AB dönem başkanlığı ufukta görünürken Kıbrıs'ta çözümsüzlük devam ediyorCyprus stalemate continues as EU presidency looms
Ancak üç gün süren pazarlıklar ve görüşmeler sonrasında, ufukta çözüm görünmüyor.But after three days of negotiations and arguments, no resolution seems imminent.
Sırp bankalarının müşterileri kızgın; ufukta mahkeme görünüyorCustomers outraged at Serbian banks; lawsuit looms
Ülkenin 600 bin nüfuslu, büyüyen başkenti Tiran'da vinçler yüzünden ufuk çizgisini görmek zor.In Tirana, the now growing capital of 600,000, one can hardly see the horizon for the cranes.
Peki ufukta ekonomik bir düzelme görünüyor mu?Is an economic turnaround in sight?
Kosova-Sırbistan diyaloğu hız keserken, ufukta daha büyük sorunlar görünüyorKosovo-Serbia dialogue still stalled, as larger issues loom
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.Early in the morning at dawn a black cloud arose from the horizon.
Ufukta kıyı şeridi aradı ve bir kara bölgesi gördü.He looked for coastlines at the horizon and saw a region of land.
Antik Makedonya'nın mitolojik sembolizminin ardında yeni bir ufuk arıyordu.It has sought a new horizon behind the mythological symbolism of ancient Macedon.
Örneğin, şu anda yüzeyde bulunan bir toprağın solumu, şimdi oluşan tüm ufukları içerir.The solum of a soil presently at the surface, for example, includes all horizons now forming.
Avukat Joe Frank Zuñiga, Jones'u Captain Ufuk davasında temsil etti.Lawyer Joe Frank Zuñiga had represented Jones in the Captain Ufuk case.
Captain Ufuk ile ilgili açılan tüm davalar 2012 ve 2014 yılları arasında arşivlendi.All open cases related to the Captain Ufuk were archived between 2012 and 2014.
Her iki suikast de 2009 yılında Captain Ufuk'un ele geçirilmesiyle bağlantılıydı.Both hits were in connection with the seizure of the Captain Ufuk in 2009.
Captain UfukThe Captain Ufuk
Jones, Captain Ufuk'un satın alımını tamamladı ve Endonezya, Cakarta'ya yola çıktı.Jones completed the purchase of the Captain Ufuk and sailed to Jakarta, Indonesia.
Bretton Woods Konferansı'nın ardındaki ufuk açıcı fikir, açık pazarlar fikriydi.The seminal idea behind the Bretton Woods Conference was the notion of open markets.
Kitap, Durumcu hareket için ufuk açıcı bir metin olarak kabul edilir.The book is considered a seminal text for the Situationist movement.
Uzayda ufuk boyunca ince bir mavi şeritle gökyüzü çok siyahtı dedi.The sky in space was very black, he said, with a thin band of blue along the horizon.
Ufukta tankları gören Jun-shik, Japon kuvvetlerini uyarmak için üsse dönmeye çalışır.Jun-shik, seeing the tanks on the horizon, attempt to return to base to warn the Japanese forces.
Konkoloji üzerine yaptığı çalışmalar "yeni ufuklar açan" olarak tanımlandı. [1]His works on conchology have been described as "seminal".[1]
Ufuk Derneği adına imtiyaz sahibi Enes İbrahim’dir.Danach Abraham, der zum nächtlichen Sternenhimmel aufblickt.
Resmin ufuk noktasında, sağ üst köşenin yakınındaki kilise vardır.Der Hauptfluchtpunkt ist eine Kirche nahe der rechten oberen Ecke.
Güneş ufuktan şimdi doğar, Yürüyelim arkadaşlar.Frische Luft, Bewegung, nur ein paar Schritte zu Fuß. eden Abend die Leute.!
Ufukta bir katil dalga görünür.An der Giebelseite findet sich ein Schopfwalm.
Aziz Ufuk Kılıç.Das verschworene Schwert.
Ufuk çevresinde saat yönüne doğru ölçülür.Gesendet wird live und rund um die Uhr.
Örneğin ilk tabloda ufuk çizgisi yüksekteyken ikincisinde daha alçaktadır.Im ersten Fall liegen die Großbuchstaben auf der Type oben, im zweiten Fall jedoch unten.
Ufuk daima olanakların ufkudur.Immer die ganze verdammte Einfallslosigkeit.
Daha sonra Ufuk Özkan TRT 1'de sunmuştur.Dance irrt allerdings bei Track 1.
Ufuk Tarhan, dünyanın en etkili 100 kadın fütüristi arasında yer almaktadır.Gry Bay unter die 100 sexiesten Frauen der Welt.
Nisan 2006'daki bir röportajında Matt Groening, "Dürüst olmak gerekirse, ufukta bir son görmüyorum.Dans une interview d'avril 2006, Matt Groening a dit : « Honnêtement, je n'ai pas en vue la fin des Simpson.
Bundan sonraki yıldan itibaren,2002 yılında ek olarak "Yeni Ufuklara" adlı küçük bir dergi verilmeye başlandı.À partir de septembre 1990, quelques-unes reçoivent également la nouvelle décoration « taxi ».
2008 yılında arkadaşlarıyla birlikte Ufuk Derneği'ni kurdu.En 2008, elle crée avec sa fille une société de conseil.
Daha sonra Ufuk Özkan TRT 1'de sunmuştur.Il est parcouru par le Train numéro 1.
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.N'oubliez pas que, le matin j'ai une feuille blanche devant moi.
Ufuk Kitapları, 2002.Carnet de voyages, 2002.
Aziz Ufuk Kılıç.Arme : Épée Éventail.
Güneş ufuk dairesi içinde 26 Kasım ile 15 Temmuz arasında bulunur.Le soleil reste sous l'horizon entre le 26 novembre et le 15 janvier.
Ufukda ani bir ışık gibi ortaya çıkar, aniden köreltici şimşek çakar gibi yok olurlar.Ils se rapprochent des flammes, mais tout d'un coup, une lumière bleue apparait.
Ufuk uyanmak istemiyor.Ufuk no se quiere despertar.
Ufuk Kitapları, 2002.Espasa Libros, 2002.
Her hafta Açık Radyo'da Açık Gazete programında Ufuk Turu bölümünü yapmaktadır.La Semana se imprime a todo color en rotativa sobre papel prensa.
Ufukta gök tamamen beyaza dönmüştü.El cielo se veía enrojecido.
Ufukta kıyı şeridi aradı ve bir kara bölgesi gördü.Siguieron la costa y vieron que era una isla.
Filmde, Çağlar Ertuğrul'a Ufuk Bayraktar eşlik etmiştir.Y mientras tanto se permiten las peregrinaciones privadas con acompañamiento pastoral.
Daha sonra Ufuk Özkan TRT 1'de sunmuştur.Es, a su vez, la trinchera sur de la línea uno.
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.Allí, ella ve una sombra negro de inmediato.
Benzer bir biçimde hiçbir denizci ufuktan yirmi derece aşağıdaki bir cisme göre gözlem yapmazlar.Ugualmente i marinai non osserverebbero una stella di altezza inferiore a 20°.
Yeni ufuklar açan bu teoremi Emmy Noether 1915'te kanıtlanmış olup 1918'de yayınlanmıştır.Fu dimostrato dalla matematica Emmy Noether nel 1915 e pubblicato nel 1918.
Ancak bu ufuk bir dışarıklılık ya da bahş değildir.Questo gioco di sponda non costituisce un inganno o una fuga.
Ufukta bir katil dalga görünür.Sulla vetta si trova un ometto in pietrame.
1861 yılı Napolyon’un Moskava’daki yıkıcı yürüyüşüne dair yeni ufuklar açan bilgi grafiklerine sahne oldu.Nel 1861, mediante un grafico seminale, venne rappresentata la disastrosa marcia su Mosca di Napoleone.
Mavi renk gökyüzünün ve geniş ufukların, denizin simgesidir.Blu: rappresenta i colori limpidi del mare e del cielo.
Gün batımından sonra, sivil alacakaranlık setleri, ve güneş ufukta 6 ° den fazla düştüğünde biter.Formalmente, il crepuscolo civile comincia quando il Sole è 6° sotto l'orizzonte al mattino.
Ufukta büyük bir gemi göründü.На горизонте показался большой корабль.
Ufuktaki güneş harika.Солнце на горизонте прекрасно.
Ufuk Derneği adına imtiyaz sahibi Enes İbrahim’dir.На место непокорных меликов были назначены другие, послушные Ибрагим-хану.
Ufukta Ay’dan veya Venüs ve Jüpiter gibi parlak gezegenlerden gelen yeşil çakma da gözlenebilir.Зелёный луч можно наблюдать и с Луны, и на ярких планетах на горизонте, в том числе на Венере и Юпитере.
Güneş ufuktan şimdi doğar, Yürüyelim arkadaşlar.Polilta ulos nyt tulemme juur – (Мы как раз сбиваемся с дороги.)
Ufukta bir katil dalga görünür.Перед башенкой сидит чёрный погонщик.