Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.Jeg tænker ofte, at de har det bedst af alle.
Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.저는 종종 이런 사람들이 세상에서 최고라고 생각합니다.
Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.Mielestäni heillä on mukavin elämä.
Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.Och jag tänker ofta att dessa har de bästa av världar.
Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.Oft denke ich, dass sie das beste beider Welten in sich haben.
Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.Pogosto mislim, da imajo najboljše iz obeh svetov.
Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.Şi cred de multe ori că aceşti oameni au tot ce este mai bun din ambele părţi.
Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.Và tôi thường nghĩ họ có được những điều hay ho nhất của hai thế giới.
Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.Και συχνά σκέφτομαι ότι έχουν την καλύτερη επιλογή.
Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.Мне иногда кажется, что это идеальное состояние.
Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.Често си мисля, че те притежават най-доброто от всички светове.
Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.Я переконана, що їм дісталось найкраще з цих двох світів.
Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.לעתים אני חושבת שהם נהנים משני העולמות.
Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.وأنا أعتقد أن لديهم أفضل ما في الأمرين.
Ben hep bunların iki ucun en iyi özelliklerine sahip olduklarını düşünmüşümdür.でも多くの人は 自分はどちらかだと思っています
Benzerlik kurarsak SSL olmadan tarayıcı, odanın diğer ucundaki sunucuyu비유를 하자면 SSL이 없는 것은 큰 강당에서
Benzerlik kurarsak SSL olmadan tarayıcı, odanın diğer ucundaki sunucuyuوكتشبيهٍ، يبدو الأمر في حالة عدم استخدام بروتوكول SSL كما لو كان المتصفح يهتف
Benzerlik kurarsak SSL olmadan tarayıcı, odanın diğer ucundaki sunucuyu「おーい、サーバー!」と 叫んでいるようなものです
Bimiyorum, neden dört meme ucuna, bu konuda ne düşündüklerini sormuyorsun?몰라, 네 젖꼭지 4개에게 어떻게 생각하는지 물어보지 그래?
Bimiyorum, neden dört meme ucuna, bu konuda ne düşündüklerini sormuyorsun?Gak tau, coba aja tanya 4 puting mu bagaimana menurut mereka.
Bimiyorum, neden dört meme ucuna, bu konuda ne düşündüklerini sormuyorsun?Jeg ved det ikke, hvorfor spørg du ikke dine fire bryster hvad de tror?
Bimiyorum, neden dört meme ucuna, bu konuda ne düşündüklerini sormuyorsun?Non lo so, perchè non chiedi ai tuoi quattro capezzoli che cosa pensano?
Bimiyorum, neden dört meme ucuna, bu konuda ne düşündüklerini sormuyorsun?لا اعرف , و لكن لما لا تسال حلماتك الاربعة ما رأيهم فى هذا ؟
Bimiyorum, neden dört meme ucuna, bu konuda ne düşündüklerini sormuyorsun?ヒントをくれるはず
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Annyi páciensre emlékszem, a nevük az emlékezetembe vésődött, arcvonásaikat most is látom.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Ik herinner me nog zoveel patiënten, ken hun namen nog, hun gezichten zie ik nog voor me.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Jag minns så många patienter, deras namn tydliga på tungan ännu, deras ansikten fortfarande skarpa.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Jeg husker så mange patienter, deres navne stadig levende på min tunge, deres ansigter stadig tydelige.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Je me souviens de tant de patients, leurs noms encore clairs sur ma langue, leurs visages encore si nets.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.전 아주 많은 환자를 기억하고 있습니다 여전히 그들의 이름이 제 입에서 맴돌고 있으며, 그들의 얼굴 또한 아주 선명하게 보입니다
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Pamiętam tak wielu pacjentów, których imiona wciąż mam w pamięci, ich twarze wciąż tak wyraźne.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Recordo tantos doentes, Ainda tenho os nomes deles na ponta da língua, as caras deles ainda tão nítidas.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Recuerdo a muchos pacientes, sus nombres aún vivos en mi lengua, sus rostros aún claros.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Ricordo così tanti pazienti, i loro nomi ancora vivi sulla mia lingua, i loro volti ancora così chiari.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Saya ingat ada banyak pasien yang namanya masih teringat jelas wajahnya masih jelas
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Vzpomínám si na tolik pacientů, stále mám jejich jména na jazyku, stále jasně vidím jejich tváře.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Помня толкова много пациенти, имената им все още са на езика ми, лицата им толкова ясни пред очите ми.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Я помню многих пациентов, до сих пор помню их имена, их лица до сих пор свежи в моей памяти.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.אני זוכר כל-כך הרבה מטופלים, שמותיהם עדיין מתרוצצים על לשוני, פניהם עדיין כה ברורים.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.أتذكر الكثير من المرضى مازالت أسمائهم رطبة على لساني ومازالت وجوههم حاضرة في مخيلتي.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.名前や顔は今でも はっきり覚えています 大きく 窪み おびえたような目が
Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?지구 반대편의 사막 한 가운데서 그 밤중에 진짜 무슨 일이 일어났던 것일까?" 하는 것이었습니다.
Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?לילה מדברי אחד, במרחק חצי עולם וכמעט חצי מההיסטוריה?
Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?في ليلة صحراوية، في منتصف العالم وتقريبا في منتصف التاريخ؟
Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?あの瞬間に 実際 何が起こったのか? つまり 610年のあの夜
Bir de objenin ucundan merceğe, odak noktasından geçen bir ışık demeti gönderiyorum.וציירתי קרן העוברת דרך המוקד בצד שמאל,
Birim vektörleri öğrenmeden önce onları çizmek , başından ucuna yerleştirmek zorundaydık.לפני שהכרנו את הייצוג האנליטי, היינו צריכים לצייר אותם, ולהציב אותם זנב על ראש.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Dacă doriţi, într-un fel, la un capăt al spectrului simpatiei, avem ziarul de tip tabloid.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Dalo by se říct, že jeden konec spektra sympatie představují bulvární noviny.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.De certa forma, numa das pontas do espetro da compaixão, têm os tabloides.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Dus aan de ene kant van mijn spectrum staat het boulevardblaadje.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.En quelque sorte, si vous voulez, à l'extrémité du spectre de la sympathie, vous avez la presse populaire.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Ha úgy tetszik, az együttérzés spektrumának egyik végén ott vannak a napilapok.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.I den ene ende af sympati-spektrummet er der sladderbladene.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.In un certo senso, a un estremo dello spettro della compassione si trova la stampa scandalistica.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Kesimpulannya, di satu sisi dari spektrum simpati ini adalah koran kuning.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.어떤 면에서 동정심의 한쪽 끝에는 타블로이드 신문이 있고
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Một cách nào đó, nếu bạn thích, ở một bên của lòng cảm thông, bạn có mảnh tin tức nhỏ đó.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Na jednom konci spektra súcitu máte bulvárne plátky.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Na nek način imamo na eni strani spektra sočutja rumene časopise.