Ana içeriğe geç
Sözlük

ucun ile cümle

ucun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yani JFET'ler gate ucundan hiçbir akım çekmezler.VV., I cactus non temono il vento.
Kent Vancouver Adası'nın güneydoğu ucunda, Juan de Fuca Boğazı kıyısında yer almaktadır.Victoria: sull'estremo sud dell'isola di Vancounver, affacciata sullo Stretto di Juan de Fuca.
Gazali'nin bu konudaki yaklaşımı ikilemin diğer ucuna güzel bir örnek sayılır.Il problema presentato a sinistra è un esempio di questo secondo tema.
İp atma cevizi ipin ucuna ip ağırlığı toplayıp ipi daha kolayca atabilmek için kullanılır.Tende a far attorcigliare la corda e a usurarla piuttosto rapidamente.
Yaprak loplarının ucunda dikensi çıkıntılar bulunur.Al di sotto di essi vi sono le spine dello sfenoide.
Ne olduğunu bilmese de ipin ucunu bırakmayacak.Non crederà a nulla se non dopo aver ricevuto riscontri.
Celile'nin güney ucunda kalır.Il suo corpo rimane sulla Cima sud.
B.C.'nin başkenti, Vancouver Adası'nın (Vancouver Island) güney ucunda konumlanmış olan Victoria'dır.Il suo capoluogo è Victoria che si trova sull'isola di Vancouver.
Ayakları ve bacakları; kuyruğunun ucuna kadar tüylerle kaplıdır.Le gambe ed i piedi sono coperti di piume fino agli artigli.
Ülke konum itibarıyla Afrika kıtasının en güney ucunda yer almaktadır.Ovvero, se si preferisce, il punto del continente sud-americano più prossimo all'Africa.
Daha sonra mRNA 5' ucundan okunmaya başlar.Nina - Cantiamo dunque il Redentore 5.
Sadece güney ucunda mangrovlar vardır.Ancora più a sud si trovano macchie di mangrovia.
Bir bıçak ağzının ucuna kaç tane dans eden melek sığabilir?Сколько танцующих ангелов помещаются на кончике лезвия ножа?
Başörtülü güzel bir kız yatağımın baş ucunda oturuyor.У изголовья моей кровати сидит красивая девушка в платке.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.Никому и в голову не могло прийти назвать себя атеистом».
Seslenen kişi internete girebilmek için ailesiyle ülkenin bir ucundan bir ucuna seyahat etmiş Amir'dir.Это Амир, его семья также путешествовала по всей стране, чтобы получить доступ в Интернет.
Tabanda (dip) yer alan yaprakların sapı üç sapçığa ayrılır ve her birinin ucunda üçer yaprakçık bulunur.На щите изображены три виноградных лозы, с каждой из которых свисает по три грозди винограда.
Bir ucundan Slipknot'ı da andırıyor.Однако в звучании Slipknot всё ещё есть сходства.
Kemerovo Oblastı'nın en güney ucunda yer alır.Самый южный населённый пункт Кемеровской области.
Genelde sapın ne tabanında ne de ucunda yaprak öbekleşmesi olur.Сыпь, как правило, никогда не бывает на ладонях и стопах.
Şehrin Churchill Yolu'nun kuzey ucunda yer alır.Собор находится в северном конце улицы Черчилль Роуд (Churchill Road).
Günümüzde, yapının batı cephesinin kuzey ucunda yer alan minare sonradan inşa edilmiştir.Западная башня, примыкающая сегодня к строению, была возведена позже.
Bu yüzün iki ucunda Dioskuruslar atların yularlarını tutmaktadırlar.Для украшения рисовали на обеих сторонах крупах коней круглые пятна.
Harita üzerinde ucunda yıldız işareti ile gösterilir.На его вершине установлен навигационный светящийся знак.
Bu benim aklımın ucundan bile geçmiyordu.Это до сих пор не укладывается в моей голове.
Bu caddenin güney ucunda Hadrian Su Yolu Kapısı bulunur.На этом шоссе расположен сухой порт Суст.
Cıvata kesicinin uzunluğu çene ucundan sapın sonu kadar ölçülür.Длина пальцев постепенно уменьшается от большого к мизинцу.
Çünkü beni son görüşünü aklının bir ucuna kazıdın.Пожалуйста, приходите чтобы увидеть последние моменты UnsraW своими глазами.
Arjantinli takım arkadaşı Juan Manuel Fangio'yu ucu ucuna geçerek birinci olabilmiştir.حلّ الأرجنتيني خوان مانويل فانجيو أولا.
Ülkenin güney ucunda, Paris Havzası Belçikalı Lorraine adında küçük bir dördüncü bölgeye ulaşır.حوض باريس يصل إلى المنطقة الصغيرة الرابعة للطرف الجنوبي في بلجيكا.
Jules Verne'in Dünya'nın ucundaki fener adlı romanında, hikâyenin geçtiği yerdir.الكلب الذي يظهر على عتبة نيفيل كان مطيعا في الرواية.
T-DNA her ucundan 25 adet tekrar eden baz çifti ile sınırlandırılır.ويحد شدفة الدنا 25 زوجًا قاعديًا يتكررون عند كل حافة.
Ancak bazı kimseler dilin ucunu kesebileceğinden dişin uzaklaştırılmasını önerir.ومع ذلك، ينصع البعض بإزالة هذه الأسنان نظرًا لأن هذه الأسنان قد تقطع أو تبتر طرف اللسان.
Mendilin Ucundakiler, 1954, şiir.جدران الصمت - 1974، شعر.
Bunlardan iki kazıcı ile kanalın iki ucundan kazmaya başlamıştır.عانى اثنان من السجناء من صدمة شديدة في مراحل مبكرة من الاختبار بحيث لزم إعفاؤهما من الاستمرار واستبدالهما.
Yunus yalnızca Şili sahillerinde ve Arjantin'in güney ucunda bulunur.توجد على طول ساحل تشيلي، وفي أقصى المناطق الجنوبية للأرجنتين.
Sağ ucunda kontrol öğesi yoktur.لا توجد مراقبة سلامة في جانب المستلم.
Bu yorumun nasıl ucuna takıldığı açık değil.ما زال من غير الواضح كيف نُفذت هذه المحاولة الأولى.
Kesenin içine girdikten sonra her biri ilerleyen 100 gün boyunca bir meme ucuna bağlı kalır.في الصيف، من المعتاد أن تجد مئة شخص يصعدون إلى القمة من خلال الطريق العادي كل يوم.
Uraga Kanalı, Tokyo Körfezi'nin (eskiden Edo Körfezi olarak bilinirdir, 1868'e kadar) güney ucundadır.O canal de Uraga se encontra no extremo sul da baía de Tóquio (antes de 1868, era conhecida como baía de Edo).
Tabanda (dip) yer alan yaprakların sapı üç sapçığa ayrılır ve her birinin ucunda üçer yaprakçık bulunur.Éramos três caras que dançavam (e cantavam) com ele e 3 caras que se apresentavam com ele em todo concerto.
Karasunokuçi (からすのくち): Kılıcın ucundaki yırtık.Elimina!, no mangá: Rajada da Espada Espacial!.
İpin bir ucundan tutularak, oyuncağın yukarı aşağı hareket edecek şekilde sallanması şeklinde oynanır.Se difere do pião no modo de fazer o brinquedo funcionar.
Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım Sakız 03.Quero Sugar Sua Gordura / O Pato Detido 06.
Amaç ucun ele geçirilmesidir.É obrigatório capturar.
Veya Değil kapısı da yine Veya kapısının çıkış ucuna Değil eklenerek elde edilmiştir.Uma porta NOR é composta por uma porta OR seguida de uma NOT.
Bu doğrunun bir ucuna 1 ve diğer ucuna da -1 denir.Devemos, portanto, escolher um desses vértices e chamá-lo n_2.
Tohum taslağı tekdir, çiçek eksenin ucuna taşınır.As sementes férteis irão afundar e as mortas flutuarão.
Daha sonra Afrika'nın güney ucunu dolaşarak, Hint Okyanusu'na yöneldi.Esteve também na África do Sul, e navegou pelo Oceano Índico.
Dünyanın diğer ucundaki bir kişinin bilgilerinden faydalanılabilir.Existe uma capacidade de se imaginar no lugar do outro.
Ada, güney ucunda Mısır'da bulunan en eski İslami binalardan birini barındırır.A ilha tem um dos mais antigos edifícios islâmicos no Egito, o Nilômetro, em sua extremidade sul.
Kim Jong-nam, 2007'ye kadar Makao'da Coloane Adası'nın güney ucunda bir apartman dairesinde yaşamıştır.A partir de 2003, Kim Jong-nam viveu em um exílio fora da Coreia do Norte.
Bu borunun ucunda bir supap daha mevcuttur.Sobre esta última janela encontra-se um relógio.
Kuzey ucunda bir ayakla fazla suları Sakarya Irmağı’na boşalır.«Sendas com um pé na final da Copa Rio».
Bir arkhon tarafından yönetilen şehrin bulunduğu alan, Bosporos Krallığı'nın doğu ucunda yer almaktaydı.O local era governado por um arconte, e ficava no limite oriental do Reino do Bósforo.
Juan de la Cosa haritasında Güney Amerika'nın doğu ucunun detayı.Pormenor do extremo oriental da América do Sul no mapa de Juan de la Cosa.
Baştan çıkan Von Bohm işin ucunu bırakır ve sisteme teslim olur, sonunda da Lola'yla evlenirler.Von Bohm raakt geleidelijk zelf verwikkeld in het systeem door met Lola te trouwen.
Ebe bir mendilin ucunu düğümleyerek eline alır.Het versiersel wordt aan een lint om de hals gedragen.
Alt ucundaysa içinde cıva bulunan küresel veya silindirik bir hazne bulunur.Of juist een laagte, hel of helle een moerassige plaats.
81 yılında Senate, imparator Titus'un onuruna yakın doğu ucuna üç gözlü bir zafer takı yaptırdı.De senaat liet in 81 in de korte oostelijke zijde de grote triomfboog ter ere van keizer Titus bouwen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod