Ana içeriğe geç
Sözlük

ucuna ile cümle

ucuna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Cımbızın ucuna lastik koydum ki camı ezmesin.Otuliłem końcówki szczypców gumą, aby nie zmiażdżyć szkła.
Cımbızın ucuna lastik koydum ki camı ezmesin.Po krajoch pinzety som dal gumu, aby sa sklo nepolámalo.
Cımbızın ucuna lastik koydum ki camı ezmesin.Si am pus cauciuc in jurul capatului pensetei asa incat sa nu strivesca sticla.
Cımbızın ucuna lastik koydum ki camı ezmesin.Tôi quấn miếng cao su cuối cái nhíp để nó không đè bẹp miếng kính.
Cımbızın ucuna lastik koydum ki camı ezmesin.Und ich befestigte Gummi an den Ende der Pinzette, um das Glas nicht zu zerbrechen.
Cımbızın ucuna lastik koydum ki camı ezmesin.Y puse goma en la punta de la pinza para que no dañara el vidrio.
Cımbızın ucuna lastik koydum ki camı ezmesin.И я прикрепил резину к кончикам щипцов, чтобы они не давили на стекло.
Cımbızın ucuna lastik koydum ki camı ezmesin.Увих края на пинсетата с гума, за да не троши стъклото.
Cımbızın ucuna lastik koydum ki camı ezmesin.שמתי גומי מסביב לקצה של הפינצטה בשביל שהיא לא תמחץ את הזכוכית.
Cımbızın ucuna lastik koydum ki camı ezmesin.وركبت المطاط على طرفي الملقط لكي لا أكسر الزجاج
Cımbızın ucuna lastik koydum ki camı ezmesin.そして優しくこすり始めたんだ
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Det ena krafsade på ena änden av pinnen, det andra barnet lyssnade på andra änden.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Det ene kradsede på pindens ende, et andet barn lyttede i den anden ende.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Een krabde aan het eind van de stok, het ander luisterde aan de andere kant.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Egyikük a bot végét babrálta, a másik a bot túlsó végén hallgatózott.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Eins kratzte am einen Ende des Stocks, das andere lauschte am anderen Ende.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Jedno drapało koniec kijka, a drugie dziecko słuchało na drugim końcu.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Jedno škrábalo na konec tyčky a to druhé poslouchalo na druhém konci.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.한 아이가 막대의 끝을 긁고 있었고 다른 아이는 반대편에서 듣고 있었습니다
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.L'un grattait le bout du bâton, un autre enfant écoutait à l'autre bout.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Một em cào một đầu của cái gậy, và em kia lắng nghe ở đầu bên kia.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Uma estava a raspar numa das pontas do pau, e a outra criança ouvia na outra ponta.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Uno di loro percuoteva un'estremità del bastone, e l'altro poggiava all'orecchio l'altra estremità.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Uno raspaba un extremo del palo mientras el otro niño escuchaba en el otro extremo.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Unul zgâria la un capăt al băţului celălalt copil asculta la celălalt capăt al băţului.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Yang satu menggores ujung tongkat itu dan anak lain mendengar pada ujung satunya.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Το ένα παιδί ΄γρατζούνιζε' το ένα άκρο, το άλλο άκουγε από την άλλη άκρη.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Едното дращело по края на една пръчка, а другото слушало с другия край на пръчката.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Один скрёб конец палки, а второй приложил ухо к другому ее концу.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.אחד גירד את קצה המקל והאחר האזין בקצה השני.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.وكان واحداً منهما يخدش نهاية العصا والآخر يستمع بالطرف الآخر.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.もう一人が別の端っこで音を聞いていました ラエンネックは思いつきました
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Donc, vous vous promenez dans les bois, ou dans un pré, et vous voyez cette fourmi escaladant un brin d'herbe.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Imaginad que estáis afuera en un bosque, en algún prado y veis una hormiga trepando por una brizna de hierba.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Jesteś w lesie lub na pastwisku, i widzisz mrówkę ciągnącą pod górę źdźbło trawy.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.자, 당신이 숲에 있다고 해봅시다, 아니면 들판이던가요. 거기서 개미 한마리가 풀잎에 기어오르는 것을 봤습니다.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Sie spazieren also im Wald oder auf einer Wiese und sehen eine Ameise, wie sie einen Grashalm hochklettert.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Siete in un bosco o in un pascolo, e vedete una formica arrampicarsi su un filo d'erba.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Si v gozdu ali na pašniku in vidiš mravljo, kako leze proti vrhu travniškega lista.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Stel, je bent in het bos of je staat in een weiland. Je ziet een mier langs een grasspriet omhoog kruipen.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Szóval az erdőben vannak, vagy a legelőn, és látják, hogy egy hangya egy fűszálon mászik felfelé.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Tak. Jste v lese, nebo na pastvině a vidíte takového mravence, jak leze na list trávy.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Tänk dig att du är ute i skogen, eller i en hage och ser en myra som klättrar upp för ett grässtrå.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Vocês estão numa floresta ou num prado, e veem esta formiga trepar por uma erva.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Вот вы в лесу, или на лужайке, и вы видите муравья, ползущего по травинке.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.И така излезли сте в гората, или сте на някое пасище и виждате мравка, която се катери по стрък трева.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.נניח שאתם נמצאים ביער או באחו, ואתם רואים את הנמלה הזאת מטפסת על עלה עשב.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.إذا انت في الغابة أو في المرعى.. وترى هذه النملة التي تتسلق ورقة العشب هذه.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.そこで アリが草の葉に這い上がるのを見ます 上まで這い上がり そして落ちます
Dünyanın en sıradan insanı erkek. Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna)la persona più comune al mondo è maschio i maschi sono più numerosi delle femmine (ma di poco)
Dünyanın en sıradan insanı erkek. Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna)Najtypickejšou osobou na svete je muž muži prevažujú ženy (ale iba trochu)
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Ako bi bili razkropljenci tvoji ob koncu neba, tudi odondod te zbere GOSPOD, tvoj Bog, in odondod te prinese;
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Ha az ég szélére volnál is taszítva, onnét is összegyûjt téged az Úr, a te Istened, és onnét is felvesz téged;
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.너의 쫓겨간 자들이 하늘 가에 있을지라도 네 하나님 여호와께서 거기서 너를 모으실 것이며 거기서부터 너를 이끄실 것이라
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Om I enn er drevet bort til himmelens ende, skal Herren din Gud samle dig og hente dig derifra.
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Om så dine forstødte befinder sig ved Himmelens Ende, vil HERREN din Gud samle dig sammen og hente dig derfra.
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Si eres arrojado hasta el extremo de los cielos, de allí te reunirá Jehovah tu Dios, y de allí te tomará
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.До небесните краища, ако бъдеш изгонен, даже от там ще те събере Господ твоят Бог, и от там ще те вземе;
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Хотя бы ты был рассеян до края неба, и оттуда соберет тебя Господь Бог твой, и оттуда возьмет тебя,
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.אם יהיה נדחך בקצה השמים משם יקבצך יהוה אלהיך ומשם יקחך׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod