Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım Sakız 03.Διμεθυλοτριοξειδάνιο, με ημισυντακτικό τύπο CH3O3CH3.
Daha sonra Afrika'nın güney ucunu dolaşarak, Hint Okyanusu'na yöneldi.Έπειτα κατευθύνθηκε προς τον Ινδικό Ωκεανό.
Eğitim seviyesi, dilinin ucunda deneyiminde bir etken olarak düşünülmemektedir.Διατήρησαν τη γλώσσα, παρά την έλλειψη εκπαίδευσης στη γλώσσα αυτή.
Çiçekler gövdenin ucunda, gevşek salkım biçimindedirler.Blomsterne er samlet i stande (svikler), som tilsammen danner en endestillet halvskærm.
Bu sebeple bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gidilebilir.Derfra må man gå til fods.
Üst gaganın ucunda törpü çentiği bulunur.Ved indgangen står der høje poppeltræer.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.Ingen ville drømt om å kalle seg selv for en ateist.»
13 Haziran'da Venedikliler, kuzeydeki Osmanlı filosuyla birlikte Limni'nin batı ucuna yakındı.Den 13. juni var venetianerne nær vestenden av Lemnos, med den osmanske flåten nord for seg.
"Namlunun ucundaki ünlüler".«Kjendis i skjul».
Çiçekleri, dalların ucunda sarı ya da kırmızımsı salkımlar halinde bulunur.Resultatet er gule eller rødlige flekker på bladene.
Ne var ki işler düşündüğü gibi gitmemiş, çünkü Oknos'un eşeği hasır ipi öbür ucundan yemeye durmuş.Men de er ikke helt som gjøken, fordi gjøkhumlen forsøker å ta over humlebolet.
Ayrıca ucun yardımıyla namlunun altına bombaatar yerleştirilebilir.På loftet kunne det også være etablert bombekastere.
Üniversitenin ana yerleşkesi Glasgow'un batı ucunda Gilmorehill'dedir.Kampus utama Universitas ini ada di Gilmorehill di ujung Barat Glasgow.
Dwejra noktası olarak bilinen bir burnun ucunda yer alıyordu.Berlokasi di ujung Tanjung yang dikenal sebagai Titik Dwejra.
Bu yorumun nasıl ucuna takıldığı açık değil.Tidak jelas, bagaimana selanjutnya kisah saling sindir itu.
Ayrıca kuzey ucunda Shichahai ile bağlantılıdır.Taman Beihai juga terhubung pada ujung utara ke Shichahai.
Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım Sakız 03.Saputangan Babuncu Ampat 07.
Veya kapısı da iki veya daha fazla giriş, bir adette çıkış ucuna sahiptir.Maka jadilah dia dekat (pada Muhammad sejarak) dua ujung busur panah atau lebih dekat (lagi).
Eşmerkezli kablonun ucuna BNC konnektörü takılır.Setiap komputer dihubungkan dengan kabel dengan menggunakan konektor BNC.
Eğer cisim yeterli miktarda ısıtılırsa spektrumun  kırmızı ucunda ışık yaymaya başlarlar. red hot.Jika suatu objek dipanaskan cukup, maka ia akan melepaskan cahaya pada ujung merah spektrum.
Bahsi geçen kişiler ise masalara yaslanarak otururlar ve odanın en ucunda beraber içerler."Kemudian korban duduk 'di atas botol dan menikmati'."
Her iki ucunda kayalıklarla sınırlanmıştır.Keduanya dibatasi oleh perbukitan karang.
Kim Jong-nam, 2007'ye kadar Makao'da Coloane Adası'nın güney ucunda bir apartman dairesinde yaşamıştır.Kim Jong-nam sống trong một căn hộ ở mũi cực nam đảo Lộ Hoàn của Macau cho đến năm 2007.
Kuyruğunun ucunda siyah bir nokta bulunur.Trên cuống đuôi có một chấm đen.
Karasunokuçi (からすのくち): Kılıcın ucundaki yırtık.Lộc vừng hoa đỏ (Barringtonia acutangula) bên hồ Gươm: Cây lộc vừng bên hồ Gươm.
Veya Değil kapısı da yine Veya kapısının çıkış ucuna Değil eklenerek elde edilmiştir.Nói chung thì cửa ra vào khá lớn, có khi không có cánh cửa mà để ngỏ, chỉ buông rèm hoặc có tấm liếp che.
Gölün uzak batı ucunda bir çıkış akışı bulunmaktadır.Hồ có một dòng nước thoát ra ở cực phía tây.
Logonun anlamının "tünelin ucundaki ışık" olduğu belirtildi.Hoa Kỳ thì cho rằng: đã tìm thấy ánh sáng cuối đường hầm .
Ülkenin güney ucunda, Paris Havzası Belçikalı Lorraine adında küçük bir dördüncü bölgeye ulaşır.Ngoài ra, bồn địa Paris vươn tới một khu vực nhỏ tại mũi cực nam của Bỉ, gọi là Lorraine thuộc Bỉ.
Jagdpanzer IV/48 modelinin topunun namlu ucuna ağızlık takılmıştı.Đây là mẫu Jagdpanzer L/48 đời đầu.
Le Morne Brabant Hint Okyanusu'ndaki Mauritius adasının güneybatı ucunda yer alan bir yarımadadır.Le Morne Brabant là một bán đảo ở cực tây nam của đảo Mauritius trên Ấn Độ Dương.
Cenevre'nin 35 kilometre (22 mil) güneyinde, Annecy Gölü'nün (Lac d'Annecy) kuzey ucunda yer almaktadır.Nó nằm ở đỉnh phía bắc của hồ Annecy, 35 kilômét (22 mi) phía nam của Geneva.
County Nevada'nın güney ucunda yer almaktadır.Đường nằm ở phần phía Nam của tiểu bang Nevada.
Ada, Pasifik Okyanusu'nun güneydoğusunda, Polinezya Üçgeni'nin güneydoğu ucunda yer almaktadır.Đảo Phục Sinh nằm ở đông nam Thái Bình Dương, ở cực đông nam của Tam giác Polynesia.
Anlatıcı sarkacın keskin ucunun "tıslama" şeklinde çıkardığı sesten bahseder.Nó thể hiện sự kỳ dị về nói đùa thị giác đội lốt hướng dẫn "làm thế nào để".
Aglet, ayakkabı bağı gibi bazı iplerin her iki ucundaki küçük plastik veya metal kılıftır.アグレットは、靴紐やコードの両端についている、プラスチックや金属製の小さな覆いである。
Yabani tavşana göre daha küçük olan kulaklarının ucunda benekler vardır.ウサギの耳のほかに人間の耳も生えているらしい。
Bu sebeple bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gidilebilir.そこから一歩を踏み出すための、新しい扉なのかもしれない。
Apple Kalem'in bir ucunun manyetik çıkarılabilir bir kapağı vardır.Apple Pencilの端には磁気式キャップが付いている。
Ne olduğunu bilmese de ipin ucunu bırakmayacak.放っておくと何をしでかすかわからない。
Günümüzde, yapının batı cephesinin kuzey ucunda yer alan minare sonradan inşa edilmiştir.北西の麓にある大師堂はこのとき建てられた。
Sağ göğüs yüzgecinin ucunda siyah benek vardır.右目の下に泣き黒子を持つ。
Hız kesmeden ilerleyen lavlar, adanın doğu ucunda yüzlerce evi kül etti.溶岩流は島の東岸にも流れて行き、数百軒の家屋を破壊した。
Şehir, Chiba prefektörlüğünün en batı ucunda yer almaktadır.千葉県の最西端に位置する駅である。
Sahnenin bir ucundan girip öbür ucundan çıkıyordum.ステージの外に飛び出すと反対側から出てくる。
Burada Virginia eyaletinin en uç doğu ucuna gelmiştir.バージニア州の最南点が郡内にある。
Bir bireyin ayaklarının ucunda yükselip bir ağaç dalına tutunduğu gözlemlenmiştir.三人とも木の下に腰をおろして、気をつけていた。
Kara bir kedi modelin ayaklarının ucunda gerinerek durmaktadır.黒猫の姿をしており、二足歩行をする。
Dünyanın en kuzey ucunda yaşayan halktır.世界最北の有人島とされる。
Amaç ucun ele geçirilmesidir.目先のことに捕らわれやすい。
Veya Değil kapısı da yine Veya kapısının çıkış ucuna Değil eklenerek elde edilmiştir.また、ゲート通過や「あがり」は無効となる(ゲート通過しても得点にならない。
Amino asidin bağlanması 3' ucundadır.→ASIMO 物理的封じ込めレベル3。
Kafasının ucunda 2 turuncu anteni vardır.頭に二本のアンテナの様な物が生えている。
Münster'in kuzey ucunda yer alır.モンロワイヤル北側を走る。
Köyün bir ucundan diğer ucuna 15 dakikada gezilebilmektedir.居民可以在大约五分钟内步行穿过一个街区。
Apple Kalem'in bir ucunun manyetik çıkarılabilir bir kapağı vardır.Apple Pencil有一個可以拆卸的筆蓋。
Kolej Woodstock Yolu'nun güney ucundadır, güneyde Clarendon Caddesi ve batıda Walton Caddesi bulunur.該學院位於伍德斯托克路南端,再往南是小克拉倫登街,往西是華頓街。
21 Haziran sabahı, Roma birlikleri gölün kuzey ucundan doğu yönüne doğru yürüdüler.隔天早晨,羅馬軍隊沿湖的北邊小路向東前進。
Başının ucunda ufak bir hortum bulunur.頭上有小小的角。
Eğer cisim yeterli miktarda ısıtılırsa spektrumun  kırmızı ucunda ışık yaymaya başlarlar. red hot.一個物體經過充分加熱,會開始發射出光譜中紅色端的光線而變得火紅。