Ana içeriğe geç
Sözlük

ucun ile cümle

ucun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Dünyanın diğer ucundaki insanlar için hayatlarını tehlikeye atıp, uzuvlarını feda eden Amerikan askerleri.القوات الأمريكية الذين خاطروا بحياتهم وأطرافهم ضحى للغرباء النصف الآخر من العالم.
Dünyanın diğer ucundaki insanlar için hayatlarını tehlikeye atıp, uzuvlarını feda eden Amerikan askerleri.人類の利益のために 自らの知識の活用を 熱望するジャカルタやソウルの学生
Dünyanın en sıradan insanı erkek. Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna)la persona più comune al mondo è maschio i maschi sono più numerosi delle femmine (ma di poco)
Dünyanın en sıradan insanı erkek. Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna)Najtypickejšou osobou na svete je muž muži prevažujú ženy (ale iba trochu)
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Ako bi bili razkropljenci tvoji ob koncu neba, tudi odondod te zbere GOSPOD, tvoj Bog, in odondod te prinese;
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Ha az ég szélére volnál is taszítva, onnét is összegyûjt téged az Úr, a te Istened, és onnét is felvesz téged;
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.너의 쫓겨간 자들이 하늘 가에 있을지라도 네 하나님 여호와께서 거기서 너를 모으실 것이며 거기서부터 너를 이끄실 것이라
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Om I enn er drevet bort til himmelens ende, skal Herren din Gud samle dig og hente dig derifra.
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Om så dine forstødte befinder sig ved Himmelens Ende, vil HERREN din Gud samle dig sammen og hente dig derfra.
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Si eres arrojado hasta el extremo de los cielos, de allí te reunirá Jehovah tu Dios, y de allí te tomará
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.До небесните краища, ако бъдеш изгонен, даже от там ще те събере Господ твоят Бог, и от там ще те вземе;
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Хотя бы ты был рассеян до края неба, и оттуда соберет тебя Господь Бог твой, и оттуда возьмет тебя,
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.אם יהיה נדחך בקצה השמים משם יקבצך יהוה אלהיך ומשם יקחך׃
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.ان يكن قد بددك الى اقصاء السموات فمن هناك يجمعك الرب الهك ومن هناك ياخذك
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.你 被 趕 散 的 人 、 就 是 在 天 涯 的 、 耶 和 華 你 的 神 也 必 從 那 裡 將 你 招 聚 回 來
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.你 被 趕散 的 人 、 就是 在 天涯 的 、 耶和華 你 的 神 也 必從 那 裡將 你 招聚 回來
Dünyanın yarı ucunda Kudüs'tekine benzer bir sahne.Einmal um die halbe Welt, in Jerusalem, ergibt sich das gleiche Bild.
Dünyanın yarı ucunda Kudüs'tekine benzer bir sahne.Halfweg rond de wereld vind je hetzelfde tafereel in Jeruzalem.
Dünyanın yarı ucunda Kudüs'tekine benzer bir sahne.Hay una escena similar al otro lado del mundo, en Jerusalén.
Dünyanın yarı ucunda Kudüs'tekine benzer bir sahne.La stessa scena sta avvenendo dall'altra parte del globo, a Gerusalemme.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Imagina hacer eso con un palo de madera con un gancho al final, haciendo cualquiera de esas cosas.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Imaginați-vă făcând asta cu un băț și-un cârlig în capăt, încercând oricare din aceste mișcări.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Imaginem fazer isto com um pau de madeira com um gancho no fim, fazer qualquer destas coisas.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Imaginer faire la même chose avec un bâton et un crochet ; ou l'un des exercices précédents.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Immaginate, con un bastone di legno e un uncino in cima, di fare una qualunque di quelle cose.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.나무막대에 달린 갈고리로 이렇게 한다고 생각해 보십시오 우유를 떠먹는다거나 퍽을 주고 받는 일 말이죠.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Spróbujcie to zrobić hakiem na drewnianym patyku.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Stel je voor dat je dat moet doen met een houten stok met een haak erop of een van deze dingen.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Stellen Sie sich mal vor, das mit einem Holzstock mit Haken vorne dran zu tun, irgendeine der Bewegungen.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Представете си да можете да направите това с дървена пръчка с кука накрая, да направите което и да е от двете.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.Представьте, если бы вам пришлось это проделывать деревяшкой с крюком на конце — любую из этих операций.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.דמיינו את עצמכם עושים את זה עם מקל מעץ ו-וו בקצה, עושים את אחד מאלו.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.تخيل القيام بذلك بعصا خشبية في نهايتها كلاب. للقيام بأحد هذه الأعمال.
Düşünün ki tahta ve ucunda bir kancası olan bir sopayla yapılıyordu. ya da her ikisiyle.想像してみてください チャックはこれから特別なことをします
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!(71:8) он будет обладать от моря до моря и от реки до концов земли;
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!A bude panovať od mora po more a od rieky až po konce zeme.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Będzie panował od morza aż do morza, i od rzeki aż do kończyn ziemi.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Dominará de mar a mar, y desde el Río hasta los confines de la tierra
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Domine de mar a mar, e desde o Rio até as extremidades da terra.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!E dominerà da mare a mare, dal fiume sino ai confini della terra
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!El va stăpîni dela o mare la alta, şi dela Rîu pînă la marginile pămîntului.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Er wird herrschen von einem Meer bis ans andere und von dem Strom an bis zu der Welt Enden.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Fra Hav til Hav skal han herske, fra Floden til Jordens Ender;
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Hallitkoon hän merestä mereen ja Eufrat-virrasta maan ääriin saakka.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Il dominera d`une mer à l`autre, Et du fleuve aux extrémités de la terre.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!In gospodoval bo od morja do morja in od velereke do mej zemlje.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Kerajaannya akan meluas dari laut ke laut, membentang dari timur sampai ke barat
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!저가 바다에서부터 바다까지와 강에서부터 땅 끝까지 다스리리니
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Laat hem heersen van oost tot west en van noord tot zuid.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Må han härska från hav till hav och ifrån floden intill jordens ändar.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Người sẽ quản hạt từ biển nầy tới biển kia , Từ sông cho đến_cùng trái_đất .
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Người sẽ quản hạt từ biển nầy tới biển kia, Từ sông cho đến cùng trái đất.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Og han skal herske fra hav til hav og fra elven inntil jordens ender.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Panovati bude od moře až k moři, a od řeky až do končin země.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!uralkodjék egyik tengertõl a másik tengerig, és a [nagy] folyamtól a föld határáig.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Και θελει κατακυριευει απο θαλασσης εως θαλασσης και απο του ποταμου εως των περατων της γης.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Той ще владее от море до море, И от Евфрат* до краищата на земята.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!וירד מים עד ים ומנהר עד אפסי ארץ׃
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!‎ويملك من البحر الى البحر ومن النهر الى اقاصي الارض
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!他 要 執 掌 權 柄 、 從 這 海 直 到 那 海 、 從 大 河 直 到 地 極
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod