Ufukta güneşin batışını izledik.We watched the sun sinking below the horizon.
Ufukta bazı balıkçı tekneleri görürüm.I see some fishing boats on the horizon.
Ufuktaki gemiyi görüyor musun?Do you see a ship on the horizon?
Ufukta bir yelkenli görebiliyor musun?Can you see a sail on the horizon?
Gemi ufukta göründü.The ship appeared on the horizon.
Gemi ufukta kayboldu.The ship vanished over the horizon.
Güneş ufuktan yükseldi.The sun rose above the horizon.
Güneş ufuktan doğdu.The sun rose above the horizon.
Güneş ufukta battı ve hava karardı.The sun sank below the horizon and it got dark.
Güneş ufuktan yeni battı.The sun has just sunk below the horizon.
Güneş ufukta yükseldi.The sun rose over the horizon.
Ufukta büyük bir gemi göründü.A big ship appeared on the horizon.
Güneş ufukta göründü.The sun appeared on the horizon.
Ufuktaki güneş harika.The sun on the horizon is wonderful.
Ufukta bir tekne görüyor musun?Do you see a boat on the horizon?
İyi filmler ufuklarımızı genişletir.Good films broaden our horizons.
Avrupa'da savaşın sonu şimdi ufuktaydı.The end of the war in Europe was now in sight.
Ufukta bir gemi görebiliyorum.I can see a ship on the horizon.
İyi filmler kişinin ufuklarını genişletirler.Good films expand one's horizons.
Biz ufuktaki düşman gemilerini görebiliyorduk.We could see enemy ships on the horizon.
Ölüm sadece bir ufuktur. Ve bir ufuk sadece görüş alanımızın sınırıdır.Death is only a horizon. And a horizon is just the edge of our field of view.
Esperanto benim entellektüel ve kültürel ufuklarımı genişletmeme yardımcı oldu.Esperanto helped me broaden my intellectual and cultural horizons.
Karanlık bulutlar ufuk üzerinde toplandı.Dark clouds gathered over the horizon.
Bilgeliğin ışığı yeni ufukları aydınlatmalıdır.The ray of wisdom must enlighten new horizons.
Yeni Ufuklar Plüton'un resimlerini çekti.New Horizons has taken pictures of Pluto.
Yeni Ufuklar 2005 yılında fırlatıldı.New Horizons was launched in 2005.
Uzak ufuklara seyahat etmek ister misin?Would you like to travel to distant horizons?
Ben ufukta kara görüyorum.On the horizon, I see land.
Genişlemiş bir sosyal ufuk avantaj getirecektir.An enlarged social horizon will bring advantages.
Ufuk üzerinde bir duman yığını görüyorum.I see a smoke stack over the horizon.
Ufuk Derneği adına imtiyaz sahibi Enes İbrahim’dir.He was also called Abraham de Verweer van Burghstrate.
4-5. ^ Ufuk Dergisi, S: 7, Mayıs-Haziran 2010, Üsküp 2010, s.The Journal of Pan African Studies, vol.8, no.9, December 2015, pp.i-ii (
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.Early in the morning at dawn a black cloud arose from the horizon.
Nisan 2006'daki bir röportajında Matt Groening, "Dürüst olmak gerekirse, ufukta bir son görmüyorum.In an April 2006 interview, Groening said: "I honestly don't see any end in sight.
Güneş ufuktan şimdi doğar, Yürüyelim arkadaşlar.Over the sea, let's go men!
Benzer bir biçimde hiçbir denizci ufuktan yirmi derece aşağıdaki bir cisme göre gözlem yapmazlar.Likewise, sailors will not shoot a star below 20° above the horizon.
Ufukta kıyı şeridi aradı ve bir kara bölgesi gördü.He looked for coastlines at the horizon and saw a region of land.
Yeni ufuklar açan çalışması On Dokuzuncu Yüzyılda Kadın, 1845'te yayınlandı.Her seminal work, Woman in the Nineteenth Century, was published in 1845.
Kuantum teorisi ufukta görünmüştü ve önemli sonuçlar gelmeye başlamıştı.Quantum theory had just appeared on the horizon and important results had started pouring in.
Ufuk Kitapları, 2002.Basic Books, 2002.
“Yakın ufuktan parlayan Güneş’i görebiliyordum."Đến Thác Voi ngắm nắng xuống".
Mavi renk gökyüzünün ve geniş ufukların, denizin simgesidir.Blue is the color of the sea and the sky and signifies a vast expanse.
Yeşil parlamalar ufuk çizgisinin alçak olduğu her yerden görülebilir.Green flashes might be observed from any place with a low horizon.
Aziz Ufuk Kılıç."Rıdvan Kılıç".
Deney düzeneğimi geliştirdikten sonra Millikan ufuk açıcı çalışmasını 1913’te yayınladı.After improving his setup, Millikan published his seminal study in 1913.
Böylece, analize yeni ufuklar açtı.He opened new horizons.
1988 yılında Tarsus'ta doğan Şahin, futbola Yeşilova Yeni Ufukspor'da başladı.New South Wales had a new home for Origin football in 1988.
Ufuk daima olanakların ufkudur.Imperfections by Chance.
Gündoğumu, sabah Güneş'in üst kenarının ufukta göründüğü andır.In its turn it is hunted by the larger morning sun star.
Naaşı Alasonya'da bir türbeye nakledildi. ^ Ufuk Yayla (11 Nisan 2005).The village was once located in Mashita District (~April 1, 1950).
Yeni Ufuk gazetesinde ise genel yönetmen olarak çalıştı.Throughout the rest of his career, he worked as a director.
Ufuk açısı olarak da bilinir.It is also known for its pungent odor.
Daha sonra Ufuk Özkan TRT 1'de sunmuştur.After impressing at the tryout for 1.
Ufuk Tavkul, Birleşik Kafkasya dergisi, Ankara, 2007, sayı-6-7, s.DreamSeeker Magazine Winter 2007, Vol 7 ed.
Buna yıldızın ufuk yüksekliği denir.And this point over here.
Burada gördüğünüz yıldızın ufuk yüksekliği 30 derecedir, buradaki yıldızınsa 43 derece.The point that he looks straight up above over his head will be his zenith.
Sınırları görürsün, ufuk çizgisi asla bitmez.You see these frontiers, the horizon never ends.
En yeni ufuk burası.This is the great frontier.
Sözü bağlamak gerekirse, başka uygulamalar da ufukta görülüyor.To conclude, there are also other applications at the horizon.
İşte ufuk çizgisi burada, tamam mı?And here is the horizon, OK?