Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.ان يكن قد بددك الى اقصاء السموات فمن هناك يجمعك الرب الهك ومن هناك ياخذك
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.你 被 趕 散 的 人 、 就 是 在 天 涯 的 、 耶 和 華 你 的 神 也 必 從 那 裡 將 你 招 聚 回 來
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.你 被 趕散 的 人 、 就是 在 天涯 的 、 耶和華 你 的 神 也 必從 那 裡將 你 招聚 回來
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!(71:8) он будет обладать от моря до моря и от реки до концов земли;
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!A bude panovať od mora po more a od rieky až po konce zeme.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Będzie panował od morza aż do morza, i od rzeki aż do kończyn ziemi.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Dominará de mar a mar, y desde el Río hasta los confines de la tierra
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Domine de mar a mar, e desde o Rio até as extremidades da terra.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!E dominerà da mare a mare, dal fiume sino ai confini della terra
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!El va stăpîni dela o mare la alta, şi dela Rîu pînă la marginile pămîntului.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Er wird herrschen von einem Meer bis ans andere und von dem Strom an bis zu der Welt Enden.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Fra Hav til Hav skal han herske, fra Floden til Jordens Ender;
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Hallitkoon hän merestä mereen ja Eufrat-virrasta maan ääriin saakka.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Il dominera d`une mer à l`autre, Et du fleuve aux extrémités de la terre.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!In gospodoval bo od morja do morja in od velereke do mej zemlje.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Kerajaannya akan meluas dari laut ke laut, membentang dari timur sampai ke barat
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!저가 바다에서부터 바다까지와 강에서부터 땅 끝까지 다스리리니
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Laat hem heersen van oost tot west en van noord tot zuid.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Må han härska från hav till hav och ifrån floden intill jordens ändar.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Người sẽ quản hạt từ biển nầy tới biển kia , Từ sông cho đến_cùng trái_đất .
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Người sẽ quản hạt từ biển nầy tới biển kia, Từ sông cho đến cùng trái đất.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Og han skal herske fra hav til hav og fra elven inntil jordens ender.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Panovati bude od moře až k moři, a od řeky až do končin země.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!uralkodjék egyik tengertõl a másik tengerig, és a [nagy] folyamtól a föld határáig.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Και θελει κατακυριευει απο θαλασσης εως θαλασσης και απο του ποταμου εως των περατων της γης.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Той ще владее от море до море, И от Евфрат* до краищата на земята.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!וירד מים עד ים ומנהר עד אפסי ארץ׃
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!ويملك من البحر الى البحر ومن النهر الى اقاصي الارض
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!他 要 執 掌 權 柄 、 從 這 海 直 到 那 海 、 從 大 河 直 到 地 極
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!他 要 執掌權柄 、 從這 海 直 到 那海 、 從 大 河 直 到 地極
Eğer bir ucunu lazer ışığı ile aydınlatırsam, ışığın diğer ucuna gitmesini sağlar.Ik schijn met deze laserstraal in de kabel en het licht wordt naar het andere einde geleid.
Eğer bir ucunu lazer ışığı ile aydınlatırsam, ışığın diğer ucuna gitmesini sağlar.Jeśli oświetle jeden z jego końców wskaźnikiem laserowym, to na drugim pojawi się światło.
Eğer bir ucunu lazer ışığı ile aydınlatırsam, ışığın diğer ucuna gitmesini sağlar.Om jag lyser med denna laserpekare in ena änden av kabeln, leder den ljuset till andra änden.
Eğer bir ucunu lazer ışığı ile aydınlatırsam, ışığın diğer ucuna gitmesini sağlar.Si je place ce pointeur laser à une extrémité du câble, il guide la lumière jusqu\'à l\'autre bout.
Eğer bir ucunu lazer ışığı ile aydınlatırsam, ışığın diğer ucuna gitmesini sağlar.Wenn ich den Laserpointer in das Kabel halte, führt es das Licht bis zum anderen Ende
Eğer bir ucunu lazer ışığı ile aydınlatırsam, ışığın diğer ucuna gitmesini sağlar.Если я направлю лазерную указку в один конец, кабель выведет свет из другого.
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna) Dünyada üzerindeki ortalama yaş 28.A tipikus ember férfi a világ népességében több a férfi mint aszony de csak egy kicsivel
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna)les mâles surpassent en nombre les femmes (mais à peine)
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna)Los hombres sobrepasan el número de mujeres (pero apenas)
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna)Os homens são mais numerosos do que as mulheres (mas por pouco).
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna)Мужчины численно превосходят женщин (но не намного)
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.(18:7) от края небес исход его, и шествие его до края их, и ничто не укрыто от теплоты его.
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.A ono vychádza jako ženích zpod svojho baldachína; raduje sa jako hrdina majúc bežať cestou.
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.A to jako oblubieniec wychodzi z łożnicy swojej; raduje się jako olbrzym, który ma bieżeć w drogę.
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.die 's morgens, blij als een bruidegom, naar buiten gaat en zingend zijn weg betreedt als een gevierde held.
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.Ia menyusuri langit dari ujung ke ujung; tak ada yang luput dari panasnya
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.하늘 이 끝에서 나와서 하늘 저 끝까지 운행함이여 그 온기에서 피하여 숨은 자 없도다
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.Kteréž jako ženich vychází z pokoje svého, veselí se jako udatný rek, cestou běžeti maje.
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.Là pose una tenda per il sole che esce come sposo dalla stanza nuziale, esulta come prode che percorre la via
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.och den är såsom en brudgum som går ut ur sin kammare, den fröjdar sig, såsom en hjälte, att löpa sin bana.
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.Od kraja nebes je vzhod njegov in tek njegov do njih roba, in ničesar ni, kar bi se skrilo njegovemu žaru.
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.Og den er som en brudgom som går ut av sitt brudekammer; den gleder sig som en helt til å løpe sin bane.
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.Olyan ez, mint egy võlegény, a ki az õ ágyasházából jön ki; örvend, mint egy hõs, hogy futhatja a pályát.
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.răsare la un capăt al cerurilor, şi îşi isprăveşte drumul la celalt capăt; nimic nu se ascunde de căldura lui.
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.rinder op ved Himlens ene Rand, og dens Omløb når til den anden. Intet er skjult for dens Glød.
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.Se on niinkuin ylkä, joka tulee kammiostaan, se riemuitsee kuin sankari rataansa juostessaan.
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.То излиза от единия край на небето, И обикаля до другия ме край; От топлината му нищо не се укрива.
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.מקצה השמים מוצאו ותקופתו על קצותם ואין נסתר מחמתו׃
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.من اقصى السموات خروجها ومدارها الى اقاصيها ولا شيء يختفي من حرّها
Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından.他 從 天 這 邊 出 來 、 繞 到 天 那 邊 . 沒 有 一 物 被 隱 藏 不 得 它 的 熱 氣