıntılı bir yeni taktik denedi, ancak başarıya ulaşmadı.The football manager tried an elaborate new tactic but it didn't come off.
Dağın zirvesine ulaşmayı başardılar, ama geri inerken bir kaza geçirdiler.They succeeded in reaching the mountain summit, but had an accident when coming back down.
Kaptan Draak "buradan Alpha Centauri'ye 4 ayda ulaşabiliriz" diyor."From here, we can reach Alpha Centauri in 4 months," says Captain Draak.
Sana ulaşmaya çalıştık.We tried to reach you.
Hilton Oteli'ne nasıl ulaşılacağını biliyor musunuz?Do you know how to get to the Hilton Hotel?
Boston'a ne zaman ulaştın?When did you arrive in Boston?
O, mavi denize ulaştı.He reached the blue sea.
O, yoga vasıtasıyla mutluluğa ulaşır.He attains happiness by means of yoga.
Tom, sırtında kendi ulaşamadığı yeri Meryem'e kaşıttı.Tom got Mary to scratch the part of his back he couldn't reach.