Ana içeriğe geç
Sözlük

ulaş ile cümle

ulaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O nihayet ulaştı!She finally arrived!
İmkansıza ulaşıldı.The impossible was achieved.
Yurt dışında öğrenim yapma amacına ulaştı.He achieved his aim of studying abroad.
Affedersiniz, Downing sokağına buradan nasıl ulaşırım?Pardon me, how do I get to Downing Street from here?
Ken sonunda amacına ulaşmıştır.Ken finally accomplished what he set out to do.
Avrupa'da köleliğin kaldırılması, sonunda Amerikan anakarasına ulaştı.The abolition of slavery in Europe eventually reached the American continent.
Ne kadar hızlı yürürsen yürü ona asla ulaşamazsın.No matter how fast you walk, you won't be able to catch up with him.
Kar, ülkenin yüksek yerlerinde ulaşımı engelledi.Snow prevented the transport in high places of the country.
İlk trene ulaşmak için her zamankinden daha erken kalktım.I got up earlier than usual to get the first train.
Devlet başkanına yalnızca yüksek memurlar ulaşabiliyordu.Only high officials had access to the President.
Dua bir tanrıya ulaşmanın tek yoludur.A prayer is one way to appeal to a deity.
O, hedeflerine ulaştı.She has achieved her goals.
O daha geniş bir izleyiciye ulaşmak istiyor.He wants to reach a wider audience.
Işığın güneşten dünyaya ulaşması ne kadar sürer?How long does it take for light from the sun to reach the earth?
Acele etmezsen, asla köye ulaşmazsın.If you don't hurry up, you'll never get to the village.
Biz daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmak istiyoruz.We want to reach a wider audience.
Kente nasıl ulaşıyorum?How do I get to the city?
Havaalanına nasıl ulaşıyorum?How do I get to the airport?
Amaçlarımıza ulaşmak için her zaman çaba harcamak zorundayız.We always have to make efforts to reach our goals.
Onun saçı o kadar uzun ki zemine ulaşıyor.His hair is so long it reaches the floor.
Üç gün önce ulaştın.You arrived three days ago.
Bugün hava sıcak. Sıcaklık kırk beş santigrat dereceye ulaşıyor.It's hot today. The temperature is up to 45° C.
Amacıma ulaştım.I reached my goal.
Hedefine ulaştın.You reached your goal.
Amacımıza ulaştık.We reached our goal.
Kadınlar amaçlarına ulaştılar.The women achieved their goal.
İş ve kişisel yaşam arasında bir dengeye nasıl ulaşabiliriz?How can we achieve a balance between work and personal life?
Böylesine bir mükemmelliğe ulaşmak için ne kadar süre eğitim gördün?How long did you train in order to achieve such perfection?
Sosyalist tarım büyük başarıya ulaştı.The socialist agriculture achieved great success.
Sosyalist tarım büyük bir başarıya ulaştı.Socialist agriculture attained great success.
Ona ulaşabilir misin?Can you reach it?
Eve ulaşmalıyım.I have to get home.
Tom'a ulaşmaya çalışıyorum.I'm trying to reach Tom.
Nihai hedef bu değil, fakat oraya ulaşma süreci önemli.It's not the final goal, but the process of getting there that matters.
Bütün sabah size ulaşmaya çalışıyorum.I've been trying to reach you all morning.
Dünden beri Tom'a ulaşmaya çalışıyorum.I've been trying to reach Tom since yesterday.
Tom'a ulaşmak için bir yol bulmaya çalışıyorum ama bulamıyorum.I've been trying to find a way to reach Tom, but I can't.
Senin hedeflerine ulaşmana yardım etmek istiyorum.I'd like to help you reach your goals.
Tom'a ulaşamıyorum.I can't get through to Tom.
Tom'a telefonla ulaşamıyorum.I can't get Tom on the phone.
Üst raftaki bir şeye ulaşamıyorum.I can't reach anything on the top shelf.
Tom üst raftaki kitaba ulaşamaz.Tom can't reach the book on the top shelf.
Üst raftaki şeylere ulaşamıyorumI can't reach things on the top shelf.
Biz Tom'a telefonla ulaşamıyoruz, bu yüzden ona bir eposta gönderiyoruz.We can't reach Tom by phone, so send him an email.
Kredi kartım en üst limite ulaştı.My credit card is maxed out.
Kredi kartlarım en üst limite ulaştı.My credit cards are maxed out.
Onun borcu yüz dolara ulaştı.His debt reached a hundred dollars.
O, son seviyeye ulaştı.He reached the last level.
Çocuklarımın tam potansiyellerine ulaşmalarını istiyorum.I want my children to reach their full potential.
Az sayıda insan yüz yaşına ulaşır.Few reach the age of one hundred.
Ben sadece senin pazarlığın sonuna ulaşmanı kesinleştirmek isterim.I just want to make sure you live up to your end of the bargain.
Biz yardım etmek zorunda olduğumuz fakir kimseye ulaştık.We reached the poor soul we had to help.
Taksi geç ulaştı.The cab arrived late.
Bir nedenle e-posta hesabıma ulaşamadım.For some reason I couldn't access my e-mail account.
Beni aldatma girişimi başarıya ulaşmadı.The attempt to deceive me did not come off.
Mars'ta yaşayabilsek bile, önce oraya ulaşmalıyız.Even if we could live on Mars, we must first get there.
Birisi böyle parlak sonuçlara nasıl ulaşabilir?How can one achieve such brilliant results?
Viracopos'a sabah saat birde ulaştık.We arrived at Viracopos at one o'clock in the morning.
Ben Nina'ya telefonda ulaşamıyorum.I can never get Nina on the phone.
Sen ulaşılmazsın.You're unapproachable.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod